25 Nisan 2014 Cuma

Evet sonunda onlar bulunduğum şehire gelmişlerdi, onu gördüğüme çok şasırmıştım fakat onu öylesine zor tanıdım ki, eger tanımasaydım o kadar kısa süre içinde, beni şasırtmak için yaptığı saçma girişin ne kadar sacma olacağını düşünüp biraz da emrivakii bir şekilde şaşırmak zorunda kaldım, sonuçta yabancı insan, bazen saşırmış gibi de yapmak gerekir bunlara karşı, misafirperverlik filan.

Sonra kendisini tanıtmaya başladı, sanki çok gerekliymiş gibi. Sonra bitmemiş birtakım projelerinden bahsetti biraz, hala insanların önünde konuşuyorduk ve bu bana biraz saygısızlık gibi geliyordu bu insanlara çünkü sonuçta kimse birşey anlamıyordu, Kibarlığından olsa gerek kimse de birşey demiyordu, ya da bu hayal fazlasıyla benimdi. O kadar önemli değildi fakat en azından beni anlayan, anlamak üzere çabalayan, çabalamış gibi yapan birine ihtiyacım vardı. O da fazla yorucu da olsa, yine de iyi beceriyordu işini. Ona en güzel iç sesimi hazırladım, ses tonu son derece rahatlatıcıydı. Hatta o kadar rahatlatıcıydı ki ben böyle birşeyi daha önce niye yapmadığımı sorar oldum kendime. Fakat bazen ona karşı da garip davranışlarda bulundum, sanki onun, gerçekliğini kabul etmem icin bana baskı yaptığını sandım, çünkü gerçekliğini kabul etseydim belki beni sonsuza kadar terk edebilirdi. Ama bu da elimde mi bilmiyorum. Bir keresinde baska bir yerde yari uyku halindeyken boyle bir ikilinin gercekligini kabul ettigini hatirliyorum,hemen ardindan da boyle bir ikilinin hic olmadigini anladigimi saniyorum,bu korkunc bir bosluk yaratmisti o an icimde. Fakat büyük ihtimalle bu da benim korkum. Tipki gercek insanlarla konusurken,onlarin sanki benim icimden geceni anlayabileceklerini sanip korktugum gibi. Cunku aynisini,beni rahatlatan seyler icin de yapiyorum,yani mesela benim o anda icimden gecen seyin anlasilmasi benim acimdan mutlu ediciyse,kendimce karsi tarafin bunu muhtemelen anlayabilecegi bir bicimde ifade etmek,tam tersi sekilde hic korkutucu olmuyor,aksine son derece rahatlatici oluyor,anlamasalar bile,sadece birazcik guler yuz gostermeleri yeterli bunun icin,boyle bir oyunu annemle yapardik saniyorum,yani annem oyun olarak yapmazdi belki ama ben kendi icimde bunun bir oyun oldugunu sanmistim,hala bu oyunu devam ettiriyorumdur belki de. Belki de bu cesit bir rahatlamanin getirdigi rehavetle,herhangi bir iliskide hep bu rahatligi ariyorumdur,belki onlar da anliyorlardir,belki su ana kadar olan hepsini anlamislardir icimden gecenlerin,fakat bunlarin korkutucu ya da muthis neselendirici olmalarini anlayamamislardir,sikilmislardir. Rol yapar gibi hissetmislerdir benim yanimda. Belki de tamama erdirmemi beklemislerdir.

Bu sacmaliklarla fazla vakit geciriyor da olabilirim. Fakat artik elimde ne kaldi ki? Acilarimi bile astim neredeyse,fakat isteklerimi asamadim yeterince. Sanirim o hep bende olan hirs gibi birseyi dinlemememi istemislerdir. Bu da zor birsey,eger hayatin bu oldugunu soyluyorlarsa,o zaman o hirs gibi seyi de hayata dahil etmeliler.

Bir de insanlarin suratlarindan anladigim mimikler,duygular aslinda benim uyguladigim,benim yaptigim seyler,bunlari kendimde ne kadar izledigime bagli olarak yorumluyorum onlarda gorduklerimi. Bunlarin hepsi de yanlis olabilir. Hepsini duzeltebilirim,fakat yine de elimden geleni yapmis olamam. Cunku giden hic geri gelmeyecektir,ama demin de aslinda gidenin oldugu gibi olmadigini soylemistik,fakat oyle olmasi ne degistirir ki gercekten? Bir kere de bana fedakarliklar yapilabilirdi,dinlenebilirdim. Sonra da gelip,aha iste hayat tam da bu diyecekler,biz zaten boyle olacagini biliyorduk diyecekler,peki bu adamlarin hic kimseleri yok mudur? Biraz kendilerine baksalar olmaz miydi? Onlari bu konuma getiren neydi peki?

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder