Şimdi düşünüyorum da,artık ne olursa olsun,sandıklarımla,gerçek olanlarla arama kesin bir sınır çizmeliyim artık.Mesela olduğunu sandığım şeyler,gerçekleştiğini sandığım şeyler;ve bu gerçekleştiğini sandığım şeylerin,eylemlerin arasında,benim yaptığımı düşündüğümde,çok daha farklı görünebilecek ve neredeyse beni yokoluşa sürükleyebilecek eylemler var.Ama bu da garip birşey aslında,mesela bakıyorsun insanların suratlarına.Her insanda,kendimde bile görebileceğim bir rahatlıkla yapıyor bunu,ben de yapabilirim bunu.Ve farkettirmeden belki yapıyorumdur da,bilemiyorum.
Bunları aşağı yukarı biliyorum sonuçlarını,fakat bunları yapan ilk insanları,ya da bunları gördüğüm,daha doğrusu,bir laf vardır mesela,insan doğduğu yere değil doyduğu yere aittir diye,bende bunu benzeterek de bu tür davranışlara tatmin olduğum yeri,insanları unutamıyorum.Oysa,böyle bir tatmin oluş da beklemiyordum ki zaten ben baştan,tamamen teslim olunmuş da değilim bu duruma.Ufak bir hayal kırıklığı da var burada,çünkü kimsenin bu kadar sabırlı olabileceğini,ya da ne bileyim adlandıramayacağım birşey olduğunu düşünmezdim.Bunu böyle düşünmemeyi saygısızlık olarak görüyor muyum onlara peki?Yani direkt olarak rahatsız etmediğim sürece öyle birşey hissetmiyorum tabii ki.Ama artık güven diye birşey de olamaz herhalde artık olanlardan sonra.
03.01.2015 den edit:Ben bile anlamıyorum ulan artık seni.
Bambaşka başlangıçlara oldukça soğuk bakıyorum çünkü ben farklı farklı açılışları sevmiyorum,diğerleri bu konuda çok iyiler çünkü genel olarak yaşamda iyiler,hatta yaşam üstü şeylerde benden de iyidirler belki,ya da fazla otoriteye bağlı hareket ettikleri için,yapabileceklerinin spektrumu çok geniştir onlar için.Bununla başkalarını limitlediklerini düşünmezler pek,çünkü seçilenler de bu limitleri de aşmalıdır,daha doğrusu gerçekten isteyenler bunları da aşmalıdır.
Her şekilde bu zamandan böyle şeyler konuşmam fazla havada kalıyor,bir şekilde,durduğum yerde,hiçbirşey yapmazken,hele de eskisinden,o beni farklı davranmaya iten,o en eski geçmişten bile sıyrılmışken,yepyeni gözlerimle daha iyi görebileceğime inanıyorum.Fakat yazmanın,bendeki etkisini düşünmek istemiyorum mesela,yazarken tam çözülmüş olmuyor diye hissediyorum aslında sorunlar.Çok güçlü birşey ama,yine de bir arkadaşınla konuşurmuş gibi,bazı şeyler uçup gidiyor gibi geliyor insana.Bunu takip de edemiyor insan,çünkü bunu yaparken,bu konuma gelirken zaten çok şey kaybettim,elimden onları da yakalamak geçmiyor,tadını çıkarmak istiyorum biraz.Benim asıl amacım görebilmek olmalı,bu yeni edindiğim,tüm oyunlardan uzak bir şekilde görebilmek,ve belki zevk alabilmek.Bu zevk alabilme eylemi zaman içinde daha yerine oturmuş olacak,daha fazla zevk alabileceğim.
Bir de eskiden yaptığım birşeyler vardı mesela,aklımdan çeşitli düşünceler geçerdi,bunlar belli bir zamandaki davranışlarımı kurallara oturtmak için yaptığımı sanıyorum,bu kuralları,yani öyle olması gerekirdi,türünden yargıları bozmak için gelen,insanı yargıları koyduğu için pişman etmek isteyen,anında gelen ve anında giden,anında unutulabilen birtakım düşünceler,ve arkasında sadece bunları kaydetme isteği bırakan düşünceler.Bunları bu şekilde sürekli hatırlamaya çalışmak,bazen o kadar yorucu oluyor ki,zamanla o düşüncenin getirdiği mentaliteyi de koruma yeteneği gelişiyor mesela,mutluluğu sürekli koruma isteği,bu da insanlarla ilişkilerimi birden etkileyebiliyor,karşıma beklemediğim kadar insan gelince hepsine dikkat etmem,hepsine bakmam gerekiyor,bu da mutluluğu korumayı gerektiriyor,tabii ki zamanla kaybediyordum bunu.Hatta birçok zamanda,birçok kritik anda,kritik olduğunu sandığım anlarda hep bu olay beni geri düşürmüştür.Her neyse,bu durum gerçekleşince,birden çok mutsuz olabiliyorum,bu da beni sinirlendirebiliyor,genelde insanlar içinde olmuyor,bunu kesinlikle düşünmem bile,ama insanlar arasındayken,çok fazla yoruyor insanı bu durum.Daha sonra,bu durum insanda unutulmaz oluyor,sürekli bu durumla karşılaştığında,insanlara bu durumu açıklamak isteğin geliyor,açıklayamıyorsun çoğu zaman.Bu durum,daha da bağlanmana yol açıyor bu insanlara.Bu zamanları artık unutmam gerek,bana zararlı olabilecek,bana en azından,o zamandaki davranışlarımla hitap etmeye çalışan arkadaşlarımı elimine etmem gerek,artık karşılarında daha profesyonel bir ben var.Ama her nedense,unutmak istemiyorum tamamen,zaten unutabilir miyim ki öyle kolay?Neden unutayım ki?İyi zamanlarımın da geçtiği söylenebilir.
Ama her nedense,yukarıda açıkladığım birtakım görülen davranışlar dolayısıyla,benim de kesinlikle yapabilecek olduğum davranışlar dolayısıyla acı çekiyorum sanırım.Oysa bunları yapmaya benim de ihtiyacım vardı,en azından denemeye değerdi.Ama yapabilirdim,ama yapamazdım,beni ilgilendirmez.Yine de unutulmayacak birtakım şeylerdi fakat,bunlara biraz daha acımasızca bakmak zorunda hissediyorum kendimi çünkü dünya aslında acımasızca,ileride bu şekilde geri kalmış olabilecek birtakım davranışlar sergilediğimde,dışlanabilirim.Yine de tam olarak dışlanmam,ama garip durumlar oluşabilir.Mesela aynen yine aynı şeyleri yaşayabilirim.
Şimdi düşündüğümde,zamanı değiştirmek,kıvırıp da yaşlanmayı en aza indirmek için yaptığım davranışların,aslında beni farklı bir anlamda yaşlandırdığını hissedip üzülüyorum.Ama bu bana tecrübe kazandırıyor,tecrübe kazandırdığını biliyorum,ve bu tür bir tecrübeyi kabul ediyorum,kendime uygun görüyor ve aynı zamanda bu davranışımdan biraz da ürküyorum.Çünkü insanlara saygısızlık yapıp kaybetmek istemiyorum,saygısızlığı tecrübe edip,bir daha saygısızlık yapmamak,bu yapılan saygısızlığı tecrübelere eklemek benim için çok,çok zor oluyor.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder