Merhaba.Ben 44-50 yaşları arasında olan bir insanım.Yaşımın artmasını heyecanla takip etmeyeli bir süre oldu.Hayatım monotonlaştı artık.Fakat bir sürü düşmanım var iş hayatımda,hem de gerçek anlamda düşman olan.Ama çok yalnızım,karşılık vermek istemiyor hiç canım.Sonraya erteliyorum hep karşılığı,ve iş anlamında düşmanlık için de aynı ertelemeyi uyguluyorum.Belki ileride bir zamanda biraz daha sevilirim de karşılık vermek için bir sebebim olur.Sevdiğim şeyleri yine duyabilmek,görebilmek,hissedebilmek.Bunları yazarken çok utanıyorum,ben hayatımda hiç oturup kendi hislerimi yazmış bir insan değilim.Belki yazmışımdır bir aralar çocuk aklıyla,bilmiyorum.
Bu arada,1 karım 2 çocuğum var.Çocuklarımın yaşı oldukça ileride,tabi bana göre.Henüz eve ekmek getirecek,kendilerini bir evde yaşatabilecek kapasitede değiller.Belki büyük olan oğlum birşeyler yapabilir,ama aklı bir karış havada.Bir baltaya sap olabileceğini düşünmüyorum.Her ne kadar bir şirkette çalışmaya başlayıp biraz biraz para almaya başladıysa da...Akıl yok onda.Küçük oğlum ise aynı şekilde,ne yapmak istediğini hiç bilmiyorum fakat her gün işten güçten fırsat bulup eve geldiğimde onu bilgisayar oynarken buluyorum.Şöyle bir titriyor geldiğimi görünce,sinirleniyor sanki.Ama sonra yine hiçbirşey olmadan devam ediyor.Ben de her zamanki yerimde televizyonda neler var şöyle böyle bakıyorum,ama bu kadar vakit harcamıyorum.Onun harcadığı kadar.O ise saatlerini harcıyor,arada bir tıpkı ilk geldiğimdeki gibi bir irkiliyor,bana bakıyor,etrafa bakıyor.Sinirleniyor bazen.Benimle hiç konuşmuyor.Birgün ona benimle de konuşabileceğini söylemeye çalıştıysam da öylesine keyifsiz,öylesine ölgün birşekilde birşeyler söyledi ki,bunu çok kaba bir biçimde söyleyiverdim.Artık konuşacağı varsa da konuşmazdı.Düşünüyorum bazen onu eskiden olduğu yerde mi bıraksaydım diye.Fakat bilmiyorum hiç.
Sonra karımla bazen sevişiyorum,biraz kilolu bir insan olduğum için pek fazla rahat pozisyonumuz olmuyor ilişkide.Fakat karım yine de beni seviyor gibi bayağı.Fakat bir süre sonra kendi isteklerini gerçekleştirmek için oluşturduğu bir sevgi alanı olduğunu görüyorum.Bilmiyorum,belki beni gerçekten seviyor ama bu söyleyeceği şeyler aslında tesadüfen beni sevdiği zamanlar ortaya çıkıyor.Neden bu tür konuları yatakta veya odada konuşmak zorunda bırakıyor ki beni?Aslında zorunda bırakmıyor,bu benim aptallığım.Kanıyorum hep ona.
Fakat onun beni böyle kandırdığı gibi ben de pek aşağı kalmıyorum ondan.Veriyorum veriştiriyorum onun tüm hatalarını yüzüne karşı,toplumsal manada bir kadın,evli bir kadın olmanın gerekliliklerini,yani gerekli olduğunu düşündüğüm şeylere sahip olmadığını suratına suratına vuruyorum.Zevkli de oluyor aslında,genelde ağlayıp geri çekiliyor.Evlatlarını da bu şekilde yetiştirmek istediğini söyleyip üzüyorum onu.Aslında o kadar ciddi değilim ama ağlayıveriyor işte,sanırım o da biliyor bunun hoşuma gittiğini.Şakacıktan mı ağlıyor bilmiyorum ama ağlayınca daha kanım kaynıyor ona sevmeye başlıyorum onu.Eve bir çiçek alıp gelesim,komple yeni bir hayata başlayasım geliyor,evlatlarımın daha ileri şeyler düşündüğü bir ev,bir dünya.
Çok evden bahsettim,biraz da işten bahsedeyim.İşim çok güzel,yani bana göre güzel.Çok değişik insan tipleriyle alışveriş yapmak zorunda olsam da işte eğleniyorum ben onlara herşeyi anlatıp hiçbirşeyi anlatmamaktan,araştırmaya sevk ediyorum onları böyle yaparak.Yani öyle yaptığımı düşünüyorum.Zaten,buraya gelmeden önce ne yapacağını ne alacağını düşünmüştür değil mi?Ben mi öğreteceğim onlara ne alacaklarını?
Gerisini de yazmayı düşünüyorum bu da çok hoşuma gitti.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder