21 Temmuz 2014 Pazartesi

Eski zamanlar..

Eskiden wow oynadığım zamanlar geliyor aklıma bazen,o eski brillin,ya da deathknell in,adeta bir opera sahnesindeymiş gibi tonajlı konuşan ve bağıran çenesiz,çenesi çıkık undeadleri,ve sağdan solda görünen bir iki abominationları,ve sonunda direk geldiğimizde,olağanca üstün güzelliğiyle brill şehri,ya da kasabası diyelim.Şehrin sağ tarafında:atlar,binicilik öğretmenleri,demircilik hocası ve demirci,zırh satan eleman,ve içeri girdiğinizde o örsün başında duran o ateşli birşeyler sizi olağanca sıcaklığıyla karşılarlar.Aha,orada bir kapı daha vardır,OMG.2 kapısı vardır buranın!Çıldırırsınız,hop içeri,hop dışarı.Çok güzel bir duygudur.Ama dışarıda,sağda solda köpekler size havlayabilir de,dikkat etmek gerekir.Ve hemen bundan dolayı yine içeri kaçıyoruz,ve güzelim kasaba içini gezmeye devam ediyoruz.Atlara bakıyoruz,rengarenk atlar ve öğretmenleri.Sonra oranın tam karşısında,brill tavernası duruyor,içeriye L şeklinde bir koridoru geçerek giriyorsunuz.Hemen girdiğinizde,solda first aid trainer var,hemen öğrenip götümüze başımıza bandaj yapıyoruz,malum,undeadız,ölmemişiz,hani ölen insanların dişlerini bağlarlar ya,öyle birşey işte.Her neyse,ortada bir ateş var,undeadlar var yine sağda solda,fakat burayla ilgili pek birşey hatırlamıyorum,son derece sıcak bir ortamdı ama ben birşey hatırlamıyorum.Yukarı kata geçiyorum,yukarı katta ise,birkaç oda var,en dikkat çekeni,benim eski odama benzeyen,ranzası olan bir oda.Yanı başında yine bir undead,female undead ve mage olduğu belli,galiba mage trainerdı bu,ama emin değilim.Odanın ışıklandırması yok,ışık alan bir yeri yok,fakat oldukça loş ve güzel bir havası var.Seviyorum burayı sayılır.Ama burayı sevmiyorum aslında bu kadar,bu odanın bu tavernaya ait oluşunu seviyorum,çok güzel bir his.Sonra öyle böyle,başka anlatılacak birşey kalmadı gibi buralarda.Ama olsun,burayı anlatmayı seviyorum ben.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder