06.01.2016, Çarşamba
Bugün 12 de sınavım vardı. Ona gittim geldim. Onun dışında arkadaşlarla konuştum, birtakım sorunlarım hakkında. Pek yardımcı olduklarını söyleyemem, sanırım manyak olduğumu düşünüyorlar. Ben onlara manyakça bir şey yapmadım ki. Bir sorunumu anlattım sadece. İnsan cidden yalnızmış demek ki. Belki de yanlış insanlara anlatıyorum derdimi. Hem zaten, dert anlatmak da neymiş? Yazmak, okumak ve bunları yapabilmek neyime yetmiyor? Kime niye ihtiyacım var ki? Psikiyatriste de meraktan gittim, aslında pek bir sorunum olduğunu düşünmüyorum. Bölümümü bırakırım belki. Rahatlarım. Kağıt toplayarak geçimimi sağlamak bundan daha iyi bir geçim kaynağı olurdu. Kötü hocalardan bir şeyler öğrenmeye çalışmak çok sıkıcı. Hem zaten bölümümü çok mu seviyorum? Başlarım bölümüme. Ben rahat olmak istiyorum, geçimimi düşünmek istemiyorum o kadar. Rocky filmini izliyordum mesela geçen ailemleyken. Bir yerde, sanırım kız arkadaşı ya da kız arkadaşı olmak üzere olan birisi ona diyordu ki: "Neden boksör oldun?" Rocky de diyor ki, "Çünkü iyi dans edemiyordum bu yüzden boksör oldum." Ben de iyi üniversite okuyamıyorum. Çalışmayı iyi yapacağımı düşünüyorum. Panik atak gibi bir şey olduğunu düşünüyorum ama emin değilim. Derslere girmek beni çok bunaltıyor, 2 saat otur, başka hiçbir şey yapma. Bacaklarıma kramp giriyor, bu yüzden derse de yoğunlaşamıyorum.
Nitekim günlük amacından da sapıyor. Olsun, her şeyi kuralına göre yapalım, evren de bizim kuralımıza göre işleyecek mi? Muhtemelen hayır. O yüzden kuralına göre yapmanın bir manası yok. Eğer bir işim olmasaydı, bir şeyler yapmak zorunda olmasaydım, yani para kazanmak filan, aslında onu da yapmak zorunda değilim ama bilgisayarı kullanabilmek için elektriğe ihtiyacım var, elektrik demek para demek. İşte, eğer bu şartlar sağlansaydı kimseyle haşır neşir olmaz sadece ve sadece world of warcraft oynardım. Böyle mutluydum ben. Onda da zaten sürekli oyun değişiyor o sinirimi bozuyor sadece, önceden olan şeyleri sürekli bozup yeni yeni mekanikler ekliyorlar. Öyle güzeldi o oyun niye bozuyorsun ki?
Neyse, bugün öyle aptal saptal geçirdim günümü. Gittim derse girdim, sonra kitap okudum kantinde. Kürk Mantolu Madonna'yı okuyordum. Sardı bayağı.
Şimdi biraz kitaptan bölümler okuyacağım. Spoiler alert, eğer kitabı merak ediyorsanız ve kitabın içeriğini bilmek istemiyorsanız okumayın.
Yani ben çok saçma buldum. Tamam iyi güzel, aşık olursun da bu kadarı da çok fazla. Yok aşkını kaybettiği için deli divane olmuş, 10 yıl boyunca unutamamış, hayattaki tavırlarına yansımış. Bence onunla alakası yok, o kişinin karakteri öyleymiş, yani Raif'in karakteri, suçu onu kaybettiğine atmış. Ne konuşuyorum ben be? Gerçek karakterler bile değil zaten bunlar. Ben de kaç kere aşık oldum, ama hiç böyle şeyler olmadı. Ya da güçlü bir durum oldu bu şekil ama hiç böyle şeyler olmadı. Aç mıyım açıkta mıyım? Ne gerek var ki böyle şeylere? Para kazanırım, kazandığım parayla wow oynarım, kimse de bir şey demez bana. Mis gibi hayat. Kaybetme riski çok çok az. Wow batarsa az çok programcılık da bildiğim için, bir ekip kurarız, tekrardan yaparız wowu. Ya da öyle bir şeyler yaparız. Wow batarsa kitaplara yazarım wowu ulan. Çok mu sorun sanki! Wow yok olsa bir şeyler illaki bulurum yerine. Şu anda sadece bendeki bir ihtiyacı karşılıyor, ama yerine karşılayacak bir şeyler yine bulurum ben. Çocukluğumda ne türlü eğlence yöntemleri bulduğumu ben biliyorum kendimce. Çoğu zaman yalnızdım ve yine de kendimce eğlenmesini biliyordum.
Böyle geçti, kantinde biraz okudum bu Kürk Mantolu Madonna'yı. Sonra gittim kütüphaneye, kitap almaya çalıştım olmadı. 5 kitap almışım zaten. Neyse kitabı getirdiğimde alırım dedim, aynı anda 5 kitaptan fazla alınmıyordu.
Yurda gittim otobüsle biraz daha pinekleyip okulda. Yemek yedim, yine kitabımı okudum. Ama okulda daha iyi okunuyordu sanki. Yurt çok sesliydi. Sinirlendiriyordu beni bu çok seslilik. İstemiyordum. Bu yüzden saat 7 civarı tekrar okula gittim, hem biraz yalnız olup kafa dinlerdim. Gittim okula, kütüphaneye gidip orada kitabımı okudum. 9 da kapatıyorlarmış. Kapatmaya yakın oradaki görevli beni uyardı, ben de ona göre çıktım oradan.
Bugün yine yazmayı unuttuğum bir şey daha olduydu. Tiyatrodan bir arkadaşla karşılaştım. Onunla konuştum biraz. Neden çıktığımı sordu, ben de anlattım. Öfkemi vurdum dışarı. Ağzımdan tükürük saçmıyorumdur umarım. Heheheh. Yok be ben saçmam ağzımdan tükürük. Neyse, öyle konuştuk. Tiyatrodaki adam kayırma olayında haklı buluyordu beni, ama bir farkla. Anlattı işte onları. Hocaya yanaşıp yanaşıp kayırtıyorlarmış kendilerini. Bunun benim durumumla ne alakası vardı tam anlamadım. Kendi isteğimle çıkmıştım biraz da. Öfkelenmiştim. Aman neyse, canım sıkıldı bunlardan bahsederken.
Sonra onu yolcu ettim gideceği yere durduğum yerden. Kendine iyi bak dedi, ben de ona aynısını dedim. Daha doğrusu sen de dedim galiba. Ya da öyle bir şey.
Bu oldu yani. Neyse, 9 da eve gittim. Sonra da aynı terane. 11 buçuk civarlarında, saat 12'ye yaklaşırken de yattım.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder