24.12.2015, Perşembe
Bugün okulda dersim yoktu ama çok sıkıldığım için okula gitmeye karar verdim. Hem de bazı kızlara yazardım belki, öyle düşündüm. Ve otobüse ilk bindiğimde de bir kızla bakışmaya başlamıştım, hoşuma gitmişti kız. Konuşacaktım, konuşmayı istiyordum ama nasıl yapacaktım ki otobüste? Üzüldüm biraz. Kampüse gelince ilk durakta indim, aslında onun indiği durağa kadar bekleyebilirdim de. Ama aklıma gelmedi böyle bir şey. Bunu da sonradan oda arkadaşıma anlattığımda öğrenmiştim, söylemişti bana böyle böyle birkaç kızla tanıştığını. Ama ne yapalım gelmedi aklıma işte.
Sonra kantine indim okulun, oturdum öyle boş boş. Müzik dinledim, satranç oynadım. Müzik dinlemek cidden insanı çok iyi hissettiriyor, ama söylemek de istiyorum fakat çevrede insanlar olduğu için yapamıyorum rahatsız olurlar vesaire diye. Sevdiğim müzikler çok ilginç ve hatta rahatsız edici gelebilir mesela onlara. Bir ara denerim belki şarkı söylemeyi, belki Kemal Sunal filmlerindeki gibi "bir taş attım hevaya, düştü mapushanaya" söyleyerek, çok zengin birisi olurum. Neydi o, getirin şu çocuğu döveceğim diyen gazino patronu vardı galiba o filmde. Ya da yanlış mı hatırlıyorum bilmiyorum.
Neyse, sonra çıktım biraz dolaştım dışarıda. Aslında otobüsten inince de dolaşmıştım biraz, şimdi daha yeğin dolaştım. İnsanları izledim, insanlar arasında olunca çok böyle abaza modda da olmuyorum olamıyorum nedense. Daha bir romantik oluyorum, sanki istediğim her kızı kendime aşık edebilirmişim gibi. Ama evde olunca tek başına, aklımdan neler geçiyor. Hahaha. Sevdiğim kızlar beni sevmez, beni seven kızları da ben beğenmem, yoksa ben zurna mıyım he? Burda duralım. Devam edelim. Şu neyse neyse yerine başka kelimeler bulmalıyım, bıktım ya. Amma velakin, nitekim, velev ki, gibi kelimeler kullanabilirim mesela. Ama nitekim güzel bir kelime, seviyorum ben. Çok Türkçe. Bu amma velakin, velev ki gibi kelimeler değil ama bu kelime resmen Türklük kokuyor. Hayır, çok da hoş bir kelime. Zeka kokuyor resmen kelime, bunu yapan, uyduran kişi iyi yaşasın.
Nitekim, sonra gidiş vakti de gelmişti. Saat 17-18 civarlarıydı, yavaş yavaş durağa gittim. Kütüphaneden oraya inmek zor olacaktı. En son dolaşa dolaşa kütüphaneye gitmiştim. Bilmiyorum ne yaptım orada, bir şeyler yaptım ama tam hatırlamıyorum.
Ama gitmiştim işte, ama zar zor, üşüyerek. Durakta otobüs beklerken bir kız hoşuma gitmişti, ama başka bir erkekle konuşuyormuş. Aman dedim, başka birini aramaya başladım. Başka bir kızın bana bakışıyla karşılaştım. 2 saniye civarı baktı sonra çevirdi kafasını. Normal bir bakış da olabilirdi o yüzden üzerinde durmadım. Ama sonra bir kız gördüm, hoşuma gitmişti. Biraz sert bir görünüşü vardı, ama inanıyordum ki o görünüşün altında altın bir kalp vardı. Şimdi anlayacağımdı. Tamam ulan dedim.
Yavaş yavaş gittim yanına sokuldum. O kaldırımda duruyordu, ben de asfalt yol üzerinde. Asfalt üzerinde tam onun solunda durmuşken, bir kız döndü bana, "şuraya giden otobüs geçti mi buradan?" dedi, ben de "bilmiyorum ki." dedim. Bir süre bekledikten sonra, "ama 20 dakikadır bekliyorum burada o dediğiniz otobüsü görmedim hiç, geçmemiştir herhalde. Şu yeşil olanlar gidiyor mu ki oraya?" dedim. Yok, onlar gitmiyor oraya, dedi. Bir şeyler daha söyledi, ben de bir şeyler söyledim. Sonra kaldırıma çıktım, kızın tam yanına geldim. Otobüs de gelmişti yeşilli yeşilli. Döndüm "Afedersiniz, kartımda para kalmamıştı da benim yerime basar mısınız?" dedim. O da "tamam olur." dedi sanırım biraz heyecanlı bir biçimde. Bekliyordu herhalde bunu, ama emin değilim. Kartımda da cidden para yoktu bu arada, çıkartıp bastığımda tekrar farkettim. Yok hayır, sakın kız ile tanışmak için kartımda para olmadığını söylediğimi zannetmeyin, para yoktu gerçekten de. Ama bilmiyorum olabilirdi de, tam görememiştim en son bindiğimde ne kadar kaldığını.
Neyse, bindim otobüse, kendi kartımı geçirdiğimde bakiye yetersiz uyarısı vermişti. Bu arada otobüse binerken, o önden binmişti,ben de 2-3 kişi sonra binebilmiştim. Arkasına bakmıştı bindikten sonra, ben taa arkadaydım. Mal gibi hissetmiştim. Adam sen de. Mal gibi hissetmişmiş. Neyse sonra kartı basınca kız da uzakta olduğu için acaba bir başkasından mı istesem dedim içimden. Tam o sırada arkada bir yere bakınca, elinde kartla kızı gördüm. 2 lira verdim eline, kartını aldım. Bastım ve geri verdim. Yine uzakta kalmıştım kıza. Çok can sıkıcıydı bu durum. Yeter artık! Otobüsler benim aşkımı engelliyor.
Sonra eve gittim zaten, oda arkadaşlarım benim gibi pinekliyordu yine. Ders de çalışasım gelmiyordu. Aman dedim yahu. Sonrası standart zaten, yemek yiyip uyudum galiba. Sonra gece 12 civarlarında kalkıp yine uyudum. Böyle geçti bu günüm.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder