World of Warcraft'ı o kadar çok seviyorum ki,sadece yapmak zorunda olduğum şeyleri yapsam,geri kalan zamanda World of Warcraft oynasam,gezsem haritayı,coğrafyayı.Questlere göz gezdirsem,neler hazırlanmış uğraşsam.Argent Tournament bölgesi olsun,onun batısındaki cult of the damned topluluğu bölgesi olsun,sonra yine bu Argent Tournament questlerinde bazen çıkan kurbağa öpme questleri olsun,taa Grizzly Hills'lere kadar götüren,birşeyler var bunlarda beni oyuna çeken.Bu aynı questten,daha doğrusu questi veren kişiden bazen Howling Fjord'a götürten quest çıkardı.Göl ortasında birşey yapıyorduk ama hatırlamıyorum.
Mesela önceden,2010 yıllarında bir zamanda,Cataclysm ek pakedinin çıkmasından yakın bir zaman sonra,yaklaşık 1 hafta sonra filan,82. veya 83. leveldayken Uldum'da olduğumu hatırlıyorum.Ben bir ekranın karşısında,beni Uldum'da temsil eden karakterimle karşı karşıya sandalyede otururken,bu iç manzaranın dışında ayrıca dış manzarada çok güzel o sırada.Bir elektrikli ısıtıcı var bana doğru dönük,çok hoş bir şekilde ısı ve ışık yayıyor bana doğru,fakat ayakları onarılmış.Ayağının biri kırılmıştı çünkü.Üstelik,sabah olmak üzere.Bir taraftan da sıcak çikolata içmek için ketılı takmışım fişe,içeri getirmişim mutfakta çalışıp sesinden ailem uyanmasın diye.Nihayet ısınıyor,ben sıcak çikolatamı yudumluyorum sandalyede,ve Uldum'da bir yerde,muhtemelen Harrison Jones quest zincirini çözmeye çalışıyorum.Yer altında bir yerdeyim.Eğleniyorum ve mutluyum son derece.Fakat okula gitmek durumundayım.Biraz sıkıcı,ama yeterince motive oldum sanırım.Belki bu motivasyonla iyi geçer okulum bugün diye düşünüyorum içimden.Giyiniyorum ve gidiyorum.Yağmur yağıyor hafiften,ama hiç hızlı değil,yavaş.Utanıyor sanki ses çıkarmaktan yağmur,huzursuz etmek istemiyor beni.Uldum hatırasından uzak kalmamı istemiyor.
Nihayet,okula varıyorum.Sınıfa iniyorum,sınıf bile çok hoş görünüyor gözüme.En yakın arkadaşıma selam veriyorum.Gülümsüyorum vesaire.Mutluyum.Diğer arkadaşlar da etraftalar.Onları da sanıyorum sevmişimdir o anda,bir sıcaklık hissetmişimdir onlara karşı.Çünkü hava çok hoş bugün.Ben bile hoşum.Fakat o da ne?Okul tatil olmuş.Hmm.Aslında şimdi düşünüyorum da aslında o gün tatil olmasaydı belki o günkü mutlulukla ve huzurla diğer arkadaşlarımla da iyi bir ilişki kurabilirdim diye düşünüyorum,sevgi dolu bir ilişki.Fakat yine de,o gün eve gidince mutlu olmuştum.Oyunuma ve levelingime devam etmek istedim ve ettim de.
Sonra annem uyanıverdi eve geldiğimde,Emre diye bağırdı.Taa odadan bağırmasına sinir olmuşumdur aslında ama hatırladığım kadarıyla o gün o kadar sinirlenmemişimdir herhalde.Aldırmadım,niye odadan bağırıyordu geleydi yanıma?Neyse,bilgisayara oturdum yine.Annem o zaman geldi.Tatlıydı bugün,üşüyordu biraz.Okul yoktu tatil oldu bugün dedim.Sevindi.Ben de oyunuma devam ettim.O gün de öyle geçti işte.Dediğim gibi,aslında okul olsaydı daha iyi geçebilirdi.Ne bileyim,o geceki mutluluğumu paylaşabilirdim arkadaşlarımla.O sabah daha bir ihtiyacım vardı sanki sosyalleşmeye.Annem vardı işte bir de sosyalleşecek.Ama ona sorumluluklarım da vardı biraz.O yüzden çekiniyordum biraz.Her neyse,hep mutlu olunmuyor işte.İllaki ufak bazı problemler oluyor,bunları çözebilir insan.Fakat bunları belki kendi istediği şekilde çözümleyemeyebilir,enerjisi yetmeyebilir buna.Oluyor yani.
Bir dahaki sefere Uldum'a Warriorum ile gelişimi anlatacağım.Onu level atlatırken de çok ilginç,eğlenceli anlar yaşamıştım.İlginç demeyelim de işte,yazım alışkanlığı oldu bu kelime sürekli yapıyorum birşeyi betimlerken,daha çok mutlu dakikalar,mutlu anlar diyelim.Şimdilik bu kadar.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder