2 Mayıs 2015 Cumartesi

Hayatımı yazıyorum

Merhaba.Ben x yılında doğdum.Bir anne bir babanın 3. evladıyım,oğluyum.Annem beni emzirme sürecinden sonra bakıcılara baktırmak istemiş genelde,ilk önce anneannemlere baktırmak istemiş,bir süre bakmışlar bana ama annemin diğer 2 çocuğuna da baktıkları için böyle birşey çok zorlamış anneannemi.

Anneannem,zaten gençliğinde 11 erkek kardeşinden sorumluymuş,en büyüğü oymuş ve annesi genelde hep meşgul olurmuş,abla olarak onları büyütmüş,yetiştirmiş.Onun dışında fındık tarlalarında epey yararlı olmuştur diye düşünüyorum 11 erkek kardeş olması.Hasat zamanında kendi elemanlarıyla toplamışlardır ailecek herhalde fındıkları,daha fazla kar etmişlerdir.Bu yüzden,daha fazla çocuğa bakmak istememek hakkıdır diye düşünüyorum zaten,o yüzden anneannemin bu isyanına hak veriyorum.

Hem neden yapıyorlar ki beni?Bakamıyorsanız yapmayacaksınız,ama eğitim denen birşey pek yok demek ki ya da düşünce denen birşey.Güya üniversite terk bir anne baba olacak benimkiler.İş,güç;bunlar hikaye.Hayatlarında şu zamana kadar bile yaptıkları işte kurumsallaşamamışlardır kendileri,fakat oldukça büyük kar da etmişlerdir,biliyorum o zamanlardan hatırlıyorum.Sanki çok meşguller ya,bir de bakmıyorlar bana kendi ebeveynlerine güveniyorlar.Şu anda 19 yaşında bir birey olarak,insanın çocuğuyla da ticari işletme yürütebileceğini düşünmekteyim.Özel bir yer ayrılabilir,çocuk için;evet iş yerinde bile.

Her neyse,anneannem daha fazla bakamam artık lütfen başka birşey yapın demiş,tansiyonum var benim demiş.Sonrasında galiba bir süre annem bakmaya devam etmiş bana.Ama bir süre.Sonra,bakıcılar bulmuşlar bana,ilk önce akraba çevresinden.Çok iyi bakıcılarım da vardı ama,gerçekten çok iyi.Akraba çevresindendi bunlar tabii ki.Pek hatırlamıyorum ama,bir tanesi kötüydü mesela.3-4 yaşında yokum,muhtemelen bezleniyorum hala,ve bakıcı gittiğim ailenin babası,bana sigara içiriyor şakacıktan,çekiyorum hafiften içime,öksürüyorum.Ya da üflemiştim galiba,tam hatırlamıyorum.Tek kötü olabilecek şey olarak bunu hatırlıyorum,ama illaki dayak da atmışlardır,çünkü bakıcılar genelde dayak atarlar.

Bu sigara içtirilen ev,akraba eviydi.Sigara içtirilmesi dışında güzel bir yerdi,güzel bakmışlardı bana.Benden büyük,muhtemelen 7-8 yaşlarında bir kız vardı,benim tüm organlarımı görüyordu hep bezlenirken,hususiyetle gelip seyrediyordu.Öyle işte,oradan da annem veya baba tarafından dedem gelip beni alıyordu.Dedemi de seviyordum,çok genç,çok dipdiri,epey kuvvetli,vurdu mu devirebilecek fakat efendiliğinden ve şiddete eğilimli olmadığından yapmayan bir insandı.1,67 boyundaydı.Kendi kelimesiyle,"kok" u vardı başında,bere demek.Vla neydiysiz,gibi birşey demeye eğilimli bir ağzı vardı hep.Çünkü çok duydum hep dedemden daha sonraları bu kelimeyi:vla neydiysiz,neydiysiz vla??Neydiysiiiiz diye uzatırdı böyle.Alıp götürürdü,fakat bu daha sonra babaannemlerin beni almasıyla götürmeye başlamıştı,babaannemlere götürürdü.Annem geldiğinde ise hoplar zıplarmışım,böyle anlatırdı annemin kendisi.Ya da bunu dedem mi anlatıyordu bilmiyorum,galiba dedem diyordu:"Beni görünce hoplardın zıplardın" diyordu.

Ama orada epey mutluydum bence,küçücük bir çocuk olarak.Öyle öyle,sanıyorum birkaç bakıcı daha dolaştıktan sonra babaannemin kız kardeşinde kalmaya başladım.Babaannemin bu kız kardeşi,epey iri yarı,güçlü bir kadındı.Çok cesaretli bir kadındı,beni de cesaretli olmaya yönlendirirdi.Sokakta sürterdim hep,ama genelde tektim hep."Git şu alt kattaki Y. ile H. a amaz goyam diye küfür et gel" derdi.Ki bu Y. ile H. üniversite öğrencileriydi.Ben ise 5 yaşındaki bir çocuktum.Giderdim hemen yapardım,vururdum kapıyı:"amaz goyam".Bu bir küfürdü,hani herkesin bildiği bir küfür.Babaannemin kardeşinin ağzı öyleydi,köylü ağzı işte.Her neyse,böyle küfür edip kaçardım.Ama epey mutlu olurdum ve özgüven aşılanırdı bana.Daha sonraki zamanlarda kaldığım yerlerde bu ortamın tam tersi olması çok fena bocalatmıştı beni,kendimi sorgulamama sebebiyet verdirmişti.Yine kaydım konudan,off.İşte,küfür edip kaçardım.Onlar da gülerdi.Ama severlerdi beni bilirim,apartmandaki birçok kişi severdi beni.Sonra yukarı çıkıp,"hala hep sen örgütlüyorsun dimi bu çocuğu küfür etsin diye ayıpsın valla" gibi şeyler derlerdi babaannemin kardeşine.Gülüşürlerdi.

Balla pekmezle,bolca ekmekle beslerdi beni babaannemin kız kardeşi,kendisi de öyleydi ama epey sağlıklıydı aslında.Ben de çok sağlıklı ve kuvvetli oldum orada.Bunu kullanmaktan da o zamanki özgüven aşılanması sebebiyle pek çekinmiyordum da sanırım,göstermekten de çekinmiyordum.O zamanlar,orada bir çocuk parkı vardı.Sevmediğim bir çocuk vardı orada,birazcık şişman,ama benim kadar güçlü.Dövmek istiyordum onu,ama dövebildim mi hatırlamıyorum.Babaannemin kardeşi de "git kaşının üstüne vur" diye tembihliyordu bana hep.Ama hatırlamıyorum işte yaptım mı bunu.

Onun dışında,sokak hayatım güzeldi.Aile hayatı da güzeldi,bu babaannemin kardeşi,hadi halam diyeyim şuna;halamın kocası da çok iyiydi bana karşı.Sesi çok hoştu,gevrek bir sesi vardı.Sürekli soru sorup duruyordu."Anneni mi daha çok seviyorsun yoksa babanı mı?" diye.Sonra onların 20-25 yaşında bir oğulları vardı.Bir de bu oğulun kızı mı ya da bir akrabası mı olduğunu tam hatırlamadığım,Kevser diye bir kız vardı.Benden 2-3 yaş küçüktü.Çok tatlıydı.Sevgi duygularım kabarıyordu.Sen ne tatlı şeysin öyle diyerek yanaklarından sıkasım geliyordu bu kızı.Çok uslu bir kızdı.Sürekli konuşuyordu yavaş yavaş,tatlı tatlı.Çok sevmiştim bu kızı.İşte,oradan daha fazla birşey hatırlamıyorum,halamın bana bu vermeye çalıştığı özgüveni çok özlüyorum,o 2 öğrenciye küfür ederken ki kazandığım özgüveni,hissettiğim mutluluğu çok özlüyorum şu anda.Daha sonraki dönemlerde,mesela babaannemle kaldığım zamanlarda,keşke eskisi gibi olabilsem diye düşünürdüm hep,şimdi de öyle düşünürüm hep.Hah,söylemeyi unuttum.Bir keresinde burada kafa üstü yere düşmüştüm,boynumu kırabilirdim.Ama birşey olmadı,ama kafamda şişlik oldu.Hala yeri ters gördüğüm zamanı hatırlarım,sanıyorum bir veya iki saniye de öyle kaldım.Tersten gördüm dünyayı,çok ilginç gelmişti,kafam da acırken.Her neyse,sonrasında oradan ayrıldım zaten,babaannemlere geçtim.Şimdi de sıra oraya geldi zaten.

Şimdi sıra geldi,babamın annesine gitmeye.Burayla ilgili bir sorun vardı,onu da tam hatırlamıyorum buraya ilk gidişimizden önce mi sonra mı diye ama sorun şuydu:babaannem aynı zamanda babamın kız kardeşinin çocuğuna da bakıyordu.Benden bir yaş büyüktü bu çocuk.Çocuk filan diyorum ama,çok çok net hatırlıyorum yani herşeyi.Çünkü bu konuda halamla da kavga etmişti annem.Hem de merdiven önünde,bağıra çağıra.Benim çocuğuma bakacak,hayır benim çocuğuma bakacak kavgasıydı,ben de izliyordum orada.Çok şiddetliydi.Annem neredeyse ağlayacaktı sinirinden,hissediyordum.Çok hassastı o açıdan o zamanlar,halamdan açıkça çok daha fazla iş hacmine sahipti o zamanlar,ticaret yapıyordu,ticaretle uğraşıyordu,ihale alıyordu.Halam ise muhasabecilik gibi bir işle uğraşıyordu sanırım.Ben ticareti tabii ki daha riskli ve stresli bir iş olarak gördüğümden söyledim iş hacmini,sonuçta hayatlarını veriyorlar işlerine neredeyse.

Kavgaya gelirsek tekrar,bağıra çağıra kavga ediyorlardı.Halamın sesi,halamın yanık sesi daha çok çıkıyordu.Buradan sanki halamın yeneceğini anlamıştım gibi.Halamın yenmesi,yani babaanneme gitmemem,aslında benim işime geliyordu,annemle kalmak istiyordum ben annemi seviyordum doğal olarak.Ama annemin de böyle üzülmesini ağlamasını istemiyordum.Garip hissettim,gereksiz hissettim daha çok.O zamanlarda intihar etmeyi düşündüm,hatta buna teşvik de edildim,halam tarafından,ama bunu direkt ya da isteyerek bana kastından yapmamıştı sanıyorum,bu onun karakteriydi biraz.Ama çok daha sonra bir zamanda oldu zaten bu,yeri gelince bahsedeceğim.

Ama bu kavgadan önce,sanıyorum babaannem bir ara ikimize birden bakabiliyordu.Babaaannemde kaldığım ilk zamanlarda,hep bu benden bir yaş büyük çocukla karşılaşırdım,galiba o zamanlar annem bırakıp tekrar geri alıyordu beni,bir süre sonra temelli bırakmaya başladı beni,o sıralarda babaannem artık durumdan rahatsız oldu ve sadece birimize bakma durumu olabileceğinden yakınarak,bu kavgaya sebebiyet verdi.Bu zamanlar,pek hoş olmamıştı.4-5 yaşlarındaydım sanıyorum,sevmedim bu çocuğu.Haşin,sert görünüşlüydü.Kavga etmeye meyilliydi,yani ben öyle görüyordum onu.Ama belki de ben pek insan sevmeye,sosyalleşmeye meyilli olmadığımdan böyle olmuştu aramız o zamanlar.Kendi halimdeydim,korku halindeydim.Ama gerekirse karşılığını da verirdim eskinin gücünü uyandırarak,babaannemin kardeşinin hazinesi vardı içimde.Ama babaannemin kardeşi yoktu artık yanımda,canım büyük halacığım.Ne farkedecekti ki o yokken böyle şeyler yapmak?Bırakayımdı ne yaparlarsa yapsınlardı.

Bir keresinde yerde oturuyordum,yani başımda tahtadan sandalyelerle çevrili tahta masa vardı,o zamanlara has bir sandalye ve masa çeşidi,taa 80 lerden kalma.Arkamda yine 80 lerden kalma eşya dolabı vardı.Balkona doğru dönmüş,bağdaş kurmuş oturuyordum,sandalyelerin arkasından ışık pek gelmiyordu,karanlıktı biraz.Yani başımda da bu çocuk,sandalyenin üzerine elini atmış,bana tepeden,belli ki agresif bir tavırla birşeyler soruyordu ya da söylüyordu.Benden hoşlanmıyordu belli ki.Ben yaptığı ya da söylediği birşeyi çok delice bulup "o zaman psikoloğa gitmelisin" demiştim,5 yaşımda filandım.Kaval kemiğimin çevresindeki kas kısmına doğru tekme savurdu.Acıdı.Karşılık vermek istemiyordum,1 yaş da o zamanlar fiziksel olarak çok farkediyordu.Ama acıyordu,bunun intikamını alacaktım ben.Ağlayacak gibi oldum ama gösterecektim ben ona.Ben neler yaşamıştım,benden 1 yaş büyük birinin bana vurduğu bir darbe mi yıkacaktı beni?Yıkacaksa yıksındı,ama bunun karşılığını kötü ödeyecekti.Ama o dediğim lafı,"psikoloğa gitmelisin" lafı o zamanlar deliler psikoloğa gider gibi bir algı olduğu için,epey şiddetli karşılık vermişti.Ayrıca ben bu lafı nerede duymuştum o zamanlar?Psikoloğun ne olduğunu nereden biliyordum?Kesin çocuklar duymasında duymuş olacağım diyeceğim,ama o zaman 7 yaşlarında filan olmam gerekir,ama hatırlıyorum bu olay olduğu zaman okula gitmiyordum ki.Bilmiyorum artık.Ama ben bu çocuğa gösterecektim.

Daha sonra buna ikimiz balkondayken,gerilip bağırsaklarına yumruk atmıştım.Epey acımıştı gördüğüm kadarıyla,ama intikamımı almıştım.Hoşuma gitmişti bunu yapmak aslında,intikam olduğu için.Çünkü o bana neler yapmıştı o zamanlar.Daha sonra halam geldi galiba,aldı gitti çocuğunu.Babaannem beni dövmüştü galiba bu olaydan sonra.Nedense böyle de birşey vardı,hep ben dövülüyordum.Ağzıma biberi de sürmüştü bir kere,ne saçma işti bunlar.Çok feci nefret ettirmişti bu beni sadece,olayı çözmemişti.Bir daha yapmayacağım diye birşey yoktu.Heh,hatırladım.Başparmağımı emiyordum,bunu yapmamam için ağzıma biber sürülmüştü.Bu çocuk sürekli beni ispiyonluyordu.Belki öyle yapmasam ve ispiyonlasa yine böyle olacaktı.Nefret ediyordum ikisinden de.

Ama bu olaydan sonra olsa gerek,yani halamın çocuğunu gelip almasından sonra olsa gerek,bir akşam gelmişlerdi birşey için eve.Ben de onu bekliyordum gelince yine dövmek,dövebilmek için.İlk o başlatmıştı.Ama öyle olmadı.Halam ve babaannem güvenlik önlemlerini son derece sıkı tutmuşlardı.Ben korkuyordum biraz da sanki,gelecek mi gelmeyecek mi?Kavga edecek miyiz uslu uslu barışacak mıyız?Ölsem de kurtulsaydım keşke dedim yine.Mutfaktaydım ben,pencereye yakın oturuyordum.Mutfak,bir koridor gibiydi.Koridorun sonu,pencereydi.Ben de oradaki masanın dibindeki sandalyede oturuyordum.Benim önümde babaannem vardı,beni muhtemel bir saldırıdan savunmak için ya da halamın o andaki işini yapmak için bekliyordu.Halam,babaannemden sanıyorum salça gibi birşey almak için gelmişti,dolabı açtılar.Ben bakıyorum acaba gelecek mi diye.Sonra birden gözleri kıpkırmızı bir biçimde bir saldırı durumunda üstüme doğru gelmeye başladı.Bağırıyor,çığlık atıyordu.Babaannem beni iyi savunuyordu.Korkmuştum biraz,neydi bu öfke böyle?Tırnaklarını geçirmek istiyordu derime.Ne vahşet.Ama ulaşamıyordu bana.Galiba biraz sırıttım o anda,hoşuma gitti öyle korunmak ama yine dövmek de istiyordum.Bıraksındı bu şiddetli erkek ayaklarını artık.Halam da tutuyordu tabi çocuğunu arkadan,ama ağlayarak gitti.Sinirden ağlayarak.Ağlamak sinire epey etki yapıyor aslında,insanlar ağlayarak savaşsalar daha etkili olurlar,buna imzamı atarım.Kaslar daha iyi çalışıyor sanki.Utanma falan olmamalı,insan kendisi için savaşıyorsa,en iyisini yapmalı.

Artık burada tam zamanlı kalıyor muydum bilmiyorum ama,son bir büyük tartışma olmuştu annemle babaannem arasında.Orada ya kalacaktım,ya da sanıyorum babaannemle komple ilişkiyi keseceklerdi.Bunu öyle tahmin ediyorum,çünkü babaannem biraz torpil geçiyordu kızına sanıyorum,bu yüzden çok kızıyordu annem ona.Babam da öyle.Bu yukarıda bahsettiğim annemle halamın büyük kavgasından daha sonraydı bu durum sanıyorum.Ya da bilmiyorum,ama olaylar tamamıyla gerçek,kronolojik sırasını tam hatırlamasam da.

Olaya geçeyim,annem babam,arabayla;muhtemelen renault 19 ile babaannemlere gidiyoruz.Bana bakmasını istiyorlar babaannemin,babaannem yoğhğhğ yoğhğhğ diyor,bir İsveçli gibi adeta.Boğazdan bir "skit" sesi örneği var burada,ama buradaki Anadolu versiyon.Çok ilginç geliyor bu konuşmalar yahu,kaç türlü aksan göreceğim daha?Anneannemler Türkçe konuşuyor,bakıcılar Türkçe,köylü Türkçesi filan.Buradakiler çok daha farklı bir dil konuşuyorlar.Zahar filan diyorlar,galiba demek anladığım kadarıyla zahar.Bunalıyorum midem bulanıyor bu Türkçeden.Bu arada dedem de var,o nötral bakıyor biraz,valla bilmeyim ki ahhahahh diyecek gibi duruyordu galiba o da.Bu mutfak masasında topluca oturuyoruz.Babaannem cama yakın sandalyede oturuyor.İstemiyorlar beni.Ollllley annemlerde kalıyorum artık diye düşünüyorum.Annemle kalacağım diye düşünüyorum.Sevmiyorum burayı pek.Ama düşününce,annemin başka bir bakıcıya vermeyeceği ne belli?Ama bu da belli değil pek,zira iş yerinde de bir süre bakmış bana küçükken,emzirme zamanlarında.Sonra galiba,bir hışımla çıkıp gidiyoruz oradan,arabaya atlıyoruz.Babam almazsan alma ulan,seninki can da bizimki patlıcan mı der gibi bir havada biraz sinirli biniyor arabaya,bu sinirini içeride de göstermiş ki belli,hava yaratmış;dedemi ve babaannemi etkilemiş.Dedemi gördüm,bi baktım demir kapıyı açtı,koşuyor bizim arabaya doğru,arkasından babaannem.Fikir değiştirmişler galiba,alıyorlarmış beni tamammış.YAAAAA.Ya ama öyle olmayacaktı yaaaaa.Anneeeeee.MUTTERR.MUTTAAĞĞ.MUTTAAAĞĞ.MUTAAAAAAAAA.Tabi o zamanlar sadece tek dilde bağırıyorum,yine geliyorlar bırakıyorlar beni.Tam bu ana mı ait bilmiyorum ama,onlara lütfen beni de götürün dediğimi hatırlıyorum,ağlıyorum onlara.Ama gidiyorlar.Galiba bu sonraki bir zamanda.Sonraki zamanlarda,annemler bir süre babaannemlerde kalacaklar,kanepeye serecekler yatakları,annem benimle yatacak,babam tek.Babam biraz kilolu.Fakat anlamıyorum,yeterince çalışmıyorlar mı böyle bir kadere muhtaç bırakıyorlar kendilerini?Yani o zamanlar böyle düşünmüyorum tabi ama,o zamanlarda niye böylelerdi,anlamıyorum.

İşte,annemler artık akşamları geliyorlar buraya,sabah da işe gidiyorlar.Hatta bir keresinde açılmış kanepeden düşüyorum,ağlıyorum.Babam annemi çağırıyor,sen neden kaldırmıyorsun be adam!Çok bağırıyor,oysa kendisi kaldırsa beni.Kilolu olduğundan sanırım,annemle aralarında nasıl bir ilişki var tam bilmiyorum.

Bununla ilgili birşey hatırlıyorum mesela,çoook önceden,4-5 yaşımdayken,boyum yemek masasına yeterken,annemle babam ben,evdeyiz ve kahvaltı yapmak üzere toplanmışız.Babam masanın başında,annem de birazdan burada olur herhalde.Sucuklu yumurta görüyorum,yeşil zeytin görüyorum.aa,hemen ağzıma atıyorum.Çok acı geliyor o zaman yeşil zeytin,ağlıyorum.Babam ise gülüyor,neden güldüğü belli değil.Ama hoşuma gitmiyor böyle gülmesi.Sevmiyorum babamı açıkçası pek o zamanlar.Ne zaman sevdiğimi biliyorum ben babamı.

Bu annemle babamın babaannemlerde kaldığı zamanlara geri dönersek,aslında iyiydi böyle mutluydum.Hep böyle olsaydık ya o zamanlar.Dedem filan da çok iyiydi,fakat sabah 5 te çıkıyordu yola,geze geze gidiyordu iş yerine,akşam 6 da dönüyordu.Bana bilgisayar da getirmişlerdi,annemlerin yattığı kanepelerin yanı başında,kapının yanında,fişin tam altında,sadece kocaman tüplü bir ekrandan oluşan bilgisayar.Gerekli herşey bu tüplü şeyin içinde.O zamanlar öyle tabi,all in one teknolojisi o zaman bile varmış demek ki,ha-ha.Windows 95 var tabi.Dos filan,çok sıkıcı şeyler.Benim bilgisayarda ise,golden axe diye bir oyun var.Sırf onu oynuyorum.Bir keresinde,oyundan çıkıp dos ekranına dönüyorum,tekrar oyunu bulamıyorum kim bilir nerede diye.Çok üzülüyorum.Sinirleniyorum.Babaannem kızıyor bana.Zorla yatışıyorum.Sıkıcı hayatıma geri dönüyorum.Ondan sonra da bilgisayar kaldırılıyor galiba.Kırmıştım galiba o gün bilgisayarın ekranına yumruk atıp.Hep sinir,hep stres.

Öyle öyle,yine mutluydum,annemle babam,dedem babaannem.Babaannem özgürlüğümü kısıtlayıcı şeylerde bulunsa da sorun değildi,anneme söylerdim ehe ehe.Ama birazcık daha sonrası,artık bu kadar mutlu olmayacaktı benim için.Artık bir ev tutacaklardı annemle babam.Burada kalmayacaklardı.Ben ise hala babaannemde kalacaktım.Fakat birkaç kere gittim,birkaç haftasonu kaldım orada,hatta her hafta sonu.Yakındı çünkü,fakat yemek konusu sıkıntıydı,annem yemek yapmasını pek bilmiyordu.Aç kalıyordum,zayıflıyordum.Beni istememesinin en baştaki,en temel sebebi de buydu.Bir türlü kabullenemiyordu beni,kendisini nasıl besliyordu acaba?

İşte şimdilik bu kadar.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder