15 Mayıs 2014 Perşembe

Özgürlük!

Artık acı da hissetmek istemiyorum ya lanet olsun rahat bırakın sadece beni.Ne olduğunuz ya da olmadığınz da umrumda değil,sadece o sırada konuşmadım ve önemli olan da bu başka birşey değil,artık rahat bırakın.Sürekli sağdan soldan çıkıp beni rahatsız etmeyi bırakın,gerekirse birşeyler yaparım,birşeylerden vazgeçerim,bunun için düşünmem bile artık ama gidin artık yeter.Susun bir yahu,ben sizi çağırmadım ki.Sİz geldiniz kuruldunuz,ben istememiştim sizi hiç  kimseyi istemedim ben,alışamadım zaten hiçbirşeye ama siz birden geldiniz,nedendir bilinmez nefret etmeye başladınız benden.Hepiniz evet hepiniz.Nedir bu öfkeniz?Ben sadece eksik olduğuna inandığım birşeyleri tamamlamaya çalışıyordum,hoş tamamlayamadım çünkü herhalde bunlar biraz daha içi boş kavramlar olabilirmiş,evet belki de hata yapabilirim inanabilirim böyle şeylere,öylesine inadım vardır ki inanamazsınız,bir inat yüzünden tüm hayatımı yakabilirim,siz neden bahsediyorsunuz?Siz hep uzaktan,benden nefret etmekle meşguldunuz,hep de öyleydiniz hiç değişmediniz.Ondan sonra hep complain complain.Yeter artık ya,siz de kim oluyorsunuz ki?Sizi ben abarttığım kadar buralara kadar gelebildiniz,ölümüne yalnızdım sadece,anladınız mı?İzin verdim ben sadece içimden geçmenize,izin vermeseydim hiç giremezdiniz.Ondan sonra konuşmaya başladım siz oradayken,daha doğrusu konuşmak zorundaydım çünkü ölümle boğuşuyordum hep,ne zaman boğuşmuyordum ki.Belki de değer verdiğimin onda biri kadar da değilsiniz,belki de sadece öyle görünmek istediniz biraz da,sanki insanın halinden anlarmış gibi aslında hiç anlamıyormuşcasına.Ben biraz bundan cesaret aldım,ama konuşamadım işte ne zorluyorsunuz.Bi gidin artık ya!Siz etrafımdakiler de gidin,hepiniz gidin.Ben size muhtaç mıyım ki?Belki muhtaçtım ama kelimelerin ifade edebildiği kadar,daha doğrusu birtakım duvarların arkasından olabildiği kadar.

Yeter artık ama,açıklama yapmak da istemiyorum artık,gidin artık lütfen.Ben bu acıyla fazla yaşayamam,çekmek istemiyorum acı yeterince çekmiştim zaten.İsterse 1000 sayfa yazayım,isterse bu hiç bir işe de yaramasın.İçimdeki acının binde birini atmasın,ama ben yine de yorulana kadar yazacağım duracağım,suçlayacağım sürekli sizi,her türlü pisliğe başvuracağım beni bırakmanız için.Benim kendi içimde düşmanlara ihtiyacım yok,tryhardlara da ihtiyacım yok.Hayır,hepsini burada bitireceğim,lanet olsun hiç uğraşamam tekrar tekrar yazmaya.İçimdeki acı son bulana kadar,gerekirse herkes gelsin odaya yine de durmayacağım,duvarların arkasına geçip yazmaya devam edeceğim.Neyiniz var gerçekten kaale alınabilecek,uzun süre geçirdiğimizden başka?Sessizlik içinde 100 yıl,ama sadece çok daha kısa sürdü,ama isteseydim 100 yıl da sürerdi,100 yıllık yalnızlık.Neden hep ben yapmak zorundayım ki birşeyler?İlla düşman mı olmam gerekiyor,aşağılık görüp komple kapatmam mı gerekiyor kendimi insanlara?Nedir ki derdiniz gerçekten?Biraz da siz yapın birşeyler,ya da başkaları yapsın,ya da yapmayacaksanız da biliyor gibi davranmayın,oldu mu yani eğer biliyor gibi davrandıysanız,yakıştı mı size?Ben 2000 yıl bunu içimde taşıyacağım artık,bu yanlışı ve artık kimse de bana yardım edemez,kendi etrafımdaki insanlar bile.O kadar umutlanmıştım ki,ama sonunda hiçbirşey olmadı,nasıl olabilir ki bu?Nasıl bu kadar yabancı olabilirim ya da nasıl bu kadar yabancı olabilirsiniz?Ömrümün sonuna kadar öyle ya da böyle yaşayabilirim,hep o anıları yaşatırım zihnimde,ama bu beni psikolojik olarak çökertir,hem de öyle çökertir ki,ikinci bir krizde giderim artık ben.Gİtmem de önemli değil,aslında evet o kadar önemli değil gitmem de,bana söyleyin,tüm bunları kendi kafamda mı yaşadım yani?Nasıl birşey bu?Anlatın bana biraz lütfen.Nasıl bu kadar etkilenebildim?Etkilendim mi?Neden böyle olmak zorunda hep?Ben uğraşmak istemiyordum,birazcık zaman istiyordum ama kimse vermedi,hiç kimse.Sanki onlar hiç zaman almamışlardı,üstelik istediğim de çok zaman değildi,ben bu şekilde çok yol katetmiştim öyle ya da böyle,ama hep aynı metada gitmekte kesin kararlı bazı mekanizmalar,yenilik istemiyorlar.Ama hiç konuşmuyorlar da.Öylesine korkunç ki.Ne yaptım ki ben gerçekten?Siz bana ne yaptınız?Masum edebiyatı yapmayacağım,edebiyatı da çiçek böceği de hiç sevmedim.Karıncaları da hiç sevmedim,banane ki tüm bunlardan,baştan beri saçmaydı bütün bunlar,her ne kadar bunları söyleyene kadar onca kitap ve onca şey yapmış  olsam da.Hep acaba insanları bir yerde haklı mı acaba diye düşündüm,acaba gerçekten haklılar mı.

Ama yeter artık,ben sonsuza kadar bu acılık içimde kalsın istemiyorum,lanet olsun.Birgün öldüreceğim kendimi,ama öyle bilindik bir öldürme değil,mentalitemi oldüreceğim,hiçbirşey kalmayacak geride,evet öyle bilindik bir ölüm olmayacak dediğim gibi,hiç olmayacak.Duvarların arkasından konuşmayacağım ilk defa,gerçek ölümün de canı cehenneme.Benim kendi ölümüm var,o da neymiş ki?Tıkarım kulaklarımı ve birden bir bakmışım,ölmüşüm.Ama yeter ki şu acıyı hissetmeyeyim.Hiçbirşey hissetmeyeyim,kafka okur gibi yaşayayım hayatı,mal gibi.Canım yanmasın hiç,aklıma,gözümün önüne gelmesin hiç,başlattırmayın bir de öyle şey olur mu demenize.Oluyor işte,ama kelimelerin anlamlarını çözmeniz gerek,kelimeleri böyle abartılı kullanıyorum sadece ama aslında öyle değil,kastettiğim zaman da o kadar uzun bir zaman değil,sadece belli başlı anlarda öyle hissetsem yeter.Zaten başka türlü yaşadığımı hissetmiyorum ki ben?İş yaparken,evet en angarya,en kötü boktan işleri yaparken kendim olduğumu hissediyorum,o çirkin,leş suratlı.Öbür türlü ölü hissedeyim hep,umrumda değil,işimi yapmışım ya yeter bana,daha kimse özgürlüğüme karışmasın,isterse zeki desinler bana,isterse gerizekalı.Virüs gibi yaşayayım,işine geldiğinde canlı,işine geldiğinde cansız.Ama siz de kimsiniz yani bunca hayalin arasında?Sizi ne ara düşündüm ki ben gerçekten?Artık teknik olarak ayrıldık hepinizden,unutmuş olmam gerekmez mi hepinizi?Kendi cehenneminize..tamam kibarım tamam.Kendi yolunuza gitmeniz gerekmez mi?Artık yalnız bırakın ya beni,kelimelerimden de anlayın yani lütfen.Komple yalnız bırakmak demek,benim lügatımda sadece iş yaparken yalnız bırakın beni demek,ya da tam tersi işte,her neyse.Beni ekstra kelimeler uydurmak zorunda bırakmayın,hep böyle yapamam ben,lütfen.Hep düzgün kelimeler kullandım,düzgün zarflar,düzgün edatlar ama artık istemiyorum.Yoksa istiyor muyum?Her neyse,lütfen bırakın beni artık en olmaz zamanlarımda gelmeyin,özgürlük istiyorum dedim ya.Ama kelimesel ve sadece kelimelerle anlatılabildiği kadar bir özgürlük değil,hakiki düşüncesel de bir özgürlük,hatta hayll gücünde bir özgürlük!Ben zaten,kelimelere ihtiyacım yoktu ki pek,birileri benimle konuşmayaydı,sonsuza kadar konuşmazdım,siz de konuşmazdınız böylece.Ama bilmez davranıyorsunuz,o çok canımı acıtıyor,yoksa bilir mi davranıyorsunuz?Her neyse,aslında o kadar uyumsuz değildik,ama işte,zorlamanın ne gereği vardı ki,söyleyin bana.Evet belki sonsuza kadar acıyacak içim bunun için,ama ne yapmalıydı ki başka?Evet bakın,ben bu konuda beyinsizim,ama sizin gibi en azından kalıp birtakım çarelere başvurmadım hiç,hiçbir çareye başvurmadım hatta ve şimdi bu yüzden çok acı çekiyorum,içim yanıyor.Ama orada,neredeyse ölecektim,anlayamaz mıydınız ki?Ağlıyordum neredeyse sessizce,her ne kadar nasıl ağladığımı kimse bilmese de,ama görmeliydiniz nasıl göremezdiniz?İlk defa çaresizliğimden utanmıyordum,ama kimse gelip de tebrik etmedi,elimi sıkmadı.Acaba düşünüyorum,ben insan değil miydim?Ya da siz insan değil miydiniz?Tabii ki bu soru sizlere sorulamaz,insan olmayan her zaman ben olabilirdim.İstemiyorum artık bin kere tebrik etseniz de istemiyorum,kontrollü ötenazi istiyor gibiyim artık onu bile tam istemiyor gibiyim,bilmiyorum ben hiçbirşey anladınız mı?Siz biliyorsunuz mu?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder