29 Nisan 2014 Salı

Kelimelere de artık inanamıyorum pek.Bir kelimeyi,bir düşünceyi kafanızda kurarken,tam o sırada başka bir mekanizma da onu yamultuyor,değiştiriyor sanki.Tıpkı heisenberg belirsizlik ilkesindeki gibi,içinizden geçeni siz bile anlamlandıramıyorsunuz.Anlamlandırdığınızda ya çok aşırı ya da çok az olabiliyor söyledikleriniz.Düşündüklerinizi tam ifade etmiyor.

Bir de sanki bazen,ben kendi iç sesime bazı anlamlar yüklüyorum,bazı zamanlarda belli zamanlarda belli şeyleri yapması için.Bu şeyler olmasa,ben biliyorum ki daha fazla gözlem yapabilip,herhangi bir konuda daha iyi olabileceğim.Yani şöyle ki;sürekli kendi kendimi tatmin etmek zorunda kalmasam,çok daha iyisini yapabilirim aslında.Bu iç sesi susturduğumda,yapacağım gözlemle,olayları farklı bir şekilde tecrübe edebilir ve hızlanabilirim o işte.Ama son derece ölü gibi hissettiriyor,sabır gerektiriyor,çalışma gerektiriyor ve karşılığını en sonunda alıyorsun sanırım,garip pişmanlıklar da olamıyor,çünkü zaman artık önemli değil,iç ses kalmıyor.

Belki ileride yazdıklarıma şimdi güleceğim,mantıklı.Fakat güleceğim şey,geçmiş zamandaki profesyonel olmayan,birçok konudan bahseden ama hiçbirine derinlemesine girmeyen tavrım olacak,kendimi reddetme eğiliminden değil.Hatta,yine de gurur duyacağım belki o zamanlardakilerden.

Hatta ben,o binlerce kez karşısına gelen iletişim ve kurtuluş fırsatını kaçıran ben,bu sefer gerçekten önemli olmayacak hiçbirisi.Her ne kadar direkt katkısı olmasa da beni çeşitli konularda limitleyebilen,limitlediğini düşündüğüm,daha doğrusu söylediğim birtakım şeylerden ötürü kendi kendimin boynuna zincir geçirtip de sonra onlara suç atmaya çalıştığım birtakım insanları da öyle kabul edeceğim artık.Bu asıl benim ayıbımdı zaten.

Fakat hayatı yaşama konusu büyük bir paradoks gibi hala.Bu konuda birileriyle rekabet etmiyorum,fakat zaman içinde öyleymiş gibi gözükebiliyor.Çünkü yeterince gözlem yapmıyorum,yeterince motive edemiyorum kendimi,bu da boşluk yaratıyor,pesimizm hemen o boşluklardan sızıyor.

But living the life,is kind of big paradox lying there still.I m not making a race out of it,but in time,it may seem like Im doing like that.Because I m not watching people enough,I m not motivating myself enough,thus creates an hole in me,therefore pessimism blinks inside.

Fakat birşey daha var,bazen sanki hayatın katman katman yalanlardan oluştuğunu düşünüyorum,ama sadece kendi yaşadığım hayatın.Çünkü bazen,bir maganda kurşunu gibi,nerden geldiği belli olmayan,bir kurye gibi alel acele başbakanlık ofisine doğru elinde topsecret yazılı zarfla koşturan adamlar gibi,birtakım düşünceler geliyor aklıma.Bunlar bayağı yorucu oluyor.Bunları kovduktan sonra da tam olarak ne olduklarını,neden yorucu olduklarını anlayamıyorum bu kadar.Bunlar tam anlamıyla gururumu kırıyor,evet aynen öyle oluyor.Elimdekileri unutuyorum bir anda.Ama belki de,yeniliklerin farklı bir yayılış biçimidir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder