Farklı farklı şeyler deneyeceğim,her yazımda hemen hemen aynı şeyleri yazsam da,benim için aslında hep farklı şeyler hissetiriyor.Yazıya o kadar kendimi vermiyorum,ki yazı da beni esir alamasın,tıpkı kendi söylediklerim gibi.
Mesela eskiden gençtim,izleme yeteneğim yktu pek,daha doğrusu sürekli kutsal,yüce birşeyler arama içinde geçti yaşamım,bunlar tanrıyla ilgili değildi tabi,o konuda sıkıntım yoktu.Fakat birşeyler oldu,o yüce şeyleri görmek için,o anda gözlerimi kapatmamam gerekiyordu,ki bunlar aslında o kadar kutsal şeyler değildi,ben kendimi öğretmeye teşvik etmek için böyle şeyler yapıyordum zira öğrenme yeteneğim de o kadar iyi değildi,aslında belki iyiydi ama o zamanlar bir kumarbaz gibi kaybedişimin şeysini azaltmak için böyle garip şeyler deniyordum kendimce.o
Bu biraz,etkilenme durumu aslında.Yani,öğrenilecek şeyi kendi içimde de üretebilirdim aslında.Hepsini kendi içimde üretebilirdim,ama benim amacım bu değildi ki,ben birşey için düşünmek istemedim,sadece birşey için.Ama onu da yaptırtmadılar niyeyse,kızgın değilim.Fazla güvendim herhalde birşeylere,ama o zamanlar bile bunun bilincindeydim,hepsini geri alabilecek gücü hissediyordum zamanı geldiğinde.Fakat bu ortamda enerjimi boşuna harcamak istemiyordum,yine de birazcık enerji harcasaydım fena olmazdı,insanlar farklı algılıyor herşeyi,nasıl algıladıklarını ben de bilmiyorum ama bir yerde bir yanlışlık yapıyorlar,hiç hoşuma gitmiyor bu durum.Ya da belki yanlışlığı ben yapıyorum,benim böyle bir beklentim yoktu zaten başta,sadece ekstradan olabilecek birşey olarak düşlemiştim.Fakat bunun da yeri gelince,bunun benim için ekstradan çok daha önemli birşey olduğunu kavradım aslında.Ekstradan fazlasıydı bu benim için.Lüks değildi aslında,ama yine de uğraşmak gerekiyordu biraz.Mesela,günlük hayatın içine girmek gibi,garip davranışlara girmek gerekiyordu.Acı çekerek öğrenmek gerekiyordu,daha doğrusu sadece acı çekmek,katlanmak gerekiyordu sanırım.Bunlar benim de bildiğim,bilebileceğim şeylerdi,fakat yine de bildiğimi göstermemek gerekiyordu,ama kabul etmeliyim ki o zamanlar bilmeyle ilgili aşırı saplantılıydım zaten,nefret edilmemek için hiçbir sebep yoktu benim için.Fakat bu bilme eylemini niye bu kadar abartmıştım ki sahiden?Bir de mesela,dalar giderdim.Olayların içine,yaşadığımı unuturdum.Şimdi bile unuturum,bu yüzden,o zamanki benle,şimdiki ben arasında sürekli bir fark gözetiyorum,şimdiki beni daha zevksiz buluyorum bu yüzden.Eski ben,çok daha iyi gibi geliyordu bana,sadece biraz daha çaba gerekiyordu,belki böyle de kabul görebilirdim.Hatta sadece sırf bunu yaparak kabul görmem gerekirdi belki de,zaten bunları daha çok kabul görme amacıyla yapmıyordum.
Bir de şu yönü var,utanmak geçti artık gibi.Ya da anlamsız görüyorum artık bu tür duyguları,yaşayabilmek daha önemli gibi sanki.Fakat acaba,eskiden bu tür duyguları da öğrenmek amacıyla mı üstün görüyordum bu kadar?Çünkü nerede böyle bir olay var bodoslama dalma heveslisiydim,ayran delisiydim.Ama bu yaptığım davranışı da algılayamıyorum hala,bu yaptığımdan utanç da duymuyorum.Ayran gönüllülük farzediyorum,ve karşılık görememiş birşey.Belki anlaşılmamıştır bile.Belki de bunu yapıyordum kendimi kontrol altında tutmak için.Hep özlemini duyduğum birşeydi bu yüzden de böyle yaptıkça azalıyordu,bu yüzden de şimdi bunu hatırlayamıyorumdur,anlamlandıramıyorumdur.
Ama bir yerde haklı da buluyorum bu davranışımı,çünkü eski benliğimi öldürmem,gömmem,hatırlamamam gerekirdi belki de,şimdiki olgunluğuma,olgunluk sanrısına böyle ulaşabilirdim belki.Ama olgunluk olduğuna eminim bunun,çünkü hep bir öğrenme ivmesi içindeyim,her zaman.Bilinçsizce yaptığım davranışları,güya insanlığa yetişmek için unuttuğum davranışlar olarak farzetmiştim.Ama bunun açıklaması daha da değişebilir.Ama yine de,hatırlamalarıma göre,bu zaman zaman gelen öldürücü düşünceler dolayısıyla,bu davranışın hakikatten de bununla ilgili olduğu çıkarsaması yapılabilir,çünkü kısa bir süreliğine bile hatırlar gibi oluyorum,bu öldürücü düşünceler geldiğinde,bunu başlatan şeyi.
Her sabah,ne hissediyordum peki?Hiç,sessizlik.Dil kuruluğu,göz kuruluğu,yorgunluk.
Yine de rahat değilim,asla rahat olmayacağım,eski benle yeni ben arasında bir fark bulamadan olamayacağım,daha doğrusu,o ölümcül düşüncelerde gelen,hatırlanan fakat hemen unutulan şeyi hatırlamaya çalışacağım.Belki,bunların içerisinde,yeni bene ait düşünceler vardı,şimdiki düşüncelerimin sıkıştırılmış hali.Fakat birtakım olaylar bunu da düzensizleştirdi,artık hayaller görmeye başladım,hatta neredeyse kendim de inanıyordum bunlara,tıpkı eskilerdeki gibi.Hakikatten de,tıpkı eskidekilerdekine benziyor bunlar.Bu sebebi kendime kalkan olarak kullanıp,gelebilecek saldırılara karşı kullanabilirim fakat,oldukça adaletsiz olur gibi çünkü o kadar eskideki şeylerde farklı bir amaç güttüğümü sanıyorum.O zamanlar umut yoktu,yaşama,görme,profesyonel günlük yaşam vardı,evet evet aynen böyleydi,o zaman bu da geçerli bir sebep değil.
Şu anda sadece yaşamak istiyorum,o zamanlarda ise,sadece o ölümcül düşünceleri kaçırmamak,onları kaydedebilmekti amacım,onların resmini çekebilmekti.Fakat şu anda o kadar düşünmüyorum onları,ettiğim tecrübelerle,onların zaten sürekli geleceğini,sabırla onları bekleyeceğimi ve uygun bir zamanda,sivrisineklere yaptığım gibi,birden elimde onları yakalayacağımı seziyorum.Ama yok,bu kadar sezmiyorum.Artık,ısırabilirler beni diyorum,ısırsınlar bıraksınlar diyorum.Ne yapabilirler ki bana artık,diyorum.Benden alabilecekleri birşeyler kalmadı artık.
Diğer beni üzen nokta ise,yaşamama isteğimi kimseye sezdirememiş olmam.Bekle sen sezdirirsin böyle,sonra biri hakkında roman yazar,"öyle bir bakıyordu ki,gözlerinden sanki yaşamak istemediği anlaşılıyordu" kitabın ismi de,manyak sezgiler.Hahaha.Laubali olmayalım lütfen.He olmayalım bence de,sen mallığınla baş başa kal.Ben ne istediğimi biliyorum,merak etme sen.Bakışlarııın bana biraaaz cesaret versin,korkuyorum,sana aşktan söz etmeye ben.HİŞT gemi geliyor yapış arkasına feral charge berserk trinket mangle mangle mangle mangle mangle...Böyle böyle bozdun ya klavyeyi..Bozdumsa bozdum,alırız bi tane.Hem işlemci bozuldu bi kere.
Peki bu yaşamama isteği de aslında bir öğrenme metaforuysa?Yok daha neler.Bunu ben bile göremem artık.Sanırım,artık sezgilerimle baş başa kalıyorum artık,o zamanla ilgili kaç seferdir derine inmeye çalışıyorum ama olamıyor bir türlü.Sapıyorum.Sapıtıyorum.Kaçıyorum.Ama olsun,tekrar tekrar deneyeceğim,yaşayarak deneyeceğim ama.
Fakat cidden,neden böyle birşey yaptım ki?Bu çok acılı bir süreç oldu benim için.Ne olursa olsun,farklı insanlarla ilişki kurmalıyım artık.Elimden geleni yaptım,yapmaya çalıştım.Bir fark olmalı,aramızda.
Sahiplenme,bir sahiplenme var,ve utanma.Herhangi bir edebi eserden,bir müziğe dek olabiliyor bu.Şimdi farkettim.Herkesin zevkini bilemiyorum,fakat bir anda sanki biliyormuş gibi hissediyorum ve artık limitliyorum kendimi herkese karşı,herkese savaş açıyorum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder