8 Ocak 2015 Perşembe

Yaşamak istemiyorum

Çok özel bir düşüncemi ortaya çıkarıyorum.Bir aralar,neden olduğunu bilmiyorum ama şu tanrı olaylarından filan çok sıkılıp,bir imtihandan çok sıkılıp,"acaba hepimiz anlaşıp toplu halde intihar etsek tanrı nasıl bir tepki verirdi?Yeniden bizi imtihana sokar mıydı?" diye çok agresif düşüncelerim vardı.Çünkü Tanrının da aynı agresiflikte olduğunu düşünüyordum,direk imtihana sokuyorum sizi ne demekti?İntihar etmek bile kaybetmek sayılıyor bir de,bu nasıl bir agresiflik ne hakla böyle birşey isteyebiliyor yani?Sen tanrıysan bile,ben seni bilmeden evvel kendimi bildim,kendimi yaşadım,kendi hayatımı yaşadım seni anlamadan,kendimce anlam vermeden evvel.Kendimi hissettim ben,senden önce.Senden önce en azından mutlu idim,şimdi niye böyle bir kural koyuyorsun da mutsuz ediyorsun beni ve ne hakla?Böyle düşünüyordum işte.Yani sonuçta,herkes hesabını kendisi verecekse eğer bu tanrı ideasına göre islami olarak,o herkes bir anda birleşip bunu kabul etmeyerek,hesabı ertelemeye hakkı olmalıydı,ki vardı böyle bir hak ve eğer biri yaparsa olurdu bence.Ama herkes Tanrıya inanmıyordu ki,insanlar çeşit çeşitti.

Uzun lafın kısası,bayağı bir sıkılmıştım bu faşizm türü yapıdan.Cenneti hayal ediyorsun,onunla avunuyorsun,ama bunu da hususi olarak,spesifik olarak istediğinden dolayı yapmıyorsun,yapmaya mecbur olduğundan yapıyorsun.Çünkü cehennem var sonunda.Ula ben cenneti boyuna düşünmek zorunda mıyım?NEDEN BENİM HAYAL GÜCÜMÜ KISITLIYORSUN?Zorluklar geldi,cenneti düşün.Peki ne hissettiğimin önemi yok hiç?Sırf cennette mi var güzellik?Sonunda vardığım nokta şuydu ki,o güzellik benim kafamdaydı.Cennetin güzel olduğuna olan inancımdaydı.Bal akan pınarların güzel olduğuna ilişkin inancımdaydı.Beni spesifik olarak bu tür bir güzelliğe inanmaya ve yönelmeye kimse ve hiçbirşey zorlayamazdı.Ben ne istersem onu güzel yapardım,kendim için,orada bir güzellik bulurdum.JAG,JAG;ANTONIUS BLOCK,HAR SPELAR SCHACK MED DÖDEN(Bunu niye yazdım tam emin değilim ama sanırım çok bireyselce bir ifade olduğundan bir anda içimden taşıverdi,çok güzel bir filmden alıntıdır).Zorlukları da ben zor yapardım,onlar zor olduğu için ben var değildim,ben olduğum için onlar zordu,ben istediğim için onlar zordu.Ve masum olduğumdan Tanrı onlara zor dediği için benim için de zor oluyordu,çünkü inanıyordum Tanrıya,ve bahsi geçen Kur'an ın gerçekten onun tarafından yazıldığına.Şu anda bana kalırsa bahsi geçen kitap son 200 yıl içinde bile yazılmış olabilir,ben bilemem.Çünkü yazıldığını,indirildiğini görmedim.Kitabın içinde kitabın değiştirilemeyeceği yazıyor,ve Allah tarafından da korunduğu ve değiştirilemeyeceği değiştirilmesinin imkanı olmadığı yazıyor.Ama inanırsanız Allaha değiştirilemeyeceğine inanırsınız,böyle bir paradox olabilir mi?Şimdi soralım bir soru,bir kitap var ya inanıcam ya inanmıycam,araştırılması gereken bir kitap.Tamam iyi kitap güzel kitap öğütler veriyor kötülük yapmayın vs,ama nasıl yaşayacağını da belirten kurallar var,ve bu benim canımı sıkıyor.İçimden değiştirilmiş olabilir mi diye soru geçiyor içimden okurken.Değiştirilmiş olup olmadığını bilmek benim en birinci hakkım değil mi sorgusuz sualsiz?Fakat işte,böyle bir sorunun cevabını bilmek için inanmak ya da inanmamak gerekiyor.Benim değiştirilmiş olup olmadığına inanıp inanmama ihtimalimi kimse düşünmüyor?Ortaya bir kitap konulmuş,ya inan ya inanma deniyor.

Bütün bunların dışında,ben sürekli bir inanç taşımam ki içimde.Anlık inanç değerlerim vardır,bir anda yokolup bir anda kaybolur,bu çok önceden beridir böyleydi.Başka türlüsüne güvenmem ben,ki benim irdelediğim kadar da bu konuyu malum kitap irdelememiştir,onun için sadece iman edin etmeyin vardır fazla irdeleyin yoktur.Çalışın,yiyin için vardır,fakat irdeleyin yoktur.Fakat aslında irdelemek de bir çeşit çalışmak değil midir?Yani felsefe?Bir çeşit çalışma değil midir?Birşeyleri daha iyi anlama çalışması?Burda Kasparovun bir kitabını okurken gördüğüm hoş bir önermeden örnek aldım,önerme şöyleydi;"Herkes zekanın satrançta bir yetenek olduğunu düşünüyor,fakat aslında sıkı çalışma çok daha önemli.İşte Capablanca da zeki fakat çalışmayı sevmediği için bir yerden sonra kariyerinde düşüşler yaşamış.Buna göre,aslında sıkı çalışma da bir yetenek değil midir?Bana göre öyledir." Yani böyle birşeylerdi,tam hatırlamıyorum aklımdan yazıyorum.

İrdeleme yoksa ben de yokum.Fakat oku diyor,bugünlerde baştan okuyorum kitabı,fakat bugüne ait bir değer göremiyorum ben.Hep insanların kapitalist çalışması yüzünden bu günlere kadar gelmiş din bana kalırsa.Yoksa iyi şeyler olursa pek dine ihtiyaç da olmaz gibi,herkes istediği gibi yaşayabilir,birbirlerinin isteklerine zarar vermeden.Tanrı da çok zorlamıyor,kötülük yapanlardan bahsediyor,kötülüğe karşı bana ibadet edin gibisinden birşeyler diyor gibisinden izlenimlere kapıldım ben daha çok.Kötülüğü yenmek için.Bu çok göreceli birşey.O zaman için işe yaramış olabilir,fakat ben de kendi hayatıma ve kendi zamanıma bakmalıyım.

İlk başta sadece düşüncemi ifade etmek istemiştim fakat içimden irdeledikçe irdeledim,böyle böyle nerelere kadar geldim.Zaten eğer bu Tanrının yazdığı söylenen kitaptaki Tanrının yazdıkları doğruysa eğer,toplu intihar edelim diyordum.Şimdi öyle düşünmüyorum.Şimdi bu Tanrının belki bunları böyle bilerek açık bırakıp trolleyip,insanları düşünmeye sevk ettiğini,edebileceğini düşünüyorum mesela.Çünkü zorlama yok sonuçta değil mi?Fakat,kendim için intiharı düşünüyorum ama bazen.Çünkü yaşamak istemiyorum.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder