3 Ocak 2016 Pazar

30.12.2015, Çarşamba
Bugün aslında okula gitmek istiyordum arkadaşlarımı görmek için, ama sırf arkadaşlarımı görmek için de gitmek istemiyordum sanki. Hastaydım ve mutsuzdum biraz. İyice depresyon stayla takılmak istiyordum. Ama bugün İstanbul'a gidecektim. Biletim falan hazırdı çok önceden. En önlerden bir yere tutmuştum. Hazırlandım uzun uzun. Oda arkadaşım da çıkmıştı dışarı.

Kahvaltıya geri döneyim şimdilik. Kahvaltıda belgesel izledim, çok güzel belgeseldi. Hayvan belgeseliydi. Yırtıcı hayvanların kapışmaları vardı. Peygamber develeri kapışıyordu. Dişi peygamber devesi çok güçlüymüş aslında. Erkeği öyle fena dövüyordu ki. Erkek tam ölüyordu, ama bir tane hamam böceği yakalıyordu. Erkek bu arada, gövdesinin 30 katı yükseklikten düşüyordu ama ölmüyordu. Kemikleri mi ne çok sağlammış. He, iskeleti sağlammış.

Öyle işte, belgesel. Sonra hazırlandım İstanbul'a gitmek için. Çok yorucu bir gündü. Kendimi bir jarl gibi hissettim. Sağa sola kılıç sallıyordum sanki. Sonra bir huskarl oldum. Otobüslerin huskarlı oldum. Onları meteorlara karşı koruyordum. Kılıcımı kaldırıyordum meteorlara karşı.

Yeter lan bu kadar edebiyat! Yeter! Kapat şu defteri! Babaannem bu satırları görseydi böyle mi derdi acaba? Gelişmeyi engelleyemezsin babaanne efendi. Bir şekilde gelişirim ben. Anladınız mı? Kaç yaşında olduğunuz önemli değil.

Nitekim sonrasında şehrime geri geldim. Sonra servise bindim. Eve geldim. Bir süre pinekledim ve sonra uyudum galiba. Çok mal bir insanım ben galiba. Ama yok, dışarı çıkmıştım. Sonra alt kat komşularımıza uğramıştık ailecek, yeni taşınmışlardı buraya. Onlarla sohbet ettiler ailem. Ben de yanlarında oturdum öyle. Yeni komşuları severdim ya. Sonrasında da eve çıkıp yatmıştım.

31.12.2015, Perşembe
Sabahın 6:30 u gibi kalktım. Akşam da erken yatmıştım zaten bayağı. 8-10 arası bir saatte yatmıştım sanıyorum. Oyun oynadım. Saat 11 gibi dışarı çıkmaya karar verdim. Aslında daha erken çıksam daha iyi olurdu ama oyunun başından kalkamadım ki.

Ama dışarıda sahili falan gezdim, kendimce eğlendim. Ama soğuktan mıdır nedir yine nefes almakta zorluk çekmeye başladım. Çok rahatsızlık vericiydi. Moda Sahili'ne kadar gittim. Dönerken de Yoğurtçu Parkı'nın oradan geçtim. Çok feci kar kaplamıştı Moda Sahilini ve Yoğurtçu Parkı'nı. Hemen eve gittim oradan da. Asosyalim çünkü. İnsan sevmiyorum galiba. Galiba olur mu filan diye bir şey yok. Benim için olur, kim yargılayabilir ki beni? Ya da bilmiyorum. Ben nasıl olduğunu biliyorum, nasıl hissettiğimı biliyorum. Sadece bunları kelimeler taşıyamıyor. Bazen böyle düşünüyorum işte.

Sonrasında gerisin geri eve döndüm. Ailemle vakit geçirdim. Sonra işlerine gittiler tabi. Ben de onlarla beraber gittim. İşçilerimizle vakit geçirdim, onlara biraz yardım ettim. Konuştum ettim. Yılbaşı kutlaması yapacaklarmış. Katılır mısın dediler. Tamam dedim. Aslında biraz yorgundum ama o zamana kadar dinlenmiş olurdum herhalde. Tamam dedim. Sonra bizim Suriyeli işçiyle konuştum İngilizce olarak. Ortaokul seviyesinde İngilizce biliyordu, yani bizim ilkokul İngilizcesi kadar. Daha doğrusu 8. sınıf ingilizcesi diyeyim şuna. İşte o kadar. Benim İngilizcem ise çok daha iyi. Bir şeyi birkaç farklı yolla sormasını biliyorum, aşağı yukarı anlıyorum. Aslında intermediate civarı olduğunu düşünüyorum İngilizcemin. Ama ben bilemem tabi, birisinin beni sınava sokması lazım. İngilizce edebiyat eseri yapıyordum kendimce, İngilizce felsefe yapıyordum bir aralar. Ama hiçbirini paylaşmadım, ama yoo, birazını paylaştım. Ama çok saçma olduğunu düşünüyorum bunların. İngilizce kelime dağarcığım yoktu pek, o yüzden ben de rastgele aklıma gelen güzel bir kelimeyi yapıştırıyordum söylemek istediğim asıl kelime yerine. Daha sonra okuyunca nasıl olsa anlardım diye. Ama anlayamadım. Anlayamıyorum çoğunlukla yazdıklarımı. Çok ilginç şeylermiş gibi geliyor bana şimdi bunlar.

Neyse, nitekim konuştum o Suriyeli işçimizle. Sonra tekrar eve gittim. Biraz oyun falan oynamıştım galiba. Sonra saat 8 gibi uyuya kalmışım. Saat 10 gibi uyanmayı istiyordum ama 9 da gelen annem, elemanların gittiğini söyledi bana. Elemanlardan birinin annesi aramış, parti yapmalarını istememiş gecenin geç saatinde. O yüzden eve gitmişler. Ben de sıkıcı sıkıcı uyudum zaten. Uyuyuverdim gitti. Pişmanım, keşke uyumasaydım. Program izlerdim tv de filan.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder