29 Eylül 2014 Pazartesi
İ m not going to suicide if none loves me or even cares for me,i didnt born for it. I cant expect for it either,nein! I just have to look for my life,but i cannot really understand the inner ways of those people who thinks instead of me. There is no guarantee for anything,even for that in system built by the people,i can also have these fates even i do make their decisions. They are just relieving themselves,then?
Yine bir başkası benim yerime düşünmeye çalışıp türlü türlü canimi sikan davranista bulunuyor. Ben burada bulunmak zorunda değilim,oncelikle birşey söylemek gerekirse. Universite benim daha iyi bir hayata hazirlamak amaciyla soylendigi soylenen bir kurum. Ben normal şekilde de belki yasayabilirdim,kendi yerimde,üstelik bu benim yerime düşünmeye calisanlardan da bagimsiz olarak yapabilirdim bunu gayet de. Belki bir meslek edindirme kursuna giderdim ve iyi kötü bir şekilde yasayabilirdim,kendi paramla. Herhangi bir adaletsizlikte polise haber verirdim,cozulmezse de cozulmezdi. Herhangi bir anin bile garantisi yoktu ki zaten.
27 Eylül 2014 Cumartesi
Mesela,çok güzel bir zaman dilimi olduğunu dusundugum mayis,mart,nisan aylarina donmek istiyorum,ne yaptigimi ne yedigimi ne ictigimi hiç hatirlayamiyorum bu günlerde. Sadece onumde bir masa var,bir silgi var ve bolca da sabir. Sanirim bana da sabrediliyor ayrica,pek sevilmiyorum öyle gibi. Ama hiç de birşey hatirlamiyorum,muhafazakar birtakim sacmaliklardan başka. Nasil daha güzel olabilirdi ki? Ondan onceki senedeki mart,nisan,mayis aylarini dahil hatirlamiyorum. Su cumleyi de unutmadan yazayim şimdi: yapildiktan sonra hicbir manasi yok,uzerine laf etmeye dahil gerek yok. Herhangi bir işi becerdikten sonra üzerinde tekrar dusunmeye gerek yok,cunku zaten becermissindir,istersen komple iletisimi reddedip olaya konsantre olabilirsin. Fakat benim istedigim şeylerde böyle birşey yoktu,issel bir mesele degildi ki cunku,hiçbir zaman. Hep ifade vardi,sürekli kendini ifade vardi,yorganlara siginma vardi,yorganlardan yardim talep etme vardi,neler vardi neler. Fakat yasama zevki yoktu,zaten ne zaman vardi ki. Nasil,nereden basladigini hatirlamiyorum bile. Ondan bir sene onceki zaman dilimindeki yine depresyonlu olan zamani da hatirlamiyorum,hatirlayamiyorum. Zor bir donem olsaydi gerek. Ama durduk yere de olan birsey değil,kendi kendime etmiştim bunlari sonuçta. Ben de böyle ifade ediyordum ya da belki,birşeyler bekliyordum karsi taraftan,karsi tarafi kirmayarak. Kim takar ki? Kim kimi nasil taktigini nasil anlar ki?
Su anda kendimi nadasa birakmis gibi hissediyorum,çok güçlü,çok daha güçlü birşey olarak geri mi donecegim nedir. Ama bu dura dura nasil olacak bimiyorum,fakat anlayis cesitlerim gelişiyor,bu sanki pre2006 donemi taklidi gibi birşey olsa gerek,bir duraksama,ama daha çok bir zekilesme manasinda,yenilesme.
Su anda kendimi nadasa birakmis gibi hissediyorum,çok güçlü,çok daha güçlü birşey olarak geri mi donecegim nedir. Ama bu dura dura nasil olacak bimiyorum,fakat anlayis cesitlerim gelişiyor,bu sanki pre2006 donemi taklidi gibi birşey olsa gerek,bir duraksama,ama daha çok bir zekilesme manasinda,yenilesme.
24 Eylül 2014 Çarşamba
Hayatımı daha ne kadar böyle geçirebileceğimi düşünüyorum, da galiba geçirebilirim bunu düşünmezsem. Ama neden bunu isteyeyim ki? Bunu düşünmemeyi nasıl düşünebilirim? Bu benim için adeta bir execution sentence. Hem üstelik bu kadar ileri gitmeye başlayınca nasıl yaşadığımı da unutuyorum,yaşadıklarımın anısını unutuveriyorum bir anda,nasıl yaşıyormuşsun ki ne kadar böyle yaşayabileceğini hesaplamaya başlamışsın? Yok yani,en basit obsessionlarda bile hala insanları bana hiçbir işe yaramayan boktan çözümler sunuyorsa belki... Hiç düşünmeden oluveren birşey olmalı bu. Ama neden böyle hiçbirşey olmuyor ki.. Yeterince çalışmıyor muyum acaba?
12 Eylül 2014 Cuma
2
Bugün aşağıda birtakım tamirat işlemlerini gerçekleştiren ustayla sohbet ettim biraz,daha doğrusu kendisi,kendisiyle hiç konuşmadığım selam vermediğim gerekçesiyle tuttu kolumdan çekti, zira kendisine para karşılığında yardım etmiştim birkaç gün, fakat işi beğenmediğim için çıkmıştım, zor bir işti ve değmezdi.
Sonrasında satranç oynadım fics serverlarında. Bu serverlarda oynamaya çok istekli ve her ratingde çok zorlayan ve fairplay(!) yapan rakipler çıkıyor,çıkabiliyor. Fakat bazen çok inatçı rakipler çıkıyordu, canı sıkıldığı için sizi bekletebiliyordu. Ben de bu serverdan cikip chess.com serverlarinda oynamaya basladim.2 kez kendi hesabimda,1 kez de başka bir hesapla yendim oynadiklarimi. Çok aleni hatalar yaptilar da yenildiler. Yoksa yenilebilirdim gerçekten.
Şimdi ise evimde oturuyorum büyük bir husu içinde ve dusunuyorum.
Sonrasında satranç oynadım fics serverlarında. Bu serverlarda oynamaya çok istekli ve her ratingde çok zorlayan ve fairplay(!) yapan rakipler çıkıyor,çıkabiliyor. Fakat bazen çok inatçı rakipler çıkıyordu, canı sıkıldığı için sizi bekletebiliyordu. Ben de bu serverdan cikip chess.com serverlarinda oynamaya basladim.2 kez kendi hesabimda,1 kez de başka bir hesapla yendim oynadiklarimi. Çok aleni hatalar yaptilar da yenildiler. Yoksa yenilebilirdim gerçekten.
Şimdi ise evimde oturuyorum büyük bir husu içinde ve dusunuyorum.
Düşlerimde gerçekten garip şeyler oluyor bazen. Bir hellknightimsi bir surat beliriyor ilk önce, ardından bu değişip gelişiyor, bir thor,bir zeus ya da bir osirise benzeşiyor,bir loki oluyor ve hatta ve hatta o uzun burnuyla,karadenizdeki amcalara bile benziyor. Adeta bir rpg karakteri olup çıkıveriyorlar, çok garip.
Sonrasında garip garip çizgilerden hiç beklenmedik şeyler ortaya çıkıyor,beni şaşırtıyor, bir o kadar da korkutuyor açıkçası,hangi tarafa dönüp de uyusam bilemiyorum. Bir hayko cepkin klibi içinde turuncu bir joker oluyor bazen,ağzının içini görebiliyorum, hatta bir Till Lindemann ın albümünde kullandığı kendi portresini bile görüyorum, bazen de düşünüyorum, keşke bunları çizebilseydim. Ama çizme amacı öncelikle bu öcümsü şeylerden kurtulmak için olacaktı,işte o zaman ben görecektim.
Sonrasında garip garip çizgilerden hiç beklenmedik şeyler ortaya çıkıyor,beni şaşırtıyor, bir o kadar da korkutuyor açıkçası,hangi tarafa dönüp de uyusam bilemiyorum. Bir hayko cepkin klibi içinde turuncu bir joker oluyor bazen,ağzının içini görebiliyorum, hatta bir Till Lindemann ın albümünde kullandığı kendi portresini bile görüyorum, bazen de düşünüyorum, keşke bunları çizebilseydim. Ama çizme amacı öncelikle bu öcümsü şeylerden kurtulmak için olacaktı,işte o zaman ben görecektim.
1,5
Bugün oldukça gergin geçmişti,fakat aynı zamanda da iyi geçmisti çünkü bir yerden okuduğum ne yaptığımı düşünmek ve düşündüğümü yapma felsefesiyle birazcık da olsa hayata dönmüş oldum.
Öncelikle az önce bulduğum espriyi yazayım kenara da unutmayayım: hani bu devlet kapısında sürekli bekleyenler filan var ya işte maaş kuyruğu olsun emekli kuyruğu olsun,artık e devlet bunlar için açılmış ki adamlar kapılarda beklemesin bunun yerine bilgisayarı başında beklesin bunun yerine.
Evet,şimdi bugün ne düşündüm ki gerçekten,ne düşünmedim gerçekten pek bilemiyorum,ama birkaç gündür gittikçe artan bir süper vücut gibi birşeyler hissediyorum kendimde. Ellerim kollarım, ben emir vermeden sallanmaya başlıyor filan,nasıl rahatım böyle, ama sanki daha çok önceden benim kontrolüme girmiş birşey yüzünden oluyordu bu,yani benim kontrolüme giren şey aslında otonom sinir sistemi tarafından kontrol ediliyor olsa gerek ki ben daha sonra bunu özümsemiş ve istemli hale getirmiş olmalıyım, ki böylelikle sistemim yavaşlamış olmalı, ve şimdi de böyle olunca rahatlamış olmalıyım, diye düşünüyorum. Birtakım ara düşünce formlarıydı bunlar sanırım.
Kendime iyi geceler diliyorum ve yatıyorum, bu krizi nasıl atlattığıma hala şaşırıyorum, gerçi hangi kriz onu bile hatırlayamıyorum.
Öncelikle az önce bulduğum espriyi yazayım kenara da unutmayayım: hani bu devlet kapısında sürekli bekleyenler filan var ya işte maaş kuyruğu olsun emekli kuyruğu olsun,artık e devlet bunlar için açılmış ki adamlar kapılarda beklemesin bunun yerine bilgisayarı başında beklesin bunun yerine.
Evet,şimdi bugün ne düşündüm ki gerçekten,ne düşünmedim gerçekten pek bilemiyorum,ama birkaç gündür gittikçe artan bir süper vücut gibi birşeyler hissediyorum kendimde. Ellerim kollarım, ben emir vermeden sallanmaya başlıyor filan,nasıl rahatım böyle, ama sanki daha çok önceden benim kontrolüme girmiş birşey yüzünden oluyordu bu,yani benim kontrolüme giren şey aslında otonom sinir sistemi tarafından kontrol ediliyor olsa gerek ki ben daha sonra bunu özümsemiş ve istemli hale getirmiş olmalıyım, ki böylelikle sistemim yavaşlamış olmalı, ve şimdi de böyle olunca rahatlamış olmalıyım, diye düşünüyorum. Birtakım ara düşünce formlarıydı bunlar sanırım.
Kendime iyi geceler diliyorum ve yatıyorum, bu krizi nasıl atlattığıma hala şaşırıyorum, gerçi hangi kriz onu bile hatırlayamıyorum.
11 Eylül 2014 Perşembe
1
Deminden beri,hatta bir süreden beri internetten satranç oynamaya çalışıyorum, oldukça anlamsız bir uğraşmış gibi geliyor bana,tabi bir açıdan bakarsak benim değer verdiğim kadar önemli bu oyun da yine her zamanki şeyler gibi,öyle değil mi? Ama yine de kızıyorum ve öfkeleniyorum, kötü(!) hiçbirşey yapmıyorum ve yine de yeniliyorum,ve yine de ortaya üstelik fairplay diye bir mesele çıkıyor, fairplay oynamıyormuşum, e hiç zevk almıyorum ki,ne yapayım. Hiç gram zevk almıyorum. Şimdi ise ne yapacağımı bilmiyorum,nasıl yaşanılır diye kitap yazılsa keşke diyesim geliyor bazen,hep ona uygun yaşasam filan,öyle daha zevkli olurdu sanki..
8 Eylül 2014 Pazartesi
Artık feci sıkılıyorum böyle oyunlara gelmekten. Verdiğim çabanın karşılığını hiç bir zaman alamıyorum, alamamıştım da zaten hiç. Belki bir kız tarafından beğenilirsem artık, onun dışında bunun için bir savaşım vermek istemiyorum,hem de hiç. Oldukça yorgunum artık. Telekinezi filan mı yapmam gerek illa? Yo yo,kalsın, böyle kalsın, hiçbirşey yapmayayım, oturayım öyle.
1 Eylül 2014 Pazartesi
Bir zamanlar dusundugum çok eski hayalleri raflardan cikarmanin zamani geldi herhalde. Az olsun,ama benim olsun hesabi. İ didnt own the things which they laterly had me disposed and disclosed me by having those,so when they blame me for any reason directly,indirectly that includes that they are the bosses,and i am the only individual which have been left in that situation,and made to believe into that. Maybe in somewhere like in a big,stone castle,i would be happy and aswell as that,alone and something occured me this year which called,egzotik. I could limit the life for myself there,without being cut from my resources,my researches,and concsiousness. Maybe i could have time to make a lot of repeats,of my life,so i can see my life through,which i had doing lately. Because i was sometimes,being tornd apart from all these,which while happening those felt me very unfamiliar,after i am whole back again,it felt like being regret,but that was just a feeling i ve always ordinarily felt.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)