28 Kasım 2014 Cuma

Mafia driver adlı ufak,küçük oyunu hatırlıyorum. Nasıl indirdiğimi hatırlamıyorum bunları fakat. Yani,daha nasıl geçebilirdi ki birtakım şeyler? Tıpkı şu anın renksizliği gibi. Manası yok bunların pek.

27 Kasım 2014 Perşembe

Potansiyel olarak onun bana zarar vermeye kalkıştığı bir durum düşünüyorum. Muhtemelen korkudan şoka girerdim. Cesaretle pek ilgisi yoktu bu durumun çünkü bir anda kurban durumuna düşeceğimi düşünüyorum,pek mukavemet gösteremezdim diye düşünüyorum.Gerçi böyle bir durumu hiç beklemediğim de söylenemez.Hayat çok sıkıcı zaten,fakat canım da yatmak istiyor.
Simdi eski bir arkadasimin,fakat o kadar da eski olmayan bir arkadasimin fiziksel bir hali uzerinde birkac gorus belirtmek istiyorum. Sadece ve sadece fiziksel,disari yansiyan,ici ile ilgili bilemeyecegimiz kisimlari olabilecek birsekilde yazacagim dusuncelerimi. Yani soyle ki mesela benim baskalarinin birtakim secimli baskalarinin yaninda hissettigim seylerin yansimasi benim gercek karakterimden ne kadar uzaksa,yani ben bunu gercek karakterim diye tanimladigim seyden ne kadar uzak goruyorsam,yani dusuncelerimden ne kadar uzak goruyorsam,yani belki de dusunmemek icin kactigim bu eylemler,kendimden bu denli uzaksa,iste onun bu dis gorunus hali fiziksel hali de kendisinden o kadar uzaktir diye dusunuyorum.

Cok endiseli ve cok hareketli bir hali vardi,yerinde duramiyordu. Bir ara ayaga kalkti,etegini cekistiriyordu. Hala cok endiseliydi,ve sanirim benle olan ufak bir konusmasindan aslinda gorundugu kadar endiseli olmadigini farketmistim. Ama endiseli gorunurken cok daha guzellestigi soylenebilirdi,ama bu haldeyken de cok tehlikeli oldugu soylenebilirdi cunku muthis derecede sinirli olabilecegini de dusunuyorum bu haldeyken. Kesinlikle kendisiyle konusulacak bir vakit degildi diye dusunuyorum,bu haldeyken yani. Eger konusmak zorunda kaldigimi dusunuyorum da,yanlis birsey soylemis olsam,o anki muhtemel ofkesi cok acimasizca sonuclara gidebilirdi. Ben cok korkardim boyle bir ihtimalden mesela. Etkilenmeye ve cokertmeye cok acik bir halde gibiydi,ve genelde ezik bir tip olan ben icinse kesinlikle cokertme tarafi daha agirlikli gorunuyordu benim icin. Ya da belki de ikisi de olabilirdi ama benim gorecegim taraf beni nasil cokertecegiydi ve uzecegiydi. Ama belki de objektivist olarak bakilirsa,o kadar da onemli degildi. Daha da onemli olan sey ise benim de o anda belki de onun gibi,birtakim dis etkilere,fiziksel etkilere bagli olarak davrandigimdi,yani ben oyle dusunuyorum. O sirada ben de kendi arkadaslarim tarafindan cevrilmistim,bu durumdan pek hosnut oldugum soylenemezdi. Sonuc olarak,muthis bir bilinmezlikle kapli bir kizdi,uzaklastiriyordu bu tur davranislariyla kendini insanlardan bilerek ya da bilmeyerek.


Well,every one for itself,anyway. What can you do sometimes..

Yarin,yani aslinda bugun,son 3 saat daha uyuyup okula gidecegim. Bazen cok uzuluyorum,bir insan nasil bu kadar yalniz olmus olabilir? Yalniz hissetmis olabilir ya da? Kimseye zararim yok,neden boyle hep? Hic iyi bir sey hissetmiyorum eskiye dair. Eh,demek ki iyi seyler hissetmiyordumsa icimde biriktirip iyi niyetlerine de kotu karsilik vermem gerekirdi,belki boyle birseyler olusturabilirdim herhalde. Ama simdi,hicbirsey yok ve kendimi cok cok kotu hissediyorum.
Canim su anda en cok silithusa,ya da un goro cratere gitmek istiyor,orada bulunmak istiyor. Oralarla ilgili pek cok seyi,cografi ozelliklerini vs unutmus olsam da,kalbimde cok buyuk yer tutuyorlar. Evet,belki cok sacma ama oyle maalesef.

Silithusu hatirlamiyorum. Felwood,eversong woods,bugun de gundrak mi ne oralari hatirliyorum area olarak. 74 level warlock iken,demonology specini merak edip actirmistim,herhalde ondan once 50 levelda da olmustum bir kere demonology. Jaedenarli bilmem ne turlu,tipli yaratiklarla cebellesirken,ya da cebellesemezken. Cunku cok yavasti,afflictionla 4 mob birden oldurebiliyordum. Ama 74 leveldaki cok ilgincti gercekten. 10 saat filan suruyordu resmen oldurmek. Ama bu anidan hoslanmadim ben,birsey daha vardi bu anida benim canimi sikan.

Sonra fury warriorla,tamamen bu onceki anidan cok daha uzak,cok daha ozgur birsekilde 74 ya da 75 levelken levelimg yaptigimi hatirliyorm bu zuldrak mi gundrak mi denilen areada. Bunu cok seviyordum acikcasi. Ordan oraya ucarak saldiriyordun elinde iki tane two handed weapon ile. Warrior ile oynamanin belki de en zevkli zamanlariydi. Birtakim tarlalar,sulamali tarlalar arasindan gectigimi hatirliyorum boyle. Fakat ki priestimle ilgili hemen hemen hicbirsey hatirlamiyorum ben. Shadow olarak pek oynamamistim saniyorum,genelde healer olarak girmistim bir yerlere surekli. Simdi quest yapmanin cok daha eglenceli oldugunu dusunuyorum. Yeni yeni talentlari cok daha emek sarfederek acma vs. Fakat artik her 15 levelda bir boyle bir olay oldugu icin ne derece saglikli olur bilmiyorum.

Su anki hedefim ise,rogueyle guzel bir leveling yapmak. Belki severim rogue oynamayi. Belki de sevmem. O zaman da mage oynarim.

26 Kasım 2014 Çarşamba

Lütfen bana zarar verme olur mu? Yaptığım her neyse bir daha tekrarlanmayacağına emin olabilirsin,sana direkt olarak bir zarar vermeyi hiç düşünmedim,lütfen beni affet. Sadece yaşama hakkımı kullanmak istiyorum,lütfen beni öldürme,bir daha üstüme vazife olmayacak şekilde davranmayacağım. Sadece kimsenin birşey düşünmediğini düşünmediğim için böyle bir atılganlık yaptım,bir daha olmayacak. Zarar vermek isteseydin çok kötü zarar verebilirdin,bunu biliyorum ve farkındayım,şimdi çekiliyorum müsaade edersen.
Norveççe klavyesinde ø harfi ve diğer 2 harf ekli de neden android türkçe klavyesinde böyle birşey yok neden kimse türkleri ve özellikle grammar naziliği yapan türkleri düşünmüyor?

24 Kasım 2014 Pazartesi

Ama belki de yi ki lomamış diyebilirim yani bazen.Niye ki çünkü mesela benim birtakım düşünclerim kalrıbilecek gibi değil yan.Soakyımb yöel kılavyeye de ben 200 kez ynlışlık yapıyourm yeterte arıtk.
Bu aklımdan ve geçmişimde de yaşadığım bu kaybı nasıl onarabilirim ki?Hiçbirşekilde onaramam,hiçbirşekilde geri dönüşü yok ki.Nasıl olsun?Her an kendince özeldi ve ben yeterince hızlı değildim.Şu anda olsa ne olurdu ki?

Ama aslıdna ub o kadar da önemli değil,artık ne yazdıoğım ne yazamadağım de önemli değil,sokmayım öle ş be.

23 Kasım 2014 Pazar

Aslında bana onu hatırlatan herşeyi unutmalıyım.Dayanamıyorum artık.Hatta bana eskiyi hatırlatan herşeyi,birşekilde silmeliyim yok etmeliyim.Çok mutlu olamam belki ama en azından sürekli kalp krizi geçirecek bir kondisyonda bulunmam.Bunları da bu kadar yazıyorum fakat hiç uygulama fırsatım olamıyor maalesef.

Bu durumdan tamamen farklı olarak birşey daha keşfettim ki,şu anda bunları yazarken ki izlenme ihtimalimden duyduğum rahatsızlık,benim birşeye konsantre olmamı ve hatta düşünmemi bile etkiliyor önüne geçiyor.Daha önce de hep böyle oldu,hep etkilendim dış etkilerden sonra bunu birçeşit sanki hoşuma gidiyormuş,belki de gerçekten hoşuma gidiyormuş izleniminde olduğunu düşündüm son anda aceleyle birden.Fakat ki tam olarak böyle olmayabilirdi,ama yine de bazı şeyler çok farkında olmadan oluyordu her nasılsa.

O yüzden şimdi bambaşka birşeyler yapmalıyım ve şu sürekli başıma gelen tekerrürden kurtulmalıyım.
Şu anda bayağı bir intihara meyilli hissediyorum.Kendimi bir yerlerden atasım var,daha doğrusu,bileğimdeki damarın akış yönünde bir bıçak saklayıp tansiyonumun düşmesini hissetme isteği var içimde.Tam da bunu istiyorum işte,o bayılmaya yaklaşan hisse karşı durmak,mukavemet göstermek istiyorum yıkmak istiyorum o durumu.Başkaca,bu matematiği anlamak istiyorum.Ama en başta,sevmiyorum ben matematiği.Ama bakacağım işte.

19 Kasım 2014 Çarşamba

Bugünlerde aynı bilgisayar dilinin konustugu gibi konusuyorum. Mesela,kesinlik uzerine kuruldu genel olarak hersey. Bu son zamanlarda kendimi isime cok fazla vermemden dolayi oldu buyuk ihtimalle. Adeta,ortada bir kesinlik yoksa,herkesin bildigi kabul ettigi seyleri bile yapmayacagim. Kendimi bombos hissettim o acidan bugun. Kitap okumaya zamanim da olmuyor,dolayisiyla kendimi de pek iyi ifade edemiyorum,gerci bolum kitaplarini okuyorum,severek okuyorum hem de genelde,kafamda birtakim bolgeleri vs calistiriyor,ki ne zamandir iq dusuklugu yasiyorum,su anda onu geri kazaniyorum yavas yavas. Ama ne istedigimi de bilmem lazim tabii ki.

17 Kasım 2014 Pazartesi

Scania marka tırların ön tarafı çok çirkin,tıpkı çocukluğumda korktuğum ford tırları gibi

Bazı isimler de çok çirkin geliyor mesela o ismin verildiği kişi ile ismin söyleniş şekli arasında hiçbir ahenk göremiyorum ve bunu garipsiyorum.Belki zamanla yaşadıkça alışılan birşeydir bilmiyorum ama bu şey beni dışarıda bırakan etkenlerden birisiydi.
Yalnız kalmamak için kendi bulduğum hayalin geri gelmesi,daha doğrusu sanki yeniden canlanması beni çok sevindirdi. Fakat böyle bir hayal nasıl kabul ettirilebilir ki ya da nasıl yaşatılabilir? Ben bu türlüsünü gerçekten çok seviyorum,belki de aslında başından beridir böylesini daha çok seviyordum. Fakat bu,bunun öznesi olan kişilere nasıl açıklanabilir ki? Gerçekten normalde olandan çok çok daha iyi hissediyorum eğer böyle birşey olursa,daha nasıl ifade edebilirim ki? Daha az,çok daha az yalnız hissediyorum böyle. Bu benim sadece nasıl düşündüğüm. Evet,sonuçta bunu başka insanlara zarar vermek,ya da onları küçümsemek amacında kullanmıyorum ki.

Sorun şu ki,kendime uygun yapıda, benim kadar bireysel yapıda bir dişi bulabilseydim belki,sürekli bazı şeyleri sadece ve sadece erkek olduğum için benden beklemezdi,kendisi karşılayabiliyorsa kendisi karsilardi ve boylece sorun kalmazdi.

Simdi bu paragraf su dusunceye dogru gidecek: kizlarin da bazi sebepleri oldugu ve yeterince iyi aciklanirsa gerektigi kadar iyi olabilecekleri gercegi ve benim sonucta normal yollardan da mutlu olabilecegim gercegi.

Ama gerci ustteki paragraftan da bakarsak,insan yalniz kalmamak icin neler yapabiliyor. Gercekten,cok garip ve uzgun hissediyorum. Neden yalniz kaliyorum ki zaten ben? Neden yani? Gereken herseyi yapmiyorum mu? Yalniz kalmamak icin ne yapmak gerekiyor ayrica? Kendimi yeterince disa vurmuyor muyum? Ama olmuyor iste,olmayacak da. Olacagini hissetmiyorum,olabilecek bir gelecek de hissetmiyorum kendimde. Cok gucsuz hissediyorum bunun icin kendimi. Rahat birakin beni. Sadece ve sadece aynada kendimi gorerek de yasayabilirim ben,ne istiyorsunuz benden oyleyse? Canimi almak istiyorsaniz gelin 300 kisi oldurun beni,daha ne? Bu kadar basit. 

Simdi dusunelim,eger boyle herhangi bir durum olacaksa bile,nasil olabilir ki? Nasil bir ben boyle bir durumun icinde bulunabilir? Boyle bir durumu yadsiyorum kendimce. Cok asagilik hissediyorum bazen kizlarin karsisinda. Neden boyle hissettigimi bilmiyorum. İlgi duyduğum bir kızın bir gun ilk kez etek giyip de,daha dogrusu mini etek giyip altina da baska birsey giymediginde onu o sekil gorup onun bacaklarina baktigimda cok utandigimi hatirliyorum. Cok canli seylerdi,hareketliydi,kasliydi,bembeyaz ve cok guzellerdi,damarlari gozukuyordu ustelik. Ama galiba varisti onlar,mavi renkli damarlardi. Hahah Ha ha. Yok be ya,toplardamardi onlar galiba,o zamanki hareketsizligin getirdigi bir toplardamar fazlalasmasiyla alakali diye dusunuyorum. Zaten biraz kilolu oldugundan bahsediyordu,ama hic de kilolu degildi tam sevdigim araliktaydi ki benim icin onemli degildi ki aralik,olurdum onun icin. Nefis bacaklari vardi,bunu o zaman farketmistim. 

Ama artik,is isten gecmisti yani. Ne bileyim,gitti yani artik geri bir donus olamayacagini dusunuyorum. Ne yapacagimi bilmiyorum. 

16 Kasım 2014 Pazar

Daha fazla kapanmak gerekli sanırım benim için.Ben öyle düşünüyorum.Bu kadar karşıtlıkla başarabileceğimi sanmıyorum onca farklı diferansiyeller arasında.Vazgeçiyorum tüm bu isteklerden.Belki de ne yapmak istediğime konsantre olmalıyım artık,komple.Cevap verme zorunluluğum kimseye karşı yok.Yoktu da hiç.
Onun problemi olduğunu düşünüyorum.Ne yapacağımı pek bilen bir insan olmayabilirim,bu yüzden sağa sola değişik biçimlerde sevgi gösterme eğilimlerinde olabiliyorum,bu da bilmeden insanları kırabiliyor,ama ne yapabilirim?Onlar da bunu onaylayan davranışlarda bulunmamışlar mıydı?Belki de bulunmamışlardı.Tam olarak sorun ne göremiyorum,aslında onun bir anda böylesine bir yerden birşey çıkarmasıyla alakası var.Ben nasıl suçlu bulunabilirim ki bunda?Ortada bir suç bulunup bulunmadığı da belirsiz.Bir hız,bant genişliği sorunu var sanırım.O yüzden hızı düşürmeye karar vermeliyim diye düşünüyorum.Karar vermek değil,yapmak.Evet,aynen böyle olmalı.Baştan beri,neden böyle davranıyordum ki herhangi birine karşı bile?Hiçbir sebep yoktu böyle davranmak için.Belki hayatı daha çekilebilir kılmak amacı güdüyordum başlarda ama bu da mantıksızdı.Başkaları tarafından doğru görülmeyebilirdi.Fakat,tamamen izole bir hayat nasıl mümkün olabilirdi ki?

Lets get onto something very new.Something brand new.
İçimde bir sevinçtir gidiyor,yerdeki siyah halıflexleri inceliyorum,ama aslında amacım halıflex leri incelemek değil,onlardan nefret etmek istiyorum.İncelemek için enerjimi başka şeylere saklamak istiyorum,incelerken daha mutlu hissediyorum sanki.Sonra içimdeki heyecan iyice beni sıkıştırıyor,sarı ışıklı güzel odamdan kıyafetlerimi giyip çıkıyorum.Kapıya çıkıyorum,sorun yok;her zamanki kapı işte,ama sanki sarı ışıklarla daha güzel görünüyor artık bu kapı ve kapının dış tarafındaki cephe.Daha iç açıcı sanki.

Her neyse,sokağa çıkıyorum.Çok ilginç,daha önce hiç gidilmemiş yerlere gitmek istiyor canım,ama her nasılsa sürekli aynı yerlere çıkıyorum eninde sonunda.Çeşitli şeyler görüyorum mesela;masa üstünde havlayan köpek,ya da güzel görünümlü apartman içi mermer iç cephe ve merdivenleri,içeri girilince yanan fotoselle içinde yaşayan insanı bir anda çok iyi hissettirip bir anda çok kötü hisettirebilir,diye düşünüyorum.Ama o kişi ben olsaydım eğer,bu bambaşka olurdu diye sanıyorum.Bazı şeyler dışarıdan bakılınca güzel sanırım.

İlerliyorum,ama sanki her zamanki şeylerin dışına çıkıyorum biraz.Artık yol git git bitmiyor,nasıl oluyor anlamıyorum.Bir ara verip geri dönmeyi düşünüyorum.Hep ileri gidip bir şekilde ev yolunu bulmak yerine,geldiğim yoldan geri gitmek stratejisine değiştiriyorum stratejimi.Etraftaki insanlar hiç şaşırmıyorlar bu geniş çaplı strateji değişikliğime.Gerçi değiştirdiğimi nasıl anlayacaklar?Anlasalar bile nasıl şaşırma efekti verecekler bu duruma?Bilemiyorum.En iyisi hiç kurcalamayalım bunu üstüme saldırmasınlar,saldırırlar yoksa,en azından korkuturlar.

Bir telefon çıkıyor cebimden.Cevap veriyorum.Birtakım aşağılamalar var.Cevap mı veriyorum yoksa birşey mi okuyorum belli değil,fakat aşağılanmış hissediyorum kendimi bu olay bittiğinde.Bir geri çekiliş hissi hissediyorum içimde,bu kanın çekilmesi durumu mu yoksa aşağılandığı için aşağılandığı yerden geri çekilme durumu mu?Aşağılandığım yer muhtemelen benim değildi zaten,gasp etmiş gibi birşey yapmıştım ben oraları,o yüzden pek histerik hissetmiyorum bu konu hakkında.Zaten öylesine durup dururken kim beni aşağılayabilir?Ama yine de üzücü ve yalnız bırakıcı bir durum.

Sonra eve doğru ilerlemeye devam ediyorum.Kendime yeterince vakit ayırdığımı düşünüyorum eve dönerken.O yüzden jübilesini yapmış bir insan edasıyla sağdaki soldaki dükkan sahiplerini,insanları izliyorum tam açık gözlerle.Fakat yine de kendime özen gösteren bir insan değilim.Ne yapayım?Ben kendime nasıl özen gösterebilirim ki?Neden kendime göstereyim?Başka birşeye göster deseler,tamam,niye kendime?Neden?Neden özen göstereyim ki kendime?Ne münasebet,siz göstermeyi deneyebilirsiniz biraz daha.

12 Kasım 2014 Çarşamba

Aşksal birşeyler 2

Sevgili,kafamdaki umut eksikliğini,Orhan Gencebay'ın sözü gibi "umutsuz yaşanmaz" diyerekten,içime serpiştiren,ama bir o kadar da imkansız,öyle ki bu imkansızlık,mıknatıstan sınırsız enerji üretme projelerinin aslında imkansız olamayacağını kanıtlamak istermişcesine,ne kadar imkansız olsa da,mıknatıs gbi demiri sonsuza çekip elektrik üretilebileceği gibi,bu umut bana bir sonsuzluğu tutmama,ona inanmamı sağlıyor.Bir gün de olur da tüm bu iç fırtınalarımı farkedip de boynuma atlayacağınız hissini taşıyorum,bir gün belki olur da aramızda telepatik birşeyler olur da durumumu anlarsınız diye inancımı yitirmedim.İşin acı kısmı ise bunların hepsinin ,kendi içimde olup bitmesi.Ben size sizin bana şans verme şansınızı bile vermedim.Ama bazen de iyi ki bu şansı vermemişim diyorum.Çünkü bazen bu platonikliğin beni uzun süredir geliştirdiğini düşünüyorum.Olur da,o kadar gelişirim ki,sizinle benim ilişki yaşadığı bir paralel evrende can kazanırım,ya da o kadar platonikleşeceğim ki,sizi tanımadan size doymuş olacağım,kim ne derse desin,yapacağım bunu.

Bilirsiniz genel geçer şeyler benim için çok önemli değil.Sizinle pek konuşmam bilirsiniz,bu yüzden bana zaman zaman nefretle bakardınız,bu da beni daha da platonikleştirdi.Eğer olur da bir gün benimle konuşmak mecburiyetinde kalırsanız,bu gerçeği gözlerimden(ya da gözlemimden) ya da ağzımdan kaçıracağımdan çok korkuyorum.Takdir edersiniz ki dünyanın yükünü sırtımda taşıyorum,bir bakışınız beni yıkabilir.Bu kadar platonikliği sanki tek bir ana sıkıştırmak istiyor gibiyim,ama böyle birşey ne derece mümkün bilmiyorum.

Aşksal birşeyler

Öncelikle,sizi nasıl anlamlandıracağımı,hitabet edeceğimi hiçbir zaman bilemedim,belki onca zamandır,hiç isminizi kullanmamışımdır,herhangi bir seslenme bile olmamıştır belki.Belki de bunu düşünen sadece benimdir.Belki de böylesi iyidir,nitekim,şu ana kadar kendime yakın hissettiğim karşı cinslere herhangi bir açılımım olmadı,belki bir çılgınlık yapıp ilk kez size isminizle seslenip,itirafımı yapabilirdim.Tabii bunun için zilzurna sarhoş olmam gerektiği kadar,doğru mekanda olmam da gerekiyor,ki bu da neredeyse imkansız.Bu imkansızlıklar bununla da kısıtlı değil.Gözlemlerime dayanarak söyleyebilirim ki;aslında çok farklı bir kişiliksiniz,belki benim ilk defa ciddi anlamda hoşlandığım,fakat yine de bana uzak bir kişilik gibi.Benden o kadar farklısınız ki,ve bende,o kadar size uzak.Yaklaşmak istesem bile,sizin beni sevme ihtimalinizi,ve sağlam bir ilişki kurma ihtimalimizi göze alarak söylüyorum ki,zaten çok düşük bir ihtimal-ben kendimden çok fazla feragat etmek zorunda kalırdım.Kendimi de biraz fazla severim bilirsiniz,belki bu yüzden fazla insanlara açılmadığımı farketmişsinizdir-ki zaten tek sebep de bu değil-Yine her ne kadar kendimi sevsem ve sizin için feragat etmek zor gelse de,eğer bir ihtimalim olsaydı,sizin için seve seve fedakarlık ederdim kendimden.Ama işte onu bile yapamıyorum.Neden biliyor musunuz?Benim kendi hayatımdaki feda etme kuralları ile hayatın kendi feda etme kuralları çok farklı.Şüphesiz,ben kurban olsam bile aradığım şeyi hiçbir şeyde duyumsayamayacağımı ayrımsıyorum.Belki,sizin başka paralel evrendeki benimle uyuşan versiyonunuz olsaydı da oradaki ben olmayı ne çok isterdim.

Affection (2013 4-20 mart arası bir tarih)

Another big affection together.Sometimes I suffer for the times which I could be more of a social.Being unsocial.Such a great burden for a weak guy.You gotta repay for the others who is social.It needs a great strongness to get over.I m strong yet,I was,until today.I was thinking I was strong.I could get this life half alone,I would think.But today,I ve been shown some specialities to being a social.But being a social guy... How further to that I am.I suffer for this.What happened to me today?I was really affected by all those.They ve attacked too strong on me.They wasnt weak as I was thinking.Actually I never thought they are weak.They are just not at my level-corresponding to my state in people.I should be on a high level to stay alive.But they arent weak.They werent weak.Or I wasnt using my defenses,or I wasnt strong as I was thinking.I think I should use the technique of "divide of the powers" which I could be good at.I cant really fight those half alone.GOd should help me.I will never suicide,I could do everything for live.But everything goes too hard on me.Even as I write these,I have a problem in my engine nörons.Which blocks me to refled my emotions to the paper.

*Yazının üst tarafından bir ok işaretiyle şöyle birşey yazılmış.After time of collapse,social collapse.Bu tahminen foto çekim günü tarihine ait bir zaman.Hatta eminim öyle olduğuna.

The humanism?

The humanism?Cant I beat my emotions?But that wasnt my problem.I was driven to be beyond people with high emotion or no emotion system.My brain and logic was allowing to that.But why is that happend?I am still human,and emotions give me pain?Why I cant totally beat my emotions?And if I try to regenerate my emotions on several thing it just sucks.Now,I have high feelings and emotions.But I cant still be motivated.I cant use my %100 performance like %90,then %10 is left.And the important %10.In that %10,there are things which included by emotions and feelings which are low.As I m doing I m in %90 performance,I cant tell my problems properly,and this is going to kill me.I have so big pains by that.

Somewhere near 2011-2012,anxiety

I am asking myself these questions again,again and again.Am I deserving the God's love and promotion,to make other people x?Is the x making people be free minded,and making them losing their religion and increasing communism idea on themselves?Is this minimalisation decision,too void and useless?The otherscan feel spirituality in x as I did?I just dont know anything how guess God helps me,cuz I am also slightly losing my mind,logic and literal abilities.Guess it will be compensated later by the God.Also one last thing.Do x improve how I believe in God?

Sometime near 2011-2012,agressive stance

Yine bir ikilem durumu.Ya siktir çekip bu diyardan gideceğiz,veyahut affedeceğiz.Her ne kadar beşeri faktörlerden dolayı affetmek içimden geçsede,feto diyarlarına gidip kaliteli yaşam sürmek,ama birtakım ihtiyaçlardan eksik kalmak(kızların bacaklarına bakıp teneffüste mastürbasyon yapmak vb) durumu beni ikircikte bırakıyor.Beni bu seçime zorlayan faktörleri bile özleyeceğim belki gidince.Ve onun dışında sevmediğim,hoşlanmadığım,her ders iddia sohbeti yapılan sınıfı bile özleyeceğim belki.Belki saçma sapan baltalayıcı laf edip de sınıfım tarafından baltalandığım bile anlaşılmadığı gibi,yine de o gülmelerini özleyeceğim.Her ne kadar duvarlarda lanetli,beddualı izler bulunsa da,yine de insan alıştığı yerden ayrılamıyor.Üstelik birden çok farklı bir atmosfere girip şoka uğrayabilirim de.Kim bilebilir?Belki de yeni hayat dostları edinirim.Her ne yaparsam ileriyi düşünmeyi ve disasterin yaklaşma zamanının orta yerini bularak bu konuya açıklık getirmeliyim.Disasterin gerçekliği ihtimaline,spirituel bazı durumlar eklenmesi,gerçekliğini iyice pekiştiriyor.Bu spirituelik durumlar,benim için + veya - yönde olabilir.Nitekim mahiyetini henüz çözemediğim,ama aslında uzun süredir bende olan durumlar.Her nasılsa,bu durumlar,eninde sonunda kendi bütünlüğünü ortadan kaldıracak durumlar olduğu kesindir.Amma velakin beşerin çıkarları daha önemlidir.Sonuçta entropi compensate olacaktır muhakkak.
İnsanın büyüdüğünün tek anlaşılışı,zekasının artması,daha olgun,yetişkin olması değil;akciğer kapasitesinin azalmasıdır.Kişi böylece büyüdüğünü hisseder ya da sanar hep,çünkü artık nefes alış verişi bile değişmiştir,büyümek bu olsa gerektir,fakat sadece bir sağlık sorunudur,ve 1 yerine 1,5 nefes alarak bu düşünceleri komple kafadan silebiliriz,en azından ben silebilirim,çünkü o zaman eskiden aldığımız nefes kadar nefes almış oluyoruz yine.Bu bir teori ama aslında ileride kanıtlanabilirliği olabilirç

9 Kasım 2014 Pazar

Merhaba. Bugünlerde düşünüyorum da,bayağı bir motivasyon kaybettim kendi bolumumle ilgili. Mesela,universiteden cikinca ne yapilacagi ile ilgili hicbir bilgim olmayacak,bu nedenle kendimi ifade edecek kuvvetim de olmayacak,sonucta geri siralara dusurulecegim zaten,ya da potansiyel is verenlerim tarafindan bayagi bir garipsenecegim bu durum yuzunden,oysaki onun bana soylemesi lazim ne istedigini,nasil birsey istedigini. Sorun yok zaten onlar da bir iyi isveren,iyi kriz yonetimi olan insanlar degil,oyle olsalardi universiteden yeni mezun olmus bir gencin boylesine kendini ifade etmesini beklerler miydi? Bu sadece "pure" bir kendini ifade etme duygusu,sosyal beceri. Ben istemiyorum ki sosyal filan olmak,ben hakettigimi almak istiyorum sadece,universiteye oyle yuksek bir seyle gelmedim,oylesine geldim. Cok iyi bir universiteye gitseydim de oyle bir icguduyle giderdim zaten,ki gidemezdim oraya da cok idealistleri gidiyormus ya da beynini 4 sene boyunca oylesine boktan seylerle doldurup sinava girip 1 sene sonra hepsini unutacak kadar beyin kapasitesine,beynin gecici bellegine deger vermeyen insanlar gidiyormus oraya. Kusura bakmayin ben bu beyni yasamak icin,yeni izlenimler edinmek icin surekli kullaniyorum zaten,hep de kullanacagim,yine verselerdi bi sans yine ayni sekilde kullanirdim. Benim gecici bellegim bile degerli,istemedim oylesine boktan seylerle beynimin dolmasini,ben de yapmadim. Yapsaydim ne olurdu? Cok yorgun ve bitkin,birtakim beni buyuten insanlar tarafindan teselli ediliyor olurdum bu da gelir bu da gecer diye. İstemiyorum oyle birisinin gelip bu da gelir bu da gecer demesini nitekim bu kisiler beni bakip buyuten kisiler,ya da onlarin yaninda bulunan baska kisilerin:-) bana boyle demesini. Siz de gecicisiniz ulan o zaman!

Bu tur baskilar altinda,ailemi reddedip,ailemden gelen her turlu bagi da reddedip,kendi basima gecinmek istiyorum. Bu baski nedir yani? Cok istiyorlarsa reddedebilirler yani bunda bir sorun yok,simdi arayip soyleyecegim artik biraksinlar bu ataleti ne istiyorlarsa soylesinler. Siz de sacma sapan yorum yapmayin,yok o senin ailen de yok soyle de yok boyle de. Anamin karnindan ciktim diye yapisayim mi yani? İstediklerimi vermezlerse,ezer gecerim bu kadar basit,oMerhaba. Bugünlerde düşünüyorum da,bayağı bir motivasyon kaybettim kendi bolumumle ilgili. Mesela,universiteden cikinca ne yapilacagi ile ilgili hicbir bilgim olmayacak,bu nedenle kendimi ifade edecek kuvvetim de olmayacak,sonucta geri siralara dusurulecegim zaten,ya da potansiyel is verenlerim tarafindan bayagi bir garipsenecegim bu durum yuzunden,oysaki onun bana soylemesi lazim ne istedigini,nasil birsey istedigini. Sorun yok zaten onlar da bir iyi isveren,iyi kriz yonetimi olan insanlar degil,oyle olsalardi universiteden yeni mezun olmus bir gencin boylesine kendini ifade etmesini beklerler miydi? Bu sadece "pure" bir kendini ifade etme duygusu,sosyal beceri. Ben istemiyorum ki sosyal filan olmak,ben hakettigimi almak istiyorum sadece,universiteye oyle yuksek bir seyle gelmedim,oylesine geldim. Cok iyi bir universiteye gitseydim de oyle bir icguduyle giderdim zaten,ki gidemezdim oraya da cok idealistleri gidiyormus ya da beynini 4 sene boyunca oylesine boktan seylerle doldurup sinava girip 1 sene sonra hepsini unutacak kadar beyin kapasitesine,beynin gecici bellegine deger vermeyen insanlar gidiyormus oraya. Kusura bakmayin ben bu beyni yasamak icin,yeni izlenimler edinmek icin surekli kullaniyorum zaten,hep de kullanacagim,yine verselerdi bi sans yine ayni sekilde kullanirdim. Benim gecici bellegim bile degerli,istemedim oylesine boktan seylerle beynimin dolmasini,ben de yapmadim. Yapsaydim ne olurdu? Cok yorgun ve bitkin,birtakim beni buyuten insanlar tarafindan teselli ediliyor olurdum bu da gelir bu da gecer diye. İstemiyorum oyle birisinin gelip bu da gelir bu da gecer demesini nitekim bu kisiler beni bakip buyuten kisiler,ya da onlarin yaninda bulunan baska kisilerin:-) bana boyle demesini. Siz de gecicisiniz ulan o zaman! Var mi oyle hem bu geciciliklerini bilip de hem de kndince iyiligini dusunmeye calismak? Ya onlari bu yuzden oldurmek istersem? Bana fazla gelirse bu kalici olmak istekleri?

Haa,ama onlar da hala insan,olduremem ki onlari,hala yasamaya haklari var. Bu yuzden ailemi reddedip,ailemden gelen her turlu bagi da reddedip,kendi basima gecinmek istiyorum. Bu baski nedir yani? Cok istiyorlarsa reddedebilirler yani bunda bir sorun yok,simdi arayip soyleyecegim artik biraksinlar bu ataleti ne istiyorlarsa soylesinler. Siz de sacma sapan yorum yapmayin,yok o senin ailen de yok soyle de yok boyle de. Anamin karnindan ciktim diye yapisayim mi yani? İstediklerimi vermezlerse,ezer gecerim bu kadar basit. Dusunce hurriyeti farkindaligi yok sizde tabi o yuzden boyle sacma sapan konusuyorsunuz,biktim zaten hepinizden.

4 Kasım 2014 Salı

Tanri bence kendi yazdigi soylenen kitabinda bile çok kompleksli. Mesela,bir cennet var diyor,eger bana inanirsaniz cennete gireceksiniz diyor. Ama mesela hic dusunmuyor ki ya da hic dusunmemis ki belki sonunu bilmeyi istemeyen insanlar olabilir,spoiler gormek istemeyen oyuncular olabilir,sonundaki odulu gormek istemeyenler olabilir,oylesine calisip birseyleri elde edip artik  ne geliyorsa karsiligini almak isteyenler olabilir,sen neden spoiler veriyorsun da milletin isine karisiyorsun? Guya kendini sevdireceksin mesela,niye sevdiriyorsun ki kendini? Kendini sevdireceksen de kendi istedigin sekilde mi sevmesini istiyorsun o zaman insanlari yani derdin nedir? Eger oyleyse neden yaratiyorsun mesela,kendin soyluyorsun yarattigini,yarattin degil mi? Eger dedigin gibi yarattiysan neden yarattin? Madem yarattigin seyin kendi istedigi sekilde seni sevmesini istiyorsan,yaratmanin ne anlami vardi ki bastan? Kendi kendine ne konusabilirdin,kendi kendini de sevebilirdin. Sanki biz istedik sana yarat diye senin soyledigin seyler dogruysa eger,ki hic de oyle gozukmuyor.

Belki adamin senin dinine inanmadan once de bir tanri portresi vardi kafasinda,uzundur tasarladigi birseyler vardi senin dinindeki emirleri vs gorunce uygun gordu girdi,sadece ve sadece bu hayatini duzene sokmak icin. Sen bu adamin bir de oteki hayat paradoksuna neden karisiyorsun ki? Sen bu adamin neden gozunu korkutuyorsun ki cennete girmek oyle kolay degil benden soylemesi tarzda bir o kadar da goz onune alinasi seylerle? Adam biliyor belki bunlari,tanri inanci vardi onceden de,neden bir de bu tur seyleri opsiyonel kilmayip da bu adamin bu tur cok da onemli olmayan seyleri dinlemesini zorunlu kilip adamin ozguvenini kiriyorsun?

Yok cennete gireceksiniz da ama ayni zamanda kendinizi bana sevdirmeniz de onemli diyorsun. Ben sana istedigim bicimde kendimi sevdirebilirim,sen neden kendimi sana nasil sevdirecegimle ilgili direktif veriyorsun,ne hakla? Git robotlar yarat ya da uret,onlara konus. Kaldi ki boyle yaparak bana,yani su anlik icin seni muhattap almis birisine bir robot kadar deger vermiyorsun,ve ustune ustluk de kitabinda caps lock acan ergenler gibi bagirip cagirir gibi konusuyorsun goz korkutmaya calisiyorsun? Tanri bey,samimi degilsiniz efendim,baska maruzatiniz yoksa beni daha fazla rahatsiz etmeyin lutfen.

3 Kasım 2014 Pazartesi

Kelimesel bir manada açıklama getirmek gerekirse,eğer hayatın sıkıcılık değeri, gerçekten bağıl bir değerse,yani sıkıcı olup olmaması bireyin kendi bakış açısına göre değişiyorsa,hay sokayım ben öyle işe.

2 Kasım 2014 Pazar

Bilinçsizce davrandığım söylenebilir,özellikle de çalışma hayatına yönelik çalışmada. Taa işin en başından beri farklı şeylere güvendim belki de,bu yüzden bazı kişilerin de güvenini kaybettim bunu yaparken de. Dolayısıyla en yanımda olmaları gereken zamanda onları bulamadım, baştan güvenlerini kaybetmiştim ve bunu da her nasılsa önemsiyordum,çünkü belirli bir stratejim yoktu,ilerlemeye yönelik,beni sıkan asıl etmenlerden kurtulmak için herhangi bir çabam yoktu.

Ve gariptir ki yaşanan onca anlamsız gelen şeyden sonra yine birşeyler benim irademe döndü. Şimdi ne yapacağımı nasıl yapacağımı eskisinden daha iyi biliyorum,bu yolda ilerlemelerimi yazarım belki buralara artık.

Eskiden hiçbirşey yapmiyordum,fakat yine de soru sorma kabiliyetim oldukça yuksekti ,severdim soru sormayi fakat tam olarak ne diyeyim,bir atalet vardi uzerimde,ya da yapilacak şeyleri apacik gormezdim,verilen tepkileri etkileri algilamazdim,korku panik içinde yasardim. Birşeyler için sadece calismak gerektiriyordu,bir on bilgi,bir ne istedigini cozmek için zaman verilmiyordu sana,birtakim afyonlarla boyuna uyusturuluyordun,kendine cok zor geliyordun. Bir de bütün bunlarin ardindan,yanlis bir secim yapmak,işi normalde basardigina veya basaramadiginda orantili bir cokus ya da yukselis olacagi yerde,geregini tam olarak yerine getirmedigin için,basardigin ornege oranla geometrik fazlalikta bir cokus yasiyordun,yasayabilirdin yani. Cunku,sorucak kimse,danisilacak kimse aslinda yoktu,herkes ayni şekilde buralardan gecmisti,herkes sorgulamis miydi bilinmez ama,o herkesten bir çoğu yasamayi istemisti,bir şekilde ne olursa olsun. Ortak noktamiz ve hareket noktamiz bu olabilirdi bastan. Fakat onlar ertelemis miydi,erteledilerse nasi ertelediler,bunun hakkinda net bir bilgi yoktu,belki de böyle bir blgi verilmemeliydi bilinse bile simulakre edilecegi için.

Işin ozu ve kisasi,bir guvenlik acigi olusabilirdi,gurur sorunu olusabilirdi insanda ki benim için bu çok üst uste gelirdi mevcut olan gurur sorunlariyla birlikte,ve ben kendime bu konuda kesinlikle guvenemedim. Geri adim attim. Böylesine devasa bir duzen,nasil herhangi birinin isteklerini göz önünde bulundurmazdi? Devasa bir duzen de değil aslinda,ne istediğini bilmeyen insanlarin,ne istedigini bilen insanlara ihtiyac duymasiyla gelen birtakim zincirleme tepkime olduğunu dusunuyorum ve bu arada bunlari dusunurken bir yandan da su avrupalilarin dayandigi helenist kültürü reddediyorum,copluk resmen orasi bence. Bayagi bir obvious olan şeyleri boyuna tekrar ediyor birtakim adamlar. Ben tek basima yeterim kultur olarak onlara karsi. Ben kimsenin dusmani degilim,yalniz böyle aceleye getirenlerin dusmaniyim.

1 Kasım 2014 Cumartesi

Üstelik başka bir açıdan da bakarsak,sevdiğim kişiye, kişiyle de hiç iletişime geçemedim, bu beni çok zorladı. Ne yapabilirdim ki? Hiçbirşey.. başka birisi de olmayacak,olamayacak kesinlikle. İstemiyorum artık,kendimi cezalandırıyorum, iletişimsizliğimi cezalandırıyorum. Fakat başka ne yapılabilirdi ki? Ben öyle bir insan mıydım ki? Şimdi herşey milyon kilometre uzaklıkta sanki bana. Kendi sorunum,kendi sorunum,kendi sorunum. Hangi kendi sorunum ki? Hangi birinden biri? Hangisi kendi sorunum,hangisi kendimim? Bilmiyorum. Karıştı artık hepsi birbirine. Oysa ne kadar sevmiştim aslında ben onu. Söyleseydim zamanında ne olurdu ki? Bilemiyorum,hiç hakkım yoktu bazı şeylere maalesef.
Aklımdaki yaşam tarzını gerçekleştiremiyorum,bu maddi ya da manevi sebeplerden ötürü değil,daha farklı. Bu yaşam tarzında kendimi iyi hissedemiyorum bir türlü, dolayısıyla...

Nereden başlanmalı bilmiyorum,sadece kimseyle alakası olmadığının bilinmesini kavranmasını isterim,bu benim çok uzun zamandan beri düşündüğüm birşeydi. Ve herhangi bir kitleye bağlı,ya da onlara karşıt olmak için yaptığım bir davranış değil. Sadece kendimi çok kötü hissediyorum,ve artık yapacak birşeyler bulmak gibi basit eylemler,basit çözümler beni kesmiyor,zaten şu saatten sonra çözüm isteyen kim?

Böyle düşünerek kendimi rahatlatmış oluyorum ve çoğu zaman hemen hemen herşeyi ifade etmek zorunda olmamın o bunaltıcı ağırlığından kurtulmuş oluyorum. Karşı taraf,yani muhattap alınan taraf da zaten yardım etmiyor,ifade edemediğimin ikinci saniyesi çok aşırı ve ani bir tepkiyle karşılaşıyorum, ve söylediğime söylemek istediğime pişman oluyorum.

Ama şu anda,böyle bu tür suicidal düşünceleri içimden geçirerek, hem akciğer etrafındaki kas grubunu ferahlatıyorum ki bu sorun suicidal hissetmemin ana sebeplerinden birisidir,normalde alabileceğim havanın %40 kadarını alabiliyorum bu kaslarda bir sorun olduğu için. İkinci sebep olarak da,bu suicide eylemine daha yakınlaşmış oluyorum böylelikle. 
The greatest reasons of all for me to go in suicidal are,the physical conditions.Something is wrong with my lungs,I cant use them very well,so I get really really deppresive,that brought me even think of suicide here.When I think of suicide,somehow my lungs get relief,the muscular structure around my lungs and the bones,gets relieved.Its really good for me to feel like that.

İngilizce yazmamın sebebi de bunun ayrıca beni ekstradan rahatlatması.İngilizce konuşurken beynimin farklı bir bölgesini,günlük hayatta pek kullanmadığım bir bölgesini kullanmış oluyorum ve böylece rahatlamış oluyorum.Nitekim,bu pek hoş karşılanmıyor,sırf bu yüzden ben farklı diller öğrenmek istiyorum,istiyordum daha önceden,yani o zaman artık ingilizce bile beni yeterince dinlendirmiyordu,bundan dolayı daha farklı dillere merak salmıştım.Ama bakarsınız ki beyin aynı beyin,kaç tane çalışma-dinlenme fonksiyonu ya da bölgesi var ki?Yine aynı yöne çıkıyor yani kelimelerin çeşitli dillerdeki yapılışı edilişi.Artık bu da beni kesmiyor,belki artık intiharı düşünebilirim böylelikle ve bu son derece doğal karşılanmış olur.

Buraya hiç karıştırmak istemezdim ama tolstoy mesela ailesinde,ailesi arasında zaman zaman rusça,zaman zaman fransızca konuşulmasından çok rahatsız olurmuş,sadece bunun yapaylığıyla ilgili yazdığı bir makalesi vardı diye hatırlıyorum.Yapay olduğunu düşünüyormuş.Nasıl yapay olabilir ki?Bence çok çocukça bir düşünce.Ben bunu şöyle değerlendiriyorum,Tolstoy un içinde bulunduğu tabaka,yüksek bürokratif ya da her ne boksa,lafı uzun uzun,nasıl hissettiğini açıklamasını iyi bilenlerden oluşan tabaka,yani bunlar,kendi iş hayatlarında yeterince herşeyi açıkladıkları için,bir de farklı açılardan açıklama hevesine düşüp farklı dilleri öğrenme ihtiyacı hissetmişlerdir ve ortaya böyle birşey çıkmıştır.Ki tarihsel olarak da bakarsak,rusya o dönemde en önemli şeylerden biri olan tarımda mesela,avrupa dan geri kalmıştır.Bundan dolayı öncelikle tarımda çalışan köylüsünden köy ağasından lorduna kadar bir yeniden yapılandırmaya gidilmiştir,bu ilk önce tabii ki bir yerlerden başlanılması gerekiyor yani öyle değil mi?Bir yerde insan merak eder,avrupalıların o kadar tarım toprağı yok,örgütleri yok ama nasıl tarımda bizden daha iyiler?Böyle böyle daha üst tabakalara yansımıştır diye düşünüyorum.

Bu kadar açıklamadan sonra Tolstoy un acaba hangi duruma itiraz etmiş olduğunu unutuverdim.Yapaylıksa,nasıl bir yapaylık?Ne bileyim ben canım,Tolstoyun tüm kitaplarını okumadım ki.Sadece,Rusların arasıra Fransızca konuşmalarını bir olay kabul edip olayın daha derinine inmeye kabul ettim.Ama daha derine inmeyi reddediyorum,akciğerlerimin etrafındaki kaslar sıkışmaya başlıyor ve bu akşamdan beri uğraştığım şeyi berbat etmeye doğru yavaş yavaş yol alıyor,o yüzden burada durayım diyorum ben.