Şu anda tam anlamıyla intiharı düşünmekteyim,fakat bir yandan da bu metni düzgünce yazabilmek için gereken nazistçe düşüncelerim için materyal toplamaktayım(benim dilimde nazistçe aslında bu arada,bakmayın siz,bana göre tuzu şekerle karıştırmak bile anti-naziliktir). Yani aslında düşünsem de düşünmesem de eninde sonunda yapacağım birşey artık bu,eskiden birşeyler tutuyordu beni fakat şimdi tutan hiçbirşey yok beni bu şeyden. Tüm çocukluk saçmalıkları da kayboldu neredeyse,geride hiçbirşey kalmadı en kötüsünden gurur duymak için bile. Ellerim nasırlı, yazarken son derece zorlanıyorum,zaten kendimi bildim bileli nasırlıydı, gören de norveç te boyuna gemilerde çalışmış sanacak. Oysaki bunları da önemsememeliyim, bunların benim için bir önemi olmamalı.
Gelelim şöyle biraz ileriye. Evet burası konuşmak için son derece rahat biryer. Hmm. Hemen hemen tüm sosyal ilişkilerimde ,evet hepsinde beceriksiz olduğumu düşünüyorum, kimseye gram birşey katamadım,birşey yapamadım onlara,onlar da bana pek birşey yapamadılar. Kurduğum yakın,fakat sonrası için hiçbir işe yaramayacak ilişkilerimden dolayı çok mutsuzum,ama ne yapalım, geçti işte artık bir kere. Pişman mıyım peki? Bilmem. Rahat bırakın beni artık diyorum sadece,umrumda değil pişmanlık filan da artık. Birşeyler olmadı,hiç olmamıştı ve belki de hiç olmayacaktı,önemli olan da bu benim için ve bunlar olmadığı için artık hayatımda önemli hiçbirşey kalmadı.
Nasıl olacak bilmiyorum ama bir an önce olsun bitsin istiyorum artık.
29 Ekim 2014 Çarşamba
16 Ekim 2014 Perşembe
Bugün benim için bol beyi aktiviteli bir gündü,şöyle ki neredeyse hep durmadan kafamdaki düşüncelere şekil vermeye uğraştım durdum,baya uzun süre hem de ve sonuçta bayağı bir faydası oldu. Cevizin de bunu yapmakta ekstra faydası oldu,boyuna unutup durmadım,kendime geldim biraz ve arada olan kekeleme durumu olmadı bu sefer.
Bugün,evet şimdi bugün karar verdim,şimdi yurttaki odamın yatağında uzanmışım,yıldızları seyrediyorum (:D),ve düşünüyorum. Sefiller i okurken ki mevcut durumda bulunan,süper endişesiz duruma dönmek istiyorum,kendimi çok iyi hissediyordum o zamanlar ve hayattan zevk aldığım zamanlardı. Hep böyle davranabilirim,kimseye ihtiyacım yok bu konuda,ben kendime ve kedime yeterim,ama kedim yok işte.
Bugün,tamamen kendi içime dönük birşeyler de düşünmüştüm fakat şimdi aklımda değil ne hissettiğim, hangi hissin beni böyle düşünmeye ittiği.
Bugün,evet şimdi bugün karar verdim,şimdi yurttaki odamın yatağında uzanmışım,yıldızları seyrediyorum (:D),ve düşünüyorum. Sefiller i okurken ki mevcut durumda bulunan,süper endişesiz duruma dönmek istiyorum,kendimi çok iyi hissediyordum o zamanlar ve hayattan zevk aldığım zamanlardı. Hep böyle davranabilirim,kimseye ihtiyacım yok bu konuda,ben kendime ve kedime yeterim,ama kedim yok işte.
Bugün,tamamen kendi içime dönük birşeyler de düşünmüştüm fakat şimdi aklımda değil ne hissettiğim, hangi hissin beni böyle düşünmeye ittiği.
11 Ekim 2014 Cumartesi
Mesela bir yılı komple hiç hatırlamıyorum.Belki diyorum,eğer hatırlasaydım,başka türlü geçirmek üzere,sadece kendim için yaşamak üzere birşeyler yaparak değerlendirebilirdim,ki o zamanlar insanın sadece kendisi için yaşaması gerektiğini,bunalımları bile kendi içinde yaşaması gerektiğini,bazı hislerin başkaları tarafından hissedilemeyeceğini kestiremiyordum,inat ediyordum daha doğrusu,belki de zulmediyordum,ya da belki zulmetmiyordum,fakat her şekilde,bir tepki de almıyordum.En ufak bir tepki bile,fakat bu belki benim isteklerimle alakalı,göremiyordum belki de.Sonuç olarak etki yaptığımı da,tepki alıp almadığımdan da emin olamadım hiç.Öyle acayip bir durumda kaldı,gitti.Şimdi ise,satranç filan oynuyorum,fair play yapıyorum adamın biri fair play yapmıyorsun dediğinden beri,çok üzülüyorum yahu.Nasıl fair play yapmıyor muşum anlamadım ki?Makine gibi mi oynayayım yani?Öyle yapacağıma kadar ansiklopedi okurum profesör olup çıkarım daha iyi.Mis.Sıkılıyorum zaten bazen çok sıkıyor beni bu oyun.
Bazen de işte,tornavidayla sağı solu karıştırıyorum,mühendislik yapıyorum kendi çapımda.Harddiskimi kasaya takıyorum,sonra bir problem oluyor çıkartıp başka birşey yapıyorum,çok ısınıyor işlemci.Bazen de işte gelip böyle yazıyorum,daha doğrusu yazmaya çalışıyorum,kafamda bir dangalak var sürekli bana müdahele ediyor,onu geberteceğum.Hele ki şu sıralarda,yaşlı bir adamın lafını hiç kesmeden sonuna kadar dinlediğim sıralardan beri,sürekli bana bağırıyor çağırıyor niye dinliyorsun ulan diye.Sanane ulan.Kepazelik çıkartma bana.
Her neyse işte,öyle böyle vakit geçiriyorum.Mesela gidip marketlerin raflarına boş boş bakıyorum,marketin tepesine,tavanına bakıyorum,deli sanmasınlar diye ışıklar ne güzel filan diye mırıldanıyorum böyle.Işıklara mı bakıyordum ki ben aslında zaten?Yoo,bilmem ki.Işıkları bahane etmiyor muydum ben aslında?Ben nereye bakıyordum ulan?Tavana.Deli miyim ben?ÇSSSST Çelişki.
Bir ara bir oyun çıkmıştı,onu oynarken,oynamadan evvel benim lcd bozulmuştu,yerine 30 inç çok güçlü,gamma ayarı çok yüksek bir lcd kullanmak zorunda kalmıştım.Ki kırmızı renkleri müthiş gösteriyordu görsel şölen yaşıyordum,bir yandan da gözlerimin anasını belliyordu,kıpkırmızı geziyordum dışarıda.Zombi salgını olsa polis döner ilk beni vururdu yani o derece.Her neyse,yine bu kırmızı renkleri müthiş gösteren makineyle oyun oynamaya çalışıyorum,dışarıdan çağırdılar beni.Parti mi ne varmış dediler,gel dediler baştacımız ol dediler.Tamam dedim.Ama bi gittim,az kalsın evlendiriyorlardı beni.Çekirdek filan filan derken çekirdek işin sübliminal mesajıymış,güya diyorlarmış ki çekirdek yiyin de çekirdek gibi bir aileniz olsun.Sosyal bilgiler kitabında yazıyordu,çekirdek aile,büyük aile,geniş aile.BANA BİR KEZ GÜLMEZ MİSİN GOMŞU GIZI????HİÇ GARŞILIK VERMEZ MİSEN GOMŞU GIZİ?GÖNLÜM SENİN KALBİM SENİN KOMŞU KIZIIII.DIIRNDINDNIRDNRIDNRIDN.Çekirdek aile,ana-baba evlattan oluşan aileydi galiba,ya da ana ve babadan.But NEIN,I DONT WANT A CHILD.
Bazen de işte,tornavidayla sağı solu karıştırıyorum,mühendislik yapıyorum kendi çapımda.Harddiskimi kasaya takıyorum,sonra bir problem oluyor çıkartıp başka birşey yapıyorum,çok ısınıyor işlemci.Bazen de işte gelip böyle yazıyorum,daha doğrusu yazmaya çalışıyorum,kafamda bir dangalak var sürekli bana müdahele ediyor,onu geberteceğum.Hele ki şu sıralarda,yaşlı bir adamın lafını hiç kesmeden sonuna kadar dinlediğim sıralardan beri,sürekli bana bağırıyor çağırıyor niye dinliyorsun ulan diye.Sanane ulan.Kepazelik çıkartma bana.
Her neyse işte,öyle böyle vakit geçiriyorum.Mesela gidip marketlerin raflarına boş boş bakıyorum,marketin tepesine,tavanına bakıyorum,deli sanmasınlar diye ışıklar ne güzel filan diye mırıldanıyorum böyle.Işıklara mı bakıyordum ki ben aslında zaten?Yoo,bilmem ki.Işıkları bahane etmiyor muydum ben aslında?Ben nereye bakıyordum ulan?Tavana.Deli miyim ben?ÇSSSST Çelişki.
Bir ara bir oyun çıkmıştı,onu oynarken,oynamadan evvel benim lcd bozulmuştu,yerine 30 inç çok güçlü,gamma ayarı çok yüksek bir lcd kullanmak zorunda kalmıştım.Ki kırmızı renkleri müthiş gösteriyordu görsel şölen yaşıyordum,bir yandan da gözlerimin anasını belliyordu,kıpkırmızı geziyordum dışarıda.Zombi salgını olsa polis döner ilk beni vururdu yani o derece.Her neyse,yine bu kırmızı renkleri müthiş gösteren makineyle oyun oynamaya çalışıyorum,dışarıdan çağırdılar beni.Parti mi ne varmış dediler,gel dediler baştacımız ol dediler.Tamam dedim.Ama bi gittim,az kalsın evlendiriyorlardı beni.Çekirdek filan filan derken çekirdek işin sübliminal mesajıymış,güya diyorlarmış ki çekirdek yiyin de çekirdek gibi bir aileniz olsun.Sosyal bilgiler kitabında yazıyordu,çekirdek aile,büyük aile,geniş aile.BANA BİR KEZ GÜLMEZ MİSİN GOMŞU GIZI????HİÇ GARŞILIK VERMEZ MİSEN GOMŞU GIZİ?GÖNLÜM SENİN KALBİM SENİN KOMŞU KIZIIII.DIIRNDINDNIRDNRIDNRIDN.Çekirdek aile,ana-baba evlattan oluşan aileydi galiba,ya da ana ve babadan.But NEIN,I DONT WANT A CHILD.
9 Ekim 2014 Perşembe
Şimdi ben buraya,geçmişin muhasebesini yapmak üzere çok ciddi birtakım amaçlarla geldim.Geçmişin muhasebesi demişken,mesela nasıl mutlu olduğum,neden mutlu olduğum gibi şeyler.Zaten birileri ailevi gibi birtakım durumları oluşturuvermişti,ben ise dışarıda kalmıştım.Bu halimle oraya girmenin,aralarına girmemin mümkün olmadığını düşünüyordum.Ve bunları düşünürken de onların,onlar demenin,aralarına demenin garip olduğunu biliyordum,çünkü utanıyordum bu düşüncelerimden.Onlara onlar demek,yani benim gibimsi birtakım insanlar,kendi kararlarını alabilecek türde insanlar.Sonuç olarak,onlar onlar,ben bendim,herhalde yapılacak pek birşey yok diye düşündüm o anda.
Şurayı bir daha tekrar yazmak istiyorum.Onlar aile gibi birşey oluşturmuşlardı,fakat ben oluşturamamıştım.Rekabet gibi birşey değil,ben onları daha başka görüyordum.Sanki biraz daha yakın gibi.Katılamıyordum.Neye?Neye katılamıyordum?Bilmem.Belki de iyi hissedemiyordum onlar gibi.
Aralarına katılamıyordum.Bilmem niye.Çok katılırsam,çok katı olabilirdim.
Her neyse,daha fazla bu konudan bahsetmek istemiyorum.Oldukça mert bir biçimde bahsettim zaten,içimden daha fazla şey geçmiyor.
Şurayı bir daha tekrar yazmak istiyorum.Onlar aile gibi birşey oluşturmuşlardı,fakat ben oluşturamamıştım.Rekabet gibi birşey değil,ben onları daha başka görüyordum.Sanki biraz daha yakın gibi.Katılamıyordum.Neye?Neye katılamıyordum?Bilmem.Belki de iyi hissedemiyordum onlar gibi.
Aralarına katılamıyordum.Bilmem niye.Çok katılırsam,çok katı olabilirdim.
Her neyse,daha fazla bu konudan bahsetmek istemiyorum.Oldukça mert bir biçimde bahsettim zaten,içimden daha fazla şey geçmiyor.
6 Ekim 2014 Pazartesi
Bir yerde oturuyorum,çevremde belli ki insanlar var,ve onları sayıyorum,hoşuma gidiyor onların burada olmaları,şımartıyorlar beni neredeyse.Belki de çok uzun zamandır olmayı istediğim birtakım yerlerdeyim,bilmiyorum.Ama bunun araştırmasına girişirsem sanki herşey kaybolacak gibi.
Neyse,aradan bir süre geçiyor,bir kız yanıma geliyor,annemin çocukken bana aldığı helikopter gibi birşey getiriyor,sanki legolardan yapılma bir yonca çiçeği gibi,3 yapraklı ama.Bakıyorum biraz,ve neredeyse komiğime gidiyor,o da anlamış bunu ki kırılıyor ve gidiyor.Ben yine insanlarla ne yapıyorsam başından beri ona devam ediyorum.Fakat ayrılık saati yaklaşıyor olacak,içimi bir boşluk dolduruyor,keşke hep böyle olabilsek diyorum,olamaz tabii ki.Ve gidiyorlar,beni yanlız bırakıyorlar.
Tek başıma oturuyorum,neredeyse dokunsalar ağlayacak haldeyim.Sonra bir kız geliyor yine,tavırlarından sanki benim önceki bir tavrıma tavır aldığını hissediyorum ve buna dayanarak bu o giden kız diyorum,evet sanırım o.Sonra seni affettim manasında birşeyler diyor,ya da öyle bir ifade alıyor suratı,ama yine de bana söylemiyor bunu sanki,kendi içinde beni oluşturmuş,ona söylüyor.Sonra birden,bana sarılıyor,göğüs kafesimle boşluğum arasında bir yerden ellerini sokuyor ve öbür taraftan birleştiriyor.Bunu hakedecek ne yaptığımı düşünmeye başlıyorum,hiçbirşey yapmazken,hiçbirşey hissetmezken biri gelip neden böyle yapıyor bana diyorum.Cevap yok.Kız da sanki bu düşüncelerimi sezmiş gibi tansiyon aletlerinde olduğu gibi sıkıyor beni kollarında,nefesim kesiliyor,çok güçlü sıkıyor gerçekten.İlk başta direniyorum,nefes almaya çalışıyorum kollarıyla bunu engellerken.Ama sürekli yapmaya başlıyor,elinden kurtulmak da istemiyorum,çünkü hoşuma gitmeye başlıyor da sanki.Ondan sonra kendi haline bırakıyorum.Beni hakimiyeti altına almasına izin veriyorum.Biliyorum,uzun sürmeyecek çünkü.
5 Ekim 2014 Pazar
Tıpkı o çok eski zamanlarımda olduğu kadar yalnızım,evet benim çok eski zamanlarım.Çok eski zamanları ben bilmem,benim çok eski zamanlarım var,ama dünyanın çok eski zamanlarının var olduğu söyleniyor,1500 yıl önce diyorlar,3000 yıl önce diyorlar,ben bilmiyorum çünkü yaşamadım.Ama çok eski zamanlarımı hatırlıyorum,gerisini bilmem.Ve evet,bu bahsettiğim çok eski zamanlardaki gibi çok fazla yanlızım,ki aslında olması gereken de bu zaten,kendi için yaşamak zorunda kalabiliyor bir insan zaman zaman,öyle değil mi?Paylaşmazsam bunları eninde sonunda hiç kimsenin haberi olmayabilir de,sonuçta bunlar bile bunları dışarı vurduğumdan dolayı oluşan gariplikler değil mi?Fakat yine de işin şaka gibi olan kısmı,en çok istediğim zamanlarda bunun bilerek olmaması,olamaması.Kötü hissediyorum çünkü,fiziksel bedenim böyle birşeyi tamolarak kaldırabilecek güçte değil,onu hissediyorum ilk önce,kalbim çok güçlü değil,fazla heyecanlanıyorum.Ve geceleri birşekilde öylesine uyandırılıvermelerin de verdiği panik eklenince,bu kadar panikle ve heyecanla büyük ihtimalle yaşayamazdım,verirdim birşeyleri.
Mesela az önce starcraft:brood war da biraz alıştırma yapıyordum kendimce yapay zeka ile.Bir harita modu vardı,1v1. Şöyle ki haritanın taa ortasında,iki düşmanın ortasında bir kristal deposu var,oraya ulaşıncaya ve hatta liberalize edip üs kurmaya başlayana kadar,yapay zeka çoktan oraya saldırmaya geliyor olurdu ve sırf bu yüzden oyunu yenilmiş olurdum.Her nasılsa,şöyle olsaydı;Benim orada liberalize olmama ve güçlü bir üs kurmama müsaade edilecek şekilde zaman yetseydi,o zamana kadar saldırılmasaydı bana belki çok güçlü olabilirdim.Karşı tarafın saldırılarını bir süreliğine def etsem o bile yeter,zaten karşımda koskoca terran vardı,sunken colony ve hidralisklerle iyice destekleyip,gayet iyi bir savunma mekanizması oluşturabilirdim.Fakat ki zaman yetmiyor,hatta şimdi bir daha denemek geçiyor içimden ama,cüret edemiyorum ne yazık ki,çok fazla kişiyle gelmiş oluyorlar elimde pek yapacak bir şeyim kalmıyor.
3 Ekim 2014 Cuma
Screw it.Banane ki bütün bunlardan.Hangi hakla bu gelip yine bana söyleniyor?Ben niye bunu bu kadar önemsiyorum ki?Önemsiyor muyum?Yoo,artık hiç değil.Neyi önemsiyor muyum ayrıca?Let that be,just let that be,it will be okay,atleast very close to be okay.Dont try to change to past,neither make yourself get manipulated by yourself.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)