8 Haziran 2014 Pazar

Yaşıyorum..

Valla geçen gün bir yaşıyorum filan,otobüste insanlara falan bakıyorum ay nasıl tatlılar nasıl tatlılar,bir tanesi geldi yanıma,yaşlı bir kadın,nasıl vicdan azabı çektiriyor insana nasıl bir bilseniz?İnsanın gözünün içine içine bakıyor böyle sanki tapulu yeriymiş gibi,ay nasıl sevindim ya biri bana duygu sömürüsü yaptı böyle ya,içim rahatladı.

Sonra bir tane bayan vardı,tahminen 25 yaşlarında.Önce ben bakmadım,daha doğrusu rastgele bir şekilde bakmış bulundum,direkt olarak bile bakışmadık,otobüsün camından bakıştık,gerçi tam olarak baktığından emin değilim ama ben kesinlikle ona bakıyordum.Önce,sanırım o bakmaya başladı,belki başka birşeye bakıyordu ama bilemem,sonra ben bi baktım,çok sinirli gördüm bunu.Sinirli bir mizacı mı vardı yoksa gerçekten sinirli miydi anlayamıyordum,bende bunu anlamak için o yansıtma görüntüye dik dik bakmaya başladım(kıro gibi değil tabii ki),ben bakmaya başladıkça o da gözünü kesmeyince,ve o anda birden görüntü daha da gerçek gibi parlayınca korktum,ve gözümü çevirdim,ilk defa birinin gözlerine bu kadar uzun bakmıştım,yansıtmanın güzelliğinden olacak herhalde.Sonra tamam herhalde yanlışlıkla oldu dedim,yine öyle rastgele bakıyorum,o da bu taraflara doğru bakıyor hala,tabi insan ne bakıyor artık diyesi geliyor,tamam merak ettik sinirli mi değil mi diye,anladık da hatta evet sinirli bir mizacı var,gözüne bakanın gözünün yaşına bakmıyor,da ne bu yani?Hadi yanlışlıkla baktık özür dilerim,da daha niye vicdan azabı çektiriyorsun ki?Üstelik güldüğümü de gördü galiba,kalp krizi yaşatacaktı bana.Ben sadece sinirli bir mizacı olduğundan mı yoksa sinirli olduğundan mı anlayamadığımdan bakmıştım,başka hiçbir amacım yoktu,zaten yaşıyordum artık ben.

Sonra yine bakmaya başladım,o da durmadan bakıyordu galiba,ben de birkaç kez böyle gözümü öte tarafa çevirmek zorunda kaldım,çok sert bakıyordu çünkü ve hoşuma da gidiyordu bu,güldüğümden utanmamıştım hiç böyle bir anda.Hatta bir ara,onca şeyin arasında,o yansıtma şeysinin arasında "ne bakıyorsun ne var bırak artık" dermiş gibi şöyle bir kafasına salladı sağa sola,ya da bana öyle geldi bilmiyorum.Ben de "önce siz baktınız" diye cevap verecektim ama vücut dilinde nasıl yapılıyordu bu bilmiyordum,ondan biraz sonra zaten daha bakmamaya başladı,telefonuna baktı sürekli,ve ben de bir kere arkama dönüp onun gerçek görüntüsüne bakıverdim,benden kesinlikle büyüktü,de niye böyle birşey yapmıştı?O başlatmıştı bu savaşı.Her neyse,bu da uzun sürmedi ve onu bilmem ama ben bayağı bir keyif almıştım bu çatışmadan,ve galip ayrıldım sahadan.Üstelik otobüsten ilk o inmişti,indikten sonra bile görememiştim,direk kaybolmuştu.Acaba gerçekten bakmış mıydı?Yani,o ilk bakışlarda bana mı bakıyordu yoksa cama mı?Zaten,bana bakmayı bıraktığında bu sefer camın beni yansıtan kısmına bakıp kendimi görmüştüm,tipsiz görmüştüm kendimi o yansıtmada,ve bunu da bahane yapmıştım o anki bakmayışı için.Tipsizdim evet biraz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder