3 Ağustos 2014 Pazar

Bazen öğlenleyin yatıp da geceye yakın bir zamanda uyandığımda sesler duyabiliyorum,o andaki yalnızlık ihtiyacını karşılayan.Hani bazen,yıldırım çakar da kaçacak delik ararsınız,ben de sanki delikler arıyorum sanki bir yerlerden.Yeni sesler duyuyormuş gibi oluyor.Bu ses her nasılsa pek emredici değil,fakat gerçekliği sorgulayan bir ses.Işıkları açıp yatmak zorunda kaldım bu ses yüzünden.Başka hiçbir zaman,hiçbir yerde böyle bir ses oluşmuyordu,sadece bu şekilde bir yatış disiplinini benimseyince ortaya çıkan birşeydi.Bu ses daha önce kendi vicdanımın sesine benziyordu sanki,ama çok uzun süredir o sesin aslında benden bir parça olduğunu reddedince artık ona kulak asmamaya başlamıştım,çünkü bendense bu ses,ne verirsem onu seslendirirdi.Ben de o yüzden eskiden verdiğim önemi vermemeye başladım.Biraz tanrısal bir niteliği de vardı bu sesin aslında,ama boşvermişliği kendi üzerime alınca,artık onun da pek bir önemi kalmadı.

Sesin özelliklerine gelirsek,oldukça yumuşak ses tonunda,fakat benden birşeyler içeriyor,sanki benm bu.Ama sorgulayamıyorum,sen misin ben diye,sorgularsam çok saçma bi durum içerisine girebilirim.Ya da saçma bir durum içerisine girmeyi istiyorumdur belki.Ama şöyle bakarsak,geceye yakın bir saatte uyanıp da karanlıktan korkmayı neden isteyeyim ki?Gecenin bir saatinde uyanıyorum,uyumaya devam etmek istiyorum,ama bu saatte uyandıktan sonra tekrar uyumaya çalışmak,çok rahatsız ediyor beni.Lise zamanlarında wow oynarken edindiğim bir alışkanlık,kalkıp sabah sabah wow oynama vs vs.O zamanda da bu boşluğu doldurmak için wow oynardım sanıyorum,yani direkt olarak olmasa da öyle birşeyler var işte.Ve sadece ve sadece o ana has hissettiğim birşey.Çok ilginç.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder