8 Mayıs 2014 Perşembe

Fizik

Eskiden mesela blackrock depths e girerdim,çeşitli karakterlerle.Hatta neredeyse tüm karakterlerimle girmiştim.Prot warriorla uzaktan charge atıp tüm mobları toplamak,sonra da sıkıcı sıkıcı kesmek muhtemelen o kadar zevkli değildi,fakat orada yürürken,o etraftaki koridorları,ateşleri,merdivenleri görünce insan muhtemelen birşeyler hissediyor olmalı.İnsan dediğim de benim bu arada.Ne hissettim ki acaba bu kadar da kendimi sadece insan diyerek uzaklaşıyorum?O mağara duvarlarında,o full plate olan fakat sadece shoulder cloth olan biçare karaterde,birşeyler vardı ama ney?Efektleri mi çok güzeldi acaba?Yoksa insanları mı?Sağdan soldan insanların birşeyler casting ediyor olmasından mı?Yoksa arkadan bir rogue nin patates bıçağıyla koca koca taştan yaratıkları kesebiliyor olmasından mı?Şu paladin de nedir ki öyle?Asalı paladin mi olur ki?Ya da şu köpekler,hangisi hunterin köpeği?Hunter mi var ki bizde?Ha,o mobmuş.Bu kapalı odalarda,kimbilir ne işkenceler görülüyor,kimler saklı tutuluyor diye bakıyorsun,ama gerçekten de o kadar uğraşmamışlar oyunu yapanlar.Keşke birazcık daha materyal koysalardı.Oysa ne güzel bir yerdi ki orası,onca aleve,ateşe,demire ve pis sert derili dwarflara rağmen.Müziği de güzeldi,ama cataclysm müziğiyle yeni bir hava katılsaydı daha muhteşem olabilirdi.Tavernası bile vardı ya,onca şeye rağmen adamlar tavernada eğlenebiliyorlardı,eğlenmiyorlar mıydı?haa,bir tane tavuk çalınca saldırıyorlar ama olsun,kaba saba adamlar işte ne beklersin.Ama olsun,biraları var,bira fıçıları var kocaman kocaman.Onlar yeter bana,yaslarım sırtımı,alırım arkama bir paladin,değmeyin keyfime.Neden paladin?Bilmem,paladinin söyleyişini seviyorum.Her ne kadar ingilizler peaallaedin diye okusalar da,ben paladin diye okurum,kalın,kapkalın bir a ile.Benim dilime uymaz ki öyle şeyler,yani uymuyordu.Şimdi biraz daha uyduruyorum.Daha dikkat ediyorum.Ama yine de çok güzeldi,fakat sürekli orda kalmayı gerektirecek kadar değil.Daha iyi bir yer olsaydı daha iyi bir yer yapsalardı,güzel olurdu.Oraya bir keresinde druidimle de girmiştim,ayı olarak dwarflara saldırıyordum falan.Garip bir güzelliği vardı bu durumun.Song of elune dinliyordum bir yandan da.

Sonra,garip garip yerler vardı,insanda boşluk yaratan.Mesela,tam adını hatırlamıyorum ama crossroads da bir yerlerde,içine girilince genişleyen,raptorlarla dolu mağaralar vardı.Aşağıdan dere akıyordu,çay akıyordu.Çay mı?Hahaha.Gel bi çayımızı iç diyorlardı zaten raptorler de.Hişş,laubali olmayalım lütfen.Bugün oyundayken birisine dedim bunu,o da bana daha sonra ben ona yaptığımı yapınca böyle cevap verdi,nedense içimde bu davranışa karşı birşey yapma isteği hissetmedim.Sessiz kaldım ve bir pozisyon daha kaçtı.Hayır kaçmadı ulan.Kaçan ney?Ne oluyor cevap verince?

Çok fazla şey yazdım,utanıyor muyum?Hayır.Öğrenci haklarının savunucusu..Ney?Pardon frekans karıştı.Ne haklarıydı?Karakter haklarının savunucusu.yok olmadı.Peynir halklarının savunucusu,evet bu iyi.Biz peynirlerin yanındayız,peynirlerinin altından su geçmesin,su akmasın istiyoruz.Peynirin altından su geçiriyorlar,bir de onu toz yapıyorlar,buna izin vermeyiz,peynirleri canlı canlı suluyorlar sonra bir de onlardan toz yapıyorlar,çok yazık.Tozu dumana katarız,yine de tozunu vermeyiz peynirimizden.

Birşeyler daha kaldı aklımda,ama yazasım gelmiyor.Çok yoruldum ve fizik çalışıcam.Fizik çalışmak,tüm yorgunluğumu alıyor.Zevkten dört köşe oluyorum fizik çözerken,ama sadece vektörler filan çözerken.O gördüğüm vektörler,adeta kalbimin en uç köşelerine giriyor,reklamlardaki üçgen saplı elektrik süpürgeleri gibi,tüm kenar köşelere erişiyor,hiçbirşey bırakmıyor geriye ruhumda,tertemiz,pasparlak oluyor ruhum.Hem de reklamlardaki gibi parayla değil,bedava!Tabi bana bedava,yine ebeveynlerim para bayıyor o kitapları almak için.Olsun ama,bana bedava.Bana herşey bedava.

Mirka diye bir film vardı mesela,onda da baya duygulanmıştım.Fakat aynı filmi,tekrar izleyemedim çünkü o kadar underrated bir filmmiş ki meğerse,kimse doğru dürüst altyazı,türkçe dublaj yapmamış.Fakat eğer durum böyleyse,ben türkçe dublajdan izlemiştim bunu ve tekrar tekrar izlemiştim,oradaki o anneaanneme benzeyen,hoş sesli kadının sesinin dublajlı da olsa çok beğenmiştim sesini,hatta ve hatta o kadının.. Yani hoş kadındı aslında bakarsanız,insana gençlik aşılıyordu,çocukken gençliğin nasıl olduğunu bilemeyiz tabii ama işte aşılıyordu birşeyler.Şimdi baktım aynı filme,değil türkçe dublajlısını ingilizce altyazılısını bulmak mümkün değil.Brezilyaca,pardon portekizce altyazıdan izledim mecburen.Gerizekalı,Portekizce bilmiyon neden altyazıyı kapatmıyorsun da boşuna yer kaplatıyorsun aşağıda?Sus lan bi 10 pikselin lafını yapma.Senkronluydu o videoya bi kere kalkmıyordu.Ama yok ya,galiba portekizce dublajlı halini izlemiştim.Böylesi daha muhtemel.Çünkü portekizce altyazılı cidden çok rahatsız edici olurdu.Oysa,çocukken kaç kere tekrar izlemiştim,niye tekrar izlemiştim ki?Neden yani?Galiba,o çocuğun yanındaki kıza aşık olmuştum,tabii çocukken.Çünkü benim yaşlarımdaydı muhtemelen ve sarışın bir kızdı ve birazcık esmerdi.Oysa filmde o kadar önplanda değildi,birkaç yerde çıkıyordu ve gidiyordu.O genç kızdı muhtemelen beni çeken.Çünkü,çocukla aralarında zeze ile gloria arasındaki gibi bir ilişki doğuyordu zamanla.Çocuk ona birşey çalmasını öğretiyordu,o da ona birşey öğretiyordu.Abla,kardeş ilişkisi.Ama başka ney?Sonra şehre gidiyorlardı,çocuğun ana babasını bulmak için.Anamı isterem!Al sana anan,aaa anam meğerse bu muymuş?Sus lan,geçmişe saygı duy it herif.O zamanlar çok güzelmiş ki izlemişsin o kadar.Laubali olmayalım lütfen.Ondan sonra,kız maskelerden korkuyordu garip bir şekilde,çünkü geçmişte maskeli birtakım adamlar yüzünden tecavüz edilmiş,ve spoiler vermeyeyim kendime ama,aslında bu maskeci adam onun tecavüzcüsüymüş.Ve çocuk da onunmuş.Tabii bunları sonradan öğrenicez.Bir de kuşcu var,kuş satmıyor,ama kuşlara bakıyor filan.Çoban gibi birşey,ama kuş çobanı herhalde,koyun falan yok etrafında.Öyle dandik bişey işte,bir de köyün çocukları korkuyor bundan.EEEH,sus lan,sadede gel.Şimdi aslında,neden etkilenmiş olabilirim ki?Filmin sonundaki sahne çok iyiydi o zamanlar benim için,kadının yarı çıplak oğluna sarılması,çok gariban bir imaj bırakmıştı.Hah,bir de şey vardı.Bu çocuk baya inatçıydı annesini babasını buldurma konusunda,o yaşlı ihtiyar kadına eziyet çektiriyordu bunun için,bulması için anasını babasını.Bir dakika köfte geldi,kapıyı açayım köfteyi yiyeyim.Efendim?Yok yani filmde bu olurken köfte geldi demek istedim,yani aslında gelmedi de,sadece filmde bir yerlerde bu sahneyi izlerken aşağıdaki selim köfteciden köfte alsam mı almasam mı diye düşünüyordum,taa ne aklımda kalmış işte.Böyle böyle tortu kalıyor beynimde,alzaymır olacam bir gün.Calgon lazım bana da bir tane,tortu bırakmayan.He her neyse,şimdi bu baya eziyet çektiriyordu anasını buldurmak için,bu beni etkilemiştir çünkü anama çok bağlıydım o zamanlar.Anamla izlemiştim bu filmi çünkü,ama gerçi evde yapacak pek birşey de yoktu ondan.Hişşt oğlum yapma hayalarına gelir..Ama sıktın ya,bu da nerden çıktı şimdi?Sen de öyle artislik yapmayaydın,bok mu var o şeyi elinde sallıyorsun?Sallamıyordum atıp tutuyordum bir kere.Şimdi de atıp tutuyorum mesela,hep atıp tutuyorum,söylediklerimin çoğu sallama.Keşke o gün elimde o şeyi sallamasaydım,bak,şimdi kaderim oldu,hep atıp tutuyorum.Oğullarıma anlatacağım bunu,siz de anlarsınız ey oğullar.Sallamayın,sonra kaderiniz olur.Benim yaptığımı...He yav he.

Şimdi düşünüyordum da,zaten o zamanlar baya bir rahattım,bu rahatlığı pekiştirmek amacıyla seyrediyordum bu filmi,zaten köy manzaralı,temalı bir filmdi.Neden seyredilmesin ki?Oldukça zevkliydi,duyguluydu;biraz seksi temalar vardı,fakat o yaşta pek idrak edemedim zaten,hatta çirkin gelmişti.Daha sonra tamamen rastgele bir halde daha cinsel bir şeyle karşılaşınca,gözlerimi kapadım,fakat parmaklarımı aralık yaptım,tıpkı bir korku filmini izler gibi.Ne için savaşıyorlardı böyle?Ne garip birşeydi.Gerçekten değiyor muydu bunca yaptıkları şeye?Oysa ben,ben?Kendimi bile koyamıyorum onların yerine,insanlık dışı.Enerji israfı,neden bu kadar kasar ki insan herhangi birşey için kendini?Neden o sesler?

Ama ondan uzunca bir süre sonra bile içimde onların bu yaptığını anlayamamıştım.Ama daha sonra çok ufak frekansta da olsa,bende de böyle şeylerin olabileceğini hissetmiştim.

Ellerimi başka bir filmde daha öyle bir hale getirmiştim,yani yarı aralık hale.Kurt adama dönüşme sahnesi vardı,bence çok korkunçtu,ama film genel olarak korkunç değil hatta komik bir filmdi.Ama bana öylesine korkunçtu ki,kadının boynu kırılıyor,sanki genişliyordu sonra birden çok çirkin birşey oluyordu.Sonra bir başka büyüğümle bunu seyrettiğimde,bu korkum yüzünden kınanmıştım.

Aslında,o zamanlar da çok güzel zamanlarım olmuş hakikatten,bunları görmezden gelemem.Bunlara yoğunlaşmalıyım biraz da bence,anlam çıkarmak ya da mesaj çıkarmak gibi değil de,bu manada bilinçlenmek manasında.Ve şimdi fizik çalışmaya gidiyorum fıss.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder