12 Kasım 2014 Çarşamba

Aşksal birşeyler

Öncelikle,sizi nasıl anlamlandıracağımı,hitabet edeceğimi hiçbir zaman bilemedim,belki onca zamandır,hiç isminizi kullanmamışımdır,herhangi bir seslenme bile olmamıştır belki.Belki de bunu düşünen sadece benimdir.Belki de böylesi iyidir,nitekim,şu ana kadar kendime yakın hissettiğim karşı cinslere herhangi bir açılımım olmadı,belki bir çılgınlık yapıp ilk kez size isminizle seslenip,itirafımı yapabilirdim.Tabii bunun için zilzurna sarhoş olmam gerektiği kadar,doğru mekanda olmam da gerekiyor,ki bu da neredeyse imkansız.Bu imkansızlıklar bununla da kısıtlı değil.Gözlemlerime dayanarak söyleyebilirim ki;aslında çok farklı bir kişiliksiniz,belki benim ilk defa ciddi anlamda hoşlandığım,fakat yine de bana uzak bir kişilik gibi.Benden o kadar farklısınız ki,ve bende,o kadar size uzak.Yaklaşmak istesem bile,sizin beni sevme ihtimalinizi,ve sağlam bir ilişki kurma ihtimalimizi göze alarak söylüyorum ki,zaten çok düşük bir ihtimal-ben kendimden çok fazla feragat etmek zorunda kalırdım.Kendimi de biraz fazla severim bilirsiniz,belki bu yüzden fazla insanlara açılmadığımı farketmişsinizdir-ki zaten tek sebep de bu değil-Yine her ne kadar kendimi sevsem ve sizin için feragat etmek zor gelse de,eğer bir ihtimalim olsaydı,sizin için seve seve fedakarlık ederdim kendimden.Ama işte onu bile yapamıyorum.Neden biliyor musunuz?Benim kendi hayatımdaki feda etme kuralları ile hayatın kendi feda etme kuralları çok farklı.Şüphesiz,ben kurban olsam bile aradığım şeyi hiçbir şeyde duyumsayamayacağımı ayrımsıyorum.Belki,sizin başka paralel evrendeki benimle uyuşan versiyonunuz olsaydı da oradaki ben olmayı ne çok isterdim.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder