What do I really want from them?Ya da gerçekten aslında onlardan mı istiyorum istediğim şeyi?Yoksa birşey istiyor muyum ki?Birşeyler var içimde belki de cıvıl cıvıl(laubali olmayalım lütfen)[parantez arasından atlamasana ulan] birşeyler hissediyorum gibi ama tam da emin olamıyorum ama bu cıvıl cıvıl lafı da nereden çıktı ki?Ne denilmek istenir ki aslında bununla?Belki de bu soruları,sürekli aynı soruları sorduğum sürece tekrar edeceğimdir ve birtakım kültürel şeyler dışına çıkamayacağımdır,o yüzden farklı soruları ya da aynı soruları farklı şekillerde çözmeyi deneyeceğim biraz.
İçimden belki de benim davranışlarımın,daha önce yaptığım şeylerin acısını çıkarmak için ya da direkt olarak bu yaşadığım şeyleri yaşattıran birtakım ismi lazım kişilerin intikamını almak için,veya her ne boksa birşey için olabileceğini kestiriyorum mesela,böyle olmuş olabilir diyorum.Ama mesela onlar bunu bilmiyor,ya da onların bilmesi için sanki,bu bilginin daha böyle genel geçer birşey olması gerekiyor gibi,daha yüksek frekans ve daha yüksek kaş göz işaretleri ve yüz işaretleriyle pekiştirilmesi gerekiyor gibi,ama tam da emin değilim bundan.Çünkü herhangi bir teşebbüs olsaydı bilebilirdim,tek bir durum bile olmadı.
Ya da mesela onlara açıklamaya çalışırken,normalde pek zorlanmadan yapacağım şeyleri,sanki parça parça yapacakmış,ya da yapıyormuş gibi hissediyorum böyle.Beni bu kadar içten içe rahatsız eden ve bu parça parça yapmaya zorlayan şey de ne olsa ki?Tanımıyorum onları fakat onların beni tanıdığı sanrısına kapılıyorum belki,ama tamamen alakasız ve uçuk bir ruh haliyle konuşmak bu durumu daha iyi olsa gerek.
Belki bununla ne denilmek isteniyor soru köküne aslında bir ihtiyaç yoktur da sadece bu boşluğu doldurmak için sorulan bir sorudur.Öğrenmek adına.
Aslında,yanlız oluyorum onların yanında,belki kendi değerlerim de var ama,ne bileyim insan kalıyor öyle,sanki bir politarize(uydurma kelime sonra doldurulacak) üretmek zorunda kalıyor gibiyim.Birşeyler var belki ama,bu gerçekten böyle mi?Ya da bunu böyle hissetmem mi gerekir diye sorguluyorum.Çok can yakıcı değildir de belki aslında,bu benim sadece kendi hatalarımı görme ya da kendi hatalarımı görememe belki de kendi hatalarımı görme ya da onlarla dalga geçme özgürlüğümün elimden alınmasından doğan bir durumdur.Aslında elimden alan kimse yok,fakat benim onlarla aramda o kadar samimi ilişkim olması garip kaçmaz mıydı daha ilk baştan?Sanki tanıyormuş gibi,fakat insanlar farklı kültürlerden sonuçta,neyi ne için yaptığımız tam olarak anlaşılamayacağından,baya bir karışıklık doğabilir,fakat gerçi bu tür karışıklıklar da sadece ihtiyaçlardan doğduğu için,es geçilebilir görmezden gelinebilir.Sonuç olarak,benim bunları hissetmemem gerekir,parçaları toplamam gerekir ya da bir şekilde artık kendimi adapte etmem gerekir,kimseye ihtiyaç olmadan,ya da zaman zaman periyodik olarak yardım alarak.Bir şeyler geçiyor kafamdan ama adlandıramıyorum,aşağılanmış hissediyorum kendimi bir nevi.
Gelecekte,şu sıralarda şu yakın sıralarda yaşadığım birtakım acıların daha sonra bende garip bir hale dönüşmemesi için ne yapmalıyım peki?Bunları gerçekten açıklamak çok zor.Ne işe yaradı ki bunlar?Ya da işe yaramaları bir işe yarar mıydı?Hahaha.Pragmatist piç seni.Anca böyle konuş.Hişt,lauba...Kes.Devam et.Hee,ne diyordum.Ciddi olalım da az bitirelim şunu.
Gelecekte,her ne kadar şu anda acı çektiğimi hatırlamasam da,biliyorum bir yerlerde birazcık da olsun acı çekmişimdir,belki de gereksiz yere kendime acı çektirmişimdir bilemem ama,mesela bunların başıma büyük bela açma olasılıkları vardı,dolayısıyla bunlar ileride sorun olacaktır bana.Ama gerçekten de onun da dediği gibi,böyle olabilir gözükmesi,gerçekten onu yapabileceğim anlamına mı gelir?Galiba bir yerde gerçekliklerden de yararlanmak gerekiyor ama nerede?Bakacağım biraz ama şimdi zamanı değil.
Aklıma hiçbirşey gelmiyor,iyice pragmatist oldum çıktım galiba hakikatten.Hmm.Belki de içimde bir yerlerde yine de kurtuluşa erdiğim düşüncesi saklanıyordur,herhangi bir anda ortaya çıkmayı bekliyordur ya da içimdeki daha önceden birikmiş o öfkeler bu yazılarda kendine yer bulmuştur ve artık o içimdeki boşluktan dolayı bunları hissediyorumdur.Ama bazen,kendi yazılarımı tekrardan gözden geçirirken canlanıyor bu his.
Onu yapabilecek olmam niye bu kadar önemli ki?Yine bu profesyonellik konusuna geliyor,çok saçma.Çok saçma.Peki ben bunca zaman birileriyle konuştum kafamda,boşluk hissettim,kendi sesimi onlara armağan ettim ve konuşturdum onları,yalnızlığı yenmek için belki de,ama belki de hala yenememişimdir bir yerlerde duvar gibi bekliyordur da bende 250 km hızla oraya gidiyorumdur.Gerçekten,ne olacak bunca konuşma,bunca şey?Nereye gidiyor ki bunlar?Hiç hatırlamıyorum da bunların genel temasını.Sanırım,birtakım yaşanılmamışlıkları fakat yaşanılma ihtimali olan şeyleri böyle böyle aradan çıkarıyorum.Ama niye yapıyorum bunu ve nasıl bir şekilde etkiliyor normal hayattaki asıl kişilerin gerçekliğini?Mesela otobüse bindiğimi hayal ediyorum,ve akbil basmıyorum.Otobüscü akbil basmam için ısrar edince,akbil basmamı istemenizle aslında neyi kastediyorsunuz ki? dediğimi hayal ediyorum,ve gözlerimi kısıyorum.Adam da şöyle bir bakıyor,sopasını çıkarıyor.Zaten burada hafif bir gülme geliyor ve sonra tüm vücudu kaplıyor,serinlik yayılıyor tüm vücuda.Bunu istiyor muyum ki ben?Çünkü aslında,hep bir burukluk da var burada,sanki gerçekliği kabul etmeyi bekliyor bu tür şeyler orada.O yüzden de birazcık yanlız hissediyorum bunları yaparken.Ama sadece birazcık,sanki ihtiyacım karşılanmış gibi,hatta ve hatta onlarla zaten konuşmuş gibi normal hayattaki ilişkilerimize o şekilde devam ediyoruz,devam ettiğimizi farz ediyoruz ki zaten olmayacak şeyler değil,çünkü saygı duyduklarını sandığım kişileri konuşturuyorum en azından.O yüzden bunlar çok çok ütopya şeyler de gözükmüyor gözüme,yani hayalin olma olasılığı çok düşük ama,kurulan hayalden sonra devam edilme,bu hayalin yarattığı etkiyle devam etme olayı olabilir gibi.Nasıl olacak bende bilmiyorum ama,birgün geri gelecektir belki bunlar ve beni çok daha rahatsız etmeye başlayacaktır diye düşünüyorum.Ben bir daha bunlarla uğraşmak istemiyorum açıkçası,kim ister ki?
Gerçekte bunların olmama olasılığı 0 diyorlar bana,bu da biraz yorumlama bilimiyle alakalı aslında,bununla ne denildiği anlaşılmıyor.Başka birtakım örnekler de verilmeli.
Gerçekten saçma birşey söylemişsin de,kimsenin umrunda olmamış mesela,öyle hissederim zaman zaman.Ya da umurlarında olup olmamalarından bağımsız birşekilde,garip bir şekilde kendin bile utanmışsındır bundan.Peki onlar bundan ne anlıyor?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder