24 Ağustos 2014 Pazar

İlgi istiyorum ULEYN!

There s none,and there will be none,soon.They say "you dont want me to help you" or "you dont want me" directly but seriously,do I really need to want them?Cant they stay just occasionally?Why is that like a wish request?Why would such things like that should ve taken that seriously?

Sikeyim tecrübenizi sizin.Alın tecrübenizi başınıza çalın,bir de sanki uzaya götürecekmiş gibi birşeyleri böyle şöyle yapacağınızı,şurda şu işi yapmakta kullanacağınız düşüncesi yok mu..Deli ediyorsunuz beni.Gerçi,size bunları söyletende,yani bende aslında kabahat.Neden açıyorum ki sizin gibi demir çağından kalma insanlara bunları?Ben söylemesem,kimsenin haberi olmayacaktı böyle şeylerden ve hatta ve hatta kimse bilemeyecekti bunları ve böylelikle sizin bu konudaki pislik düşüncelerinizi duymamış olacaktım.Sanki ben sizden optimizmin parolasını istedim,ama gerçi göründüğü kadar gelişmiş bir beyniniz yok anlaşılan,sadece iyilik ve kötülük üzerinden algılıyorsunuz herşeyi.Evet,o zaman niye mi konuşuyorum size?Bilmiyorum,yanlız hissettirmiyorsunuz bana.Ama başka şeyler yapsanız daha da az yanlız hissedeceğim,ki hissediyorum,sanırım yapabilirsiniz de.Böylece daha iyi hissetmiş olacağım.Sizi ne kadar tanıyorum ki yapabileceğimi biliyorum mu?Bunu yapabileceğinizi bildiğim kadar tanıyorum,yapabiliyorsunuz ama yapmıyorsunuz.Madem ne yapabileceğinizi biliyorum o zaman kendin dene bunları diyorsunuz,kendi içimde mi deneyeceğim bunları?O zaman çok yanlız hissetmez miyim?Ben böyle yanlız hissedeceksem ne anlamı kaldı ki bunu denemenin?Hem niye deniyorum ki başından beri bunları?Ben de tam olarak bilmiyorum.Sadece biraz daha ilgilenilmeyi hak ettiğimi düşünüyordum,hala da düşünüyorum.Ama bunu ifade etmedim,belki de ettim,bilinmez.Ne gibi bir ilgi ben de bilmiyorum.Ayrıca hem nasıl ifade edilebilir ki bu?Böyle şeyler öylece ifade edilmez ki.Üstelik yapmacık bir ilgi de istemiyorum ki ben,başka türlü bir ilgi istemiştim ben.Ne bileyim ulan işte.İlgi taze bitmiş anladığım kadarıyla,ya da bitmişti.Yetişememiştim,ya da yetişmişmiydim,bilmiyorum.

23 Ağustos 2014 Cumartesi

Bugün kendi geçmişimi birtakım ögeler üzerinden giderek kendi geçmişime göz atmaya çalışacağım.Günlerden,daha doğrusu aylardan temmuz ayları,pek sosyal bir insan değilim,evdeyim hergün.Wow oynuyorum genelde,9.sınıf yeni bitmiş,bundan dolayı da o sıralarda content de bitmek üzereydi,muhtemelen ruby sanctum gelmişti,öylesine eğleniyorduk.Ben ise,starcraft 2 nin çıkmasını bekliyordum ve nihayet 27 temmuzda çıkmış bulundu.Bende aldım oynamaya başladım,her ne kadar starcraft 1 i sadece başkaları oynarken izlemiş bulunsam da.O sıralarda hatırlıyorum,benim bilgisayarımın lcd sini değiştirmek zorunda kalmıştık.Yerine,hp marka,kırmızı renkleri süper canlı gösteren bir lcd takmıştık.Gözlerim kıpkırmızı olmuştu çünkü karşımda 30 inç bir ekran vardı ve süper canlıydı,dayanılmazdı.Fakat ben yine de devam ettim.Güzeldi,sonradan soundtracklarını telefonuma indirmiştim,yani hatırladığım kadarıyla 10.sınıf yeni başladığı zamanlar.Öyle birkaç minimalist bir gün geçirmiştim işte,güzeldi.Uzaklaştırıcıydı herşeyden.

21 Ağustos 2014 Perşembe

Yeniden gözden geçirmek

Hayattan zevk almak için,ya da daha doğrusu birşeyleri düzene oturtmak için,herşeyi yeniden gözden geçirmeye karar verdim,herşeyden öncesi kendim için.Başkaları için yaptığım,daha doğrusu başkalarını yüz ifadelerinden tanıdığım kadarıyla yaptığım herhangi bir eylem çok başarılı sonuçlanmıyor,üstelik başkalarının yerine düşünüp,eylem yaptığım hatta ve hatta utandığım için,suçlanabiliyorum da.Onların da edebiyat yapmaya hakkı yok mu?Ehh,o zaman söyledikleri birçok şey edebiyat olabilir aslında,belki belli edilmeyecektir ama öyledir.Sonuç olarak,herhangi biri adına değil kendi adıma hareket edebilirsem birşeyler için daha gerçekçi olacak,ekmeğimi kaybetmek pahasına bile olsa.Belki çok mainstream,göze batan şeyler yapmam ama,en azından tarafımı belli etmiş olurum.Bunun için ekstradan destek görmeme gerek yok ki.

Şimdi eskide olsa kendimin mutlu olduğu zamanları bile tam olarak kabul etmediğim için,ya da mutlu olduğum zamanların bilincinde olmadığım için,kendim için yapamıyordum birşeyler.Olup duruyordu birşeyler ama sanki geçip gidiyordu bunlar beni.Aslında geçip gitmesi daha doğru olur çünkü,bunları seçmek insanın aynı zamanda kendini kısıtlaması anlamına geliyor.Ama o zaman bu kadar derine ineceksem eğer,ben yaşamayı mı istemiş oluyorum ki?Ayrı bir boyutta da yaşamayı istiyorum ama karşıma hep aynı sorunlar çıkıyor,anlaşılamıyorum yeterince,iyi davranılmıyorum,iyi davranılmadığımı hissettiğimi paylaşamıyorum.Bizzat bu mutlu anları saymadığım,kabul etmediğim için,kendimi de görmemiş oluyorum ignor etmiş oluyorum.Evet ignor,türkçeye ben katıyorum bunu.Türkçedeki öbür kelime aklıma gelmiyor.Sonuçta mutlu olmak,ya da mutlu olmak için gereken şey herhangi bir yerde serbest olarak asılı durmuyor,bunu ben değerlendiriyorum yine.Bu bakımdan düşününce aslında mutluluğu çok farklı,personel bir şekilde tatmış olabileceğimi,ve belki de bu yüzden kendimi ötekileşmiş hissettiğimden bunca şeyi abartmış olabileceğimi düşünüyorum.Belki buraya yazmadığım farklı düşüncelerin ardından aslında mutlu gibi hissedebilmenin sahip olduğun şeylerin o anda farkında olmaktan geçtiğini anlıyorum.

14 Ağustos 2014 Perşembe

It s fucking,devastatingly,overwhelmingly,ended..Howsoever,its ended.By the power of wrath,and other stuff,its fucking ended unfortunately.None to make you imagine left,anymore.And one thing more,which is even worse,there wasnt really anyone,actually.Something only you ve imagined,and only you can imagine.You didnt really need any of these anyway.You just got afraid of the things,afraid of yourself,cause you might not be normal,by not wanting anything.These are only,but only your thoughts.They want something and you dont want?HOW can you be so sure?And why even so getting that closely?Why are them so important?Why is anyone important?Do you really want to mimic some people that badly?What do you actually want anyway?

You dont even know what was that.It is just fucking random,random sometimes.

13 Ağustos 2014 Çarşamba

Şiddet

Hatırladığımın hatırladığım kadarıyla,hatırladığım şeyler o anki hislerimin paketlenmiş hali gibi birşey.Daha doğrusu,o anda ne hissettiğimle alakalı,birazcık da tecrübeyle,aşağı yukarı neler olduğu hakkında net bir bilgi elde edebiliyordum.Ama böylesi çok değişken şeylerde pek tabii birşey elde edemiyorum,insan kendini bir yerden bilerek dışlayıp da,dışlandığı yerin bilmemesi durumunda,nasıl birşey yapılabilir ki?Nasıl birşey hissedilir?Oldukça karmaşık hissedilir ve bunun geri hatırlanması da oldukça karmaşıktır,belki bambaşka şekilde hatırlanabilir.İyi hissetmişsem kötü hissetmiş gibi hatırlayabilirim.Ya da belki hiç hatırlayamayabilirim bir süre sonra.

Üstelik bu hatırlama sürecinde çoğu zaman hissedilen his karmaşıklıkları da olabilir.Kime nasıl hissedildiğiyle,kime nasıl davranıldığı karıştırılabilir,kişiyi tanıyamayabilir,tanıyamayabilirim.Belki bambaşka bir kişiymiş gibi davranabilirim.Ki zaten böyle bir hatırlamaya çalışma evresinde,kişilerin pek bir önemi de kalmıyor ki..Bu kadar güçlü ve istekli şekilde hatırlanmaya çalışması,hepsini perdeliyor,arka plana atıyor.Sonunda çok şiddetli birtakım şeyler gerçekleşebiliyor.

10 Ağustos 2014 Pazar

Öfke 2

Az önceki yazdığım yazı kadar öfkeli birşey yazmamıştım uzun zamandır,o kadar öfkeli yazmışım ki,kafam güzel oldu,ya da beynim öylesine yoruldu ki,yine o yalnızlık gibisinden birşeyler hissettim.Ama bu daha çok,uyuşturucu kullanımından sonra hissedilen bir yalnızlık gibisinden.Beyin işlem hızı azalıyor,dolayısıyla olaylar daha hızlı gerçekleşiyormuş gibi görünüyormuş,yabancı bir forum sitesinden okuduğuma göre öyleymiş ama bilemeyiz ki,nereden bilelim.Belki kimsesiz biri olsaydım çok daha iyi hissettirirdi,bana kimsemin olmadığını hissettirirdi tekrardan.Az önceki kafa yapısına tekrar nasıl girebilirim ki?Tekrar öfkelenebilecek birşeyler bulabilir miyim ki?

Bulamam herhalde.Ama gerçi,buraya yazdığım birçok şey bu amaca hizmet ediyor,kafayı aynı şekilde güzel yapmak.Ama artık tek başıma yapacağım bunu,yalnızca ben.Başka kimse olmamalı,kim bana yalnızlığımı hissettirebilir ki zaten?Ya da hissettiremez?Bilmiyorum.Bu cümlenin ne anlama geldiğini de çözemedim ama öylesine yazdım işte.Eskiden kedilerim vardı mesela,onlarla vakit geçirebilirdim böyle zamanlarda,herhalde öyle de yapardım hep,sanıyorum.Ama şimdi yoklar.

Merhaba..

Az önce yazdığım ingilizce metinlere bakıyordum,çok önceden yazmış olduğum,anlatım dilinin daha kolay olması yüzünden ingilizceye başvurduğum metinler.Bazı şeyleri aşırı derecede vicdan meselesi haline getirmişim belli ki,anlatmak çok önemli bir hal almış,kimse benden böyle bir tavır beklemediği halde.Sadece ve sadece olmamasını isteyince böyle yapıyor herhalde insan,ya da olmasını,koşulsuz.

Ama yine de,ingilizcemi çok beğeniyorum,ciddi manada iyi.Gerçi,şimdi aynısını yazmaya kalkışsam yazamam,o anki şevk duygusuna ulaşamam,o anki öfkeye ulaşamam.Hatırlamıyorum da zaten bunları.Hani o zamanlar düşünüyordum ya bunları gelecekte böyle hatırlayacağım diye,ama yok,hatırlamıyorum.Nasıl hatırlamak istediğimi hatırlamıyorum.Gururla mı hatırlamak istiyordum bunları?Hayır sanırım öyle değil.Mesela bir yargı vardı burada,aşırı öfkelenilmesi gereken bir yargı,bunun tam olarak doğru olduğunu öğrendiğimde çok öfkelenecektim.Neydi ki o yargı?Hiç hatırlamıyorum,o anki duygularımı zaten hatırlamadığım için,hatırlamıyorum.Ama yine de,hiçbirşey söylenmeyebilirdi,en iyisi olurdu bu.Ben birilerinin söylemesine ihtiyaç duymuyordum ki.Acaba çok daha önceden var olan bir sorunla mı çözmüştüm bu hatırlama sorununu?Fakat eğer öyle olsaydı,zihnimde hatrı sayılır bir boşluk oluşturması gerekmez miydi?Aha,bir saniye şimdi hatırladım.Tam şu anda hatırladım.Nasıl hatırladığımı da yazayım.Tam bu zihnimde hatrı sayılır bir boşluk cümlesini yazarken,bunu arkadaşlarıma söylediğimde,beni ne kadar dışlayacaklarını düşünmüştüm,daha doğrusu ne kadar ilgisizce,uzaktan böyle garipçe beni dışlayacaklardı,ya da birşey demeyeceklerdi,sessiz kalacaklardı,bunu düşündüm.Oysa benim amacım sadece derdimi anlatmaktı.Onların bu dışlaması beni bu kadar üzmemeliydi.Zorunda değillerdi ki.Üstelik,dışlama fiili de burada ne oluyordu?Ben ne oluyordum yani?Bu davranışlar nereden gelmeydi böyle?Bu kadar istekli bi haldeyken,dışlama fiilinin bir manası kalıyor muydu ki?Benden başka birşey kalıyor muydu geriye?Kalmıyordu.Dışlamak da ne oluyordu?Kim,kimi niye dışlıyordu bu kadar yoğun bir yerde?Dışlasa bile ne önemi vardı?Dışlanan şahıs,yani ben galiba yok oluyordum,boğuluyordum bu dumanlar arasında.Hal böyleyken ne farkederdi ki?Aynı şekilde,beni bu kadar seven,ya da tam tersi ,benim bu kadar sevdiğim,sevmek zorunda olduğum taa bana başından beri sahip çıkan kişiler beni böyle dışlasalardı,nasıl hissederdim ki?INSANE?Belki.NEDEN TANIMIYORSUNUZ LAN BENİ?SİZ BENİ NASIL ŞİZOFREN YERİNE KOYARSINIZ AMINA KODUKLARIM?GEÇMİŞİNİZİ SİKERİM LAN SİZİN!!!!SİZ SAHİP ÇIKTINIZ DİYE BU ZAMANA KADAR;HAYALLERİME DE Mİ SAHİP OLDUNUZ DA ŞİMDİ ARTİSLİK YAPIYORSUNUZ BENİM KARŞIMDA BENİ DIŞLIYORSUNUZ?AMA HAYIR,SAHİP OLMADINIZ İŞTE.ÖYLE SANIYORSUNUZ,AMA KAZIN AYAĞI ÖYLE DEĞİL.

Bunlar da nereden çıkıvermişti ki zaten?Ben birilerine mi danışıyordum ki birşeyleri yaparken ki şimdi de destek istiyordum?Ama neyse,onlar beni hiç sevememişlerdi.Gerçi sevselerdi bile ne farkederdi ki?Ben,burada bambaşka birşeydim artık.Öfkeden çılgına dönmüştüm,görmüyorlar mıydı bunu?NASIL GÖRMEZLERDİ ULAN HE NASIL GÖRMEZLERDİ?LAFTA BÖYLE ŞEY EDİP DE BÖYLE KAÇMAK VAR MIYDI?BAŞTAN BERİ DEMEK Kİ HERŞEY YALANDI?

Nasıl birşey yapılmazdı?Kuduz olan bir köpeği öldürürdünüz.Neden beni kimse öldürmedi?Neden beni sürekli aşağılayıp yerdiniz de buralara kadar getirdiniz?Eğer yerdiyseniz bile,şimdi burada beni aşağılamaya hakkınız yok.Yerdiğinizde zaten beni kaybetmiştiniz,ortada pekbir sebep yokken beni yermiştiniz,ve kaybetmiştiniz beni.Ama ne yazık ki kimsem yoktu yine,hiçkimse.Yerdikten sonra bile size hala davranıyor olmam,sizi sevdiğim anlamına gelmez,ya da hala size ait olduğum anlamına gelmez,ki hiçbir zaman ait değildim de,ASLA!Beni o zaman kaybetmiştiniz işte,ve sonrasında beni aşağılamaya hakkınız yoktu,sizin parçanız olmayan birşeyi nasıl aşağılardınız ki?Artık hala aşağılama yapmanız,beni size düşman hale getirdi.Ama düşman olmayacağım,hayatım var artık önümde.Siz de bekleyin artık,ne bekleyecekseniz,ne isteyecekseniz,ne istediyseniz onu bekleyin artık.Hiçbir yargılama da yapmıyorum size karşı,dinlemiyorum da.Bundan sonrasında nasıl yaşayacağınız beni bağlamaz artık.Kim bilir ne tehlikelere sokabilecektiniz beni aslında.Bunu bile göz önünde bulundurmadınız.Artık yok.Merhaba,merhaba..

8 Ağustos 2014 Cuma

Özleyiş

Bazen,10.sınıftaki zamanlarımı özlüyorum.O kadar çok şey geçti ki o küçücük yerde,küçücük yerde..Çok karanlıktı filan ama ne bileyim,matematikçinin bıraktığı,fakat genelde yarısı çözülen yarısı çözülmeyen karekök dergileri,yine aynı matematikçinin öğütleri..Sonra biyolojinin anlattığı (sitokrom c li filan birşeyler içeren) şematikli birtakım dersle ilgili şeyler,bunlarla nedense duygusal bağ kurmuşum ben,sitokrom c ile nasıl bir duygusal bağım olabilir ki?Bilmiyorum.Bunu anlatırken ki andan kaynaklanan birşey herhalde.Sonra,masalcı dil anlatımcı,her anlatışında uyurdum ve bazen de uyandırırdı o güzel,etkili sesiyle.Sonra,dil anlatımcı,ezberlettirdiği şiirler,okutturduğu kitaplar..Matematikçinin,o üst sınıftaki trigonometri anlatışı,belki de anlatamayışı,ve bana öğüt verişi vs.Sonra yağmur yağdığı için okulu kırışlarım,okulu kıramayıp okula gönderilişlerim..Sonra garip garip gülüşmeler,nerden geldiği,nereden estiği belli olmayan,o anki ana tersmiş gibi gelen gülüşmeler,aha penguen dergisi,gülüşmelerin kaynağı buymuş!haha!Bi tane de ben patlatayım.HaHA!Işıkları açın,okunmuyor ulan.Sonra değişik türde danslar,değişik türde sanatsal etkinlikler,operaya gidişler,pastaneyi görüp gidemeyişler.İnternet kafeye,bilmem ne kafeye gidişler,parklara gidişler,parklara gidip hiçbirşey yapamadan,ya da pek birşey yapamadan geri dönüşler,bir kız arkadaşı sağdan soldan her tarafından çarpraza alıp fotoğraf çekilişler,hep beraber biryerlere gitmeye karar verip gitmeyişler,gidemeyişler.Ama bunların bana kalan kısmı nedir peki?Hepsi kaçmış anlar mı bunlar?Yoksa özlüyor muyum ben?Özlüyorsam neyi özlüyorum?

4 Ağustos 2014 Pazartesi

Bir zamanlar bir kızdan hoşlanmıştım,ama söyleyemedim.Nasıl birşey olacağı çok belirsizdi,ne yapılabilirdi ki?Sadece gözlerine bakmasından,ve benimle konuşmasından

3 Ağustos 2014 Pazar

Bazen öğlenleyin yatıp da geceye yakın bir zamanda uyandığımda sesler duyabiliyorum,o andaki yalnızlık ihtiyacını karşılayan.Hani bazen,yıldırım çakar da kaçacak delik ararsınız,ben de sanki delikler arıyorum sanki bir yerlerden.Yeni sesler duyuyormuş gibi oluyor.Bu ses her nasılsa pek emredici değil,fakat gerçekliği sorgulayan bir ses.Işıkları açıp yatmak zorunda kaldım bu ses yüzünden.Başka hiçbir zaman,hiçbir yerde böyle bir ses oluşmuyordu,sadece bu şekilde bir yatış disiplinini benimseyince ortaya çıkan birşeydi.Bu ses daha önce kendi vicdanımın sesine benziyordu sanki,ama çok uzun süredir o sesin aslında benden bir parça olduğunu reddedince artık ona kulak asmamaya başlamıştım,çünkü bendense bu ses,ne verirsem onu seslendirirdi.Ben de o yüzden eskiden verdiğim önemi vermemeye başladım.Biraz tanrısal bir niteliği de vardı bu sesin aslında,ama boşvermişliği kendi üzerime alınca,artık onun da pek bir önemi kalmadı.

Sesin özelliklerine gelirsek,oldukça yumuşak ses tonunda,fakat benden birşeyler içeriyor,sanki benm bu.Ama sorgulayamıyorum,sen misin ben diye,sorgularsam çok saçma bi durum içerisine girebilirim.Ya da saçma bir durum içerisine girmeyi istiyorumdur belki.Ama şöyle bakarsak,geceye yakın bir saatte uyanıp da karanlıktan korkmayı neden isteyeyim ki?Gecenin bir saatinde uyanıyorum,uyumaya devam etmek istiyorum,ama bu saatte uyandıktan sonra tekrar uyumaya çalışmak,çok rahatsız ediyor beni.Lise zamanlarında wow oynarken edindiğim bir alışkanlık,kalkıp sabah sabah wow oynama vs vs.O zamanda da bu boşluğu doldurmak için wow oynardım sanıyorum,yani direkt olarak olmasa da öyle birşeyler var işte.Ve sadece ve sadece o ana has hissettiğim birşey.Çok ilginç.

1 Ağustos 2014 Cuma

Ellerimle bardakları parçalayıp derimin içine geçmesini sağlamak geçiyor içimden,ama bunu yapmak için cesaret bulamıyorum.Felç olabilir ellerim,bir daha kullanamayabilirim eğer ellerimin içinde kırılırsa bardak.Peki başka nasıl olsa hoşuma giderdi?Mesela bardağı parçalamak ve parçalardan en keskin olanını alıp bir taraflarını kesmek,ta derinden.Bardağı kırmaya çalışmamın çalışması,ve bardağın bir anda kırılmaması,bana bir zamanlar hissettiğim şiddetli birşeyleri hatırlatıyor böyle.

Yepyeni bir kariyer

Herşeyin bambaşka,çok daha bambaşka olmuş olabileceğini farzederek,kimseye bağlı olmadan ve önceden o yaptığım kabul ettiğim birtakım şeylere de birazcık kritisizm olsun diyerekten,yeni birşeyler yapmak için hevesleniyorum.Neydi bu yaptığım şeyler?Bazı şeylerin tek bir metodunun olduğuna inanmak olabilir belki ama tam da emin değilim,bu bir öfke halinde gelen birşeydi,sadece içimi rahatlatmak için böyle yapıyordum,birazcık kendimden başka birşeyler hissedebilmek için,ve bunun için başka hiçbir ekstra yol düşünmüyordum,eğer düşünseydim ne manası kalacaktı ki?Herşeyi en iyi haliyle yapmayı deniyordum,bir de iyi davranılmayı haketmiyor muydum?Belki bunu ifade etseydim daha başka olurdu ama,burada da kendimde bir eksiklik görüyorum muhtemelen:basing into something,somewhere,someone.

Peki,bu saçmalığı yıkageldim madem,şimdi ne yapacağım?Zamana bırakacağım,herhalde.Çok güzel şeyler yaşayabilir miyim bilmiyorum,ama bunları sürekli hafızamda tutmayacağım zoraki,üzerimdeki depresifliği %80 oranında atabildim,ama yeni halimle bir pointlessness durumu oluşmayacağını bilemem,en azından dışarı vurmamaya çalışırım.

Bu yeni şeyler gelmeden önce,kendime şiirsel birşeyler hazırlayıp,yemek istiyorum;daha doğrusu vakit geçirmek için kafamı meşgul etmek istiyorum birşeylerle,fakat ne mümkün.Birazcık yeni şeyler görmeden böyle birşey nasıl olabilir ki?Elimden tek gelen şey beklemek.Belki,programcılığa kaldığım yerden devam edebilirim,son derece eğlenceliydi bir yerde.