26 Mayıs 2014 Pazartesi

Tepe

Bugün o sessiz tepelere,o çok beğendiğim tepelere doğru yolculuğa çıktım biraz,ama hiç beğenmedim o kadar yakından. Oysa ben zaten orayı da beğenmemiştim aslında,oraya çıkıp da ordan geriye kendi evimize bakmayı istemiştim,hayal etmiştim. Yakından çok korkunçtu, tıpkı kadıköydeki hilton otel gibi,korkunç. Taşlar ve yol çok saçma sapan yapılmıştı, zaten hepsi saçmaydı ne yapayım yani,ben de artık hiçbirşeyi beğenmeyeceğim, yoksa hemen özgürlüğümü elimden almaya çalışıyorlar kendi içimde beğeneceğim bana kalacak herşey. Bir manada kendime de getirdi bu beni,sonuçta beni kimse anlayamaz ya,zaten anlayıp ne yapacaklar,tamam diyecekler,başka birşey değil.

Özgürlük olayını anlamak istiyorum mesela,onlar gibi davranmak için,evet benim gördüğüm şekilde onlar gibi davranmak için onlar gibi yaşamış olmam gerekirdi. Ama eğer özgürdüysem, böyle olmamalıydı,daha farklı olmalıydı,benim de birtakım minimalist zevklerim yok muydu? Onların daha değişmiş bir haliyle yapmam gerekirdi,kendi şeklimde denemem gerekirdi. Ancak öyle belki onların arasına katılabilirdim, ki zaten uzaktan izleyerek bile belki yeterince zaman verilseydi kaynaşabilirdim yine,zaten hep böyle kaynaşmamış mıydım ben? Başka türlü zor geliyordu bana,ama artık zor gelmiyor,çok değişik şeyler denemek için güç buluyorum kendimde. Ama tabi o anılar da hep kalacak sanırım. Nasıl engelleyebilirim ki zaten?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder