Eskiden yazacak birşeylerimin olmadığını düşünürdüm, nitekim eskiye bakarsanız yoktu da, eskideki daha iyi gören, daha az idol, sigol kullanan ben için gerek yoktu böyle aksiyonlara, ama zamanla, zaman daha sıkışık olunca, böyle şeylere ihtiyaç duydum, sigillere idollere ihtiyaç duydum. Güya böyle bakarsak, benim kimseyle konuşmaya da ihtiyacım yoktu, lisede birileri benle konuşmasaydı konuşmamaya da niyetliydim. Ama daha sonraları bu eziyetin uzun süreceğini düşününce konuşmaya başladım, dinleyiciler de bulunca, konuştum da konuştum. İstersem 1000 yıl da konuşmayabilirdim, fakat işin içine kızlar da girince onları hoşnut edebilmek, sadece aynı yerde bulunabilmek için konuştum, daha sonra benden de sıkıldılar, mantıklıydı. O kadar ilgi çekici değildim tabi, fakat yine de sevilmeyecek değildim, daha doğrusu nasıl bir şeydi ki bu? Bana çok garip geliyordu tüm bunlar, onlar beni ne olarak görüyorlardı ki? Onca çabalarıma rağmen sanki beni kırmamak içindi bütün bunlar, tamam mantıklıydı bu kadarı. Olmuyordu demek ki, ben de uğraşacak değildim, fakat bir kere gevşemiştim zaten, neden komple gevşetmeyecektim ki? Yani aslında kendime biraz daha dürüst olmam gerekirse, ben de kendi keyfime bakacaktım, kendi kafama göre insanlar bulup onlarla takılacaktım,hiç yere. Sanki tek çözüm buymuş gibi, ama aslında şöyle bir bakıldığında genel olarak birilerine biraz daha yakın olmak zorundaydım. Ben de seçimimi yaptım, sonradan pek değiştirmeye de ihtiyaç duymadım, yani sürekli olarak ihtiyaç duymadım, zaman zaman ihtiyaç hissediliyordu pek tabii ama ne yapılabilirdi? Bunun dezavantajı buydu, birden değiştirilemezdi gibi, değiştirilebilir miydi bilmiyorum. O kadar rastgeleydi ki herşey benim için, anlayamadım. Daha doğrusu daha o senelerde o kadar belirginleşmemişti herşey, zaten kendi ilişkilerimde bile hep yeniliyordum, hep onlar kazanıyorlardı. Buradan başlıyordum hırslanmaya, ama o kadar da değil, gururlu bir hırslanma. Zaten birşeyler daha şekillenmemişti henüz, acelemiz yoktu. Eğer gözümüzün önünde birşey olursa biz de payımızı isterdik ve alırdık, bu kadar. Ama o zamanda henüz gelişme yoktu.
Aslında ortada ciddiye alınacak bir sorun da yok, fakat her nasıl olmuşsa, biz bu gevşemekten doğan, mecburu ilişkileri, fazla abartıvermişiz. Abartmamamız için de bir neden yoktu zaten, çokca zaman kaybediyorduk, bunun yerine biz de derin felsefeye girerek bu zaman kaybını en aza indirmeye çalıştık, tabii bunun için çeşitli şeylerden feragat etmek gerekirdi. Çünkü çok yorucu olabiliyordu bu durum bazen, biz de bazen sohbetin konusunu saçma sapan şeylere kaydırmaya başladık zaman içinde, ama buraya girmeden kronolojik şekilde devam etmek isterim.
Yine böyle sürekli arkadaşlarım tarafindan rencide edilmeye devam ederken, fakat bu bile yeterince içtenlikle yapılmazken, canım çok sıkılıyordu ailevi durumlara. Bunları da aleni bir şekilde ortaya dökmüştüm hiç gerek yokken. Bu yüzden belki aramızda daha ileri gitmemize yol açan bir ivme oluşmuş olabilir.
Ondan sonraki sene oldukça sessiz, kendimizi tutmaya çalışarak geçti ve zor geçti, her açidan zordu. Ama kediler vardı,onlarda ferahlık buluyordum. O yüzden, birtakım ilişkilere de çok ihtiyacım yoktu, kendimi kedilerde buluyordum,kedileşiyordum artık. Bir de feral druidimin olması, bu durumu iyice tetikledi. Artik deli gibi sağa sola feral charge atıyordum, sevmediğim birinin arkasındayken prowl basıp, feral charge atıp, maim, mangle, rake, rip, mangle mangle mangle berserk mangle fericious bite vuruyordum ve ölüyorlar ya da yüzde yirmi beş gibi düşük canla kalıyorlardı. Ha ha.
2011-2012 senesi çok sıkıntılıydı o açıdan, ama güzel sayılabılırdı bir yandan. Orada, bir non profesyonel bir zevk vardı,çılgınlık vardı. Bunu anca beni izleyen,izlemiş olan biri farkedebilirdi.
Ama 2011-2012 senesinde onu sevmeye başlamıştım, bir anda o kadar hoşlanmaya başlamıştım ki. Ama şimdi bundan bahsetmek istemiyorum, çok can yakıcı. Olmazsa olmasın canım, nedir yani. Başka insanlar yok mu?
2012 haziran-eylul arası çok zevkli geçmişti, değil, çok sıkıcı ve depresif geçmişti. Birtakım yeni bandlar bulmuştum, onlarla övünüyordum. Fakat bunları bile yeterince incelemiyordum, zordu bir kere. Bir sürü şarkı yazmışlar bir kere utanmadan. Ben o kadar müziksel bir adam değildim ki. Bildiğim müzikler hep keltik kültüründen ve wow kültüründen gelen şeylerdi. Ama o dönemde İngiliz müziğine de ilgi duymuştum.
Ve 2012 nin basları olaylı geçmişti, çok fazla değişiklik olmuştu, kendimi daha iyi ifade edebilirdim isteseydim,ama yine de engeller yok değildi. Kendi içimde de engeller vardı, ben hala o eski bıraktığım yerlerdeydim, ve bu 2011-2012 döneminde daha da gerilemişti bile, kedi gibi olmuştum. Ondan sonra böyle olaylar gelişince, birden insana dönmem gerektiğini hissettim, ama olamadı. Sonra beni insan yerine koydular, birtakım insanlar. Çok teşekkür ederim bu durum için onlara. Fakat benim elimden gelen tek şey hala miyavlamaktı. Ben de öyle yaptım.
Aslında masum miyavlayışlar da değildi bunlar o kadar, çünkü o insanların bana öyle geliyor ki o kadar zaman veya mekan kaygısı yoktu ki, kendilerini değişik biçimlere sokmuyorlardı, cesurdular galiba, hepsi üstünlerdi, ya da ben öyle görüyordum. Benim gibi zamanin geçmesinden korkmuyorlardı, utandım. Ne ara böyle olmuşlardı anlayamadım, galiba ben hastalıklıydım. Doğal değildim, insan olmaktaki zorlanmamı onlara yıkıyordum, neden bu kadar sabırlılardı da tüm etkenler ortadan kalkınca direk kendilerini ifade etmeye hemen vakit bulabildiler? Belki de ona olan aşkımdandı bu olanlar, bilemiyorum. Bilmek de istemiyorum, aklımın bir köşesinde kalsın ama, bakarim bir ara.
Benim de suçum şu ki, herşey benim için zamanın akıp akmadığına bağlıydı, bu düzen üzerine kurmuştum herşeyi, ama kendimi de kurmayı unutmuştum. Kendi kişiliğimi oluşturmamıştım, hiçbirşey yoktu, hicbir şey. Bunu aşağı yukarı görüyordum zaten ama, bir de tecrübe edince çok daha kötü oldu benim için. Bundan kısa bir süre sonra da kendimi garip bir şiirsellik akımına kaptırdım zaten, etkilendiğim birtakım kişi ya da kişilerin sayesinde. Bu da çok fazla hayalcilik içeriyordu. Mesela, bu etkilendiğim kişiyi onlarla karşılaştırıp, kendimle karşılaştırıp, garip zamanlarda karşılastırıp, kendimi şaşırtıp da sanki bu karakteristik eksikliği kapatmaya çalışıyordum, şimdi bile yapıyorumdur belki bunu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder