Ben mimari olarak age of mythology deki norseların hill fortlarını,longhouse larını çok beğenmişimdir mesela.Çok güzel bir yapıları vardır bu binaların.Gördüğüm gibi aşık olmuşumdur bu yapılara waov demişimdir.Yani ilk başta oyuna greek olarak başlıyorsun sonra çok farklı bir ortama gidiyorsun,norse diyarlarına.Norveç,İsveç arasında bir yeri gösteriyor tabii ki harita.Çok değişik geliyor insana.Hem de çok güzel bir yanı da var bunun;piyadeler(infantry) bina yapabiliyor.Balta fırlatıcıları bina yapıcı olarak kullanabiliyorsun.Çok güzel çok avatantajlı birşey bu.Taa geriden bir köylü çağırmana gerek kalmıyor.Mısırlıların da filleri çok ilginçti.Myth unitleri çok ilginçti.Ama norselar çok iyiydi,ulfsarklar vesaire çok hoşuma gitmişti,yeri geldi hayatımda ayı gibi bir ulfsark rol modeli seçtim kendime sosyal hayatımda ve günlük yaşantımda.Mesela birisi adres sorduğumda "napcan" diyerek karşılık verebildim.Ya da vermek istedim en azından.Vermek istemişsem benim için yapmış olmamın ya da yapıp yapmadığımın bir anlamı yoktur bence.Önemli olan istemekti,ama işte gerçek dünyada pek öyle olmuyor,istek değil yapmak da gerekebiliyor bu yüzden şaşırıyorum ama ne çare.Nefes alabilmek yetiyor bana şu anda.
Her neyse konudan şaşmayalım.Norselarda hersirler de çok ilgimi çekmişti.Heroydular ama her seferinde isimleri farklı oluyordu.Çok saçma salak buluyordum isimlerini,iki üç tane sessiz harf bir araya getiriyor isim yapıyorlardı bunlar nasıl okuyorlardı bu isimleri diye düşünüyordum.Balyoz gibi birşeyler vardı ellerinde.Hoştu,güzeldiler.
Dağ adamları vardı bir de,mountain giants diye.feref tarr diyorlardı böyle.Skeref tarr gibi birşey olmalı orijinali.Ya da rünik alfabeyle yazılan bir karşılığı vardır.Ferer tar da olabilir.Daha doğrusu,baştaki harf özel bir harfti,İzlandalı bir arkadaşım açıklamıştı bana,ters q gibi bir harfti.Nasıl okunduğunu tam algılayamadım ama İsveççe deki skit deki sk nin okunuşuna benzer bir okunuşu var.Anadolu'da da böyle bir boğazdan gelen bir ses vardır aslında.Ama tutup da ben bu sesi içeren Anadolu kültürü İskandinavya'dan gelmiştir demiyorum,ya da İskandinavya'daki bu kültür Anadolu'dan gelmiştir demiyorum.Ama vardır yani.Benim dedem babaannem böyle bir ses çıkarıyordu konuşurken.Onların bu şekilde ses çıkarmaları hoşuma giderdi,garip gelirdi bana.Gırtlak yerine hırtlik gibi birşey derlerdi,ama baştaki h bildiğimiz h kesinlikle değil,KESİNLİKLE!Bu sesi o zamanlar çok düşündüm ulan bu nasıl bir harf ğ değil h değil,bu nasıl bir harf?Tabi o zamanlar Türk alfabesinin getirdiği sesler dışında ses grupları kümeleri olduğunu bilmiyordum,bilseydim de epey garip gelirdi.
Yani sonuç olarak,İsveççe de kullanılan,Fransızca da da zaman zaman gördüğümüz bu skit deki sk nın yarattığı ses,Anadolu Türkçesinde de vardır,köylüler çıkarıyor bu sesi.Ama Fransızca daki o kadar yakın gelmedi bana İsveççe deki daha yakın ve ilginç geldi bana.Çıkarılan seslerin birbirine yakın olması,dolayısıyla toplulukların da geçmişte birbirine yakın olabileceği durumu uygun gözüküyor bana.Az önce uygun gelmemişti bana ama şimdi uygun geldi.Neden olmasın?
Araştırmak gerek.Araştırsak neye yarayacak bilmiyorum,bir işe yarar herhalde.Ben araştırdım birşey bulamadım.Nasıl araştırılacağını da bilmek gerekir.
Bugünlük bu konuda bu kadar yeter.Fizik-2 çalışmalıyım.Üniversite seviyesi.Çok sıkılıyorum,eller mahkum.Bir bok öğretmiyorsunuz açıkçası,matematikçi takmış kafaya integral de integral.La nedir ki bu,yani hepsini bir anda öğretme sevdası nedir?İleride kullanacaksak bile ileride öğreniriz.Bu nasıl bir kafa yapısı anlamıyorum ki.Başka türlü üniversitede de böyle düşünüyorlarsa onları da yadırgıyorum.Mesela,algoritma ve programlama görüyoruz,anında uyguluyoruz,matematikte de öyle olmalı.Bunun yapılamayacağını denemeden nereden bilebilirler?Üstelik yapamayan insanlar bile olsa bunun yapılamayacağını kanıtlar mı?Mesela ben.Ben yapabilirim bunu.Neyi dikte etmeye çalıştıklarını bir anlayabilsem,hesaplama mı?Bize şu integral nasıl hesaplanır diye sorun,ben bunu mutlaka araştırıp bulabilirim,kendi yollarımı geliştirerek,genişleterek,bularak.Yapabilirim bunu.Tutup da bu integrali çözeceğim diye bir sürü integral metodu kullanıp da bu çözülecek asıl integral için bir veya birkaç metod kullanıp onları çözmek çok saçma bence.İntegral çözme yeteneği böyle gelişmez,en azından bende böyle gelişmiyor.
Bence bunun sebebi de üniversitelerin yeterince özgür düşünememesinden.Şöyle ki;x fabrikatörü mühendis alıyor tanıdık bir üniversiteden,bakıyor integral hesabını yapamıyor.Gidiyor diyor üniversite rektörüne sizin mühendisler integral bilmiyor.Öğretmemişsiniz.Üniversite de efendim kendi öz eleştirisini yapamıyor,direk bu adamın dediğine bakıyor biz yapamıyoruz.Peki,fabrikatör gerçekten anlar mı integral almaktan?Fabrikatör için karı daha önemli değil midir?Öyledir tabii ki.Sorsa ya bu üniversite yetkilileri yahu nasıl integral alamıyor?Tam olarak nasıl alamıyor yani getirin değiştirelim,ya da öğretelim bir daha.Sanki ben mezun olunca çok iyi integral alan bir birey,bir mühendis mi olacağım mesela?Yoo.Canım istemiyor integral almak,yani hayatım boyunca birkaç tane integral alacağım diye 100000 tane integral almak istemiyorum aslında.Yoksa integral alabilirim neden almayayım ki?
Bu bakımdan,demek istediğim;üniversitenin fabrikatörün taşeronu gibi birşey olması.Üniversite ne istiyor,pek belli değil.Fakat pek tabii fabrikatörün daha hızlı işlemlerin yürümesini istediği apaçık,ve karı da hemen istediği apaçık.
Ama işte,bu kadar düşündükten sonra integral almak da o kadar zor olmuyor,aşina oluyorsun konuşa konuşa.Yani en azından o kadar zor hissettirmiyor kendini.Böyle desem bile,şimdi mat 2 işlediğim o günlere geri döndürseler beni kesinlikle geri dönmek istemem o günlere.4 saatlik kabus dolu saatler.Nefes alamıyorum,sıra çok dik,ya da ben mi çok dikim?Peki neden nefes alamıyorum?I can't breathe.
Öyle işte.Ama 2 tane vize kaldı.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder